

İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir, Polonya'ya resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Varşova'daki temasları çerçevesinde, Polonya Başbakanı Donald Tusk ile bir araya gelen Frostadottir, ikili basın toplantısında İzlanda'nın Avrupa Birliği'ne (AB) katılımı için önemli açıklamalarda bulundu.
Frostadottir, İzlanda'nın AB üyelik müzakerelerinin başlaması adına bir referandum düzenleneceğini ifade etti.
Başbakan, hükümetin henüz referandum tarihi üzerinde “kesin bir karar almadığını” ancak oylamanın önümüzdeki aylarda yapılmasının planlandığını belirtti.
Frostadottir, “Gelecek birkaç ay içinde, AB ile katılım müzakerelerinin yeniden başlatılması olasılığı üzerine bir referandum hazırlığı yapacağız” dedi.
Tusk ile yaptığı görüşmede konuyu detaylı bir şekilde ele aldıklarını aktaran Frostadottir, sürecin “bir fırsat kapısı açtığını” vurgulayarak İzlanda'nın AB ile daha fazla entegrasyon hedeflediğini ifade etti.
Ancak İzlandalı lider, bunun “Avrupa içinde İzlanda kimliğine saygının korunarak” gerçekleşmesinin önemine dikkat çekti.
Frostadottir, İzlanda’nın kendine özgü Arktik kimliğinin göz önünde bulundurulmasının kritik olduğunu söyleyerek, ülkenin yaşam tarzı ve doğal kaynaklarının kullanım biçiminin de korunması gerektiğini belirtti.
Tusk: AB'ye Üye Olmalarından Mutluluk Duyarım
Tusk, İzlanda'nın AB'ye katılmasından büyük memnuniyet duyacağını ifade ederek, Polonya'nın Avrupa entegrasyonundaki deneyimini bir “başarı hikayesi” olarak örnek gösterdi.
AB’nin tüm ülkelere eşit davranması gerektiği konusunda İzlandalı liderle hemfikir olduğunu belirten Tusk, “İzlanda’nın topluluğumuzun bir parçası olmasından büyük mutluluk duyarım. Bunun için AB’nin biraz değişmesi, daha esnek olması gerekse bile buna hazırım. Kristrun ile bu konuda birlikte çalışmaya hazırım, bu ortak çıkarımızadır” dedi.
Tusk, ayrıca İngiltere’nin AB’den ayrılma süreci olan Brexit hakkında da değerlendirmelerde bulundu. İngiltere’deki referandumdan 10 yıl sonra kamuoyundaki tutum değişikliğine dikkat çeken Tusk, “Son anketler, İngilizlerin yüzde 65’inin bugün AB’ye katılım yönünde oy vereceğini, gençlerin ise yüzde 80’inin muhtemel bir üyeliği desteklediğini gösteriyor. Brexit deneyimini yaşayanlar, AB üyeliğinin değerini herkesten daha iyi anlayabilir” ifadesini kullandı.
Frostadottir, bunun üzerine hükümetinin “İzlanda halkının taleplerine kulak vereceğini” belirterek Tusk’a İzlanda’nın kimliğine yaptığı vurgu için teşekkür etti.
2013'te Üyelik Görüşmelerini Terk Ettiler
Reykjavik yönetimi, 2009 yılında başlatılan 4 yıllık müzakere sürecinin ardından 2013 yılında AB üyelik görüşmelerini sonlandırmıştı. Ancak ülkede yapılan anketlerin sonuçları, yaşam maliyetindeki artış ve Ukrayna'daki savaşın etkisiyle İzlanda'nın AB'ye katılma ilgisini yeniden artırdı.


