

BOLU Kartalkaya'da Grand Kartal Otel'de meydana gelen yangında 78 kişi hayatını kaybetti. Alanya'da yaşayan Oktay Akişli, bu trajik olayda ağabeyi Şenol, 11 yaşındaki yeğeni Mina ve annesi Gülçin’i kaybetti. Hayatta hiçbir şeyin kendisine zevk vermediğini belirten Akişli, “Yediğim yemek, içtiğim su, aldığım hava bile zevk vermiyor” ifadelerini kullandı. Tek yaşam bağı ise annesinden kalan üç köpeği: “Miço, Tarçın ve Yumak.”
Akişli, bekar ve yalnız yaşadığını, tüm ailesinin mezarlarının İstanbul’da bulunduğunu anlattı. Alanya'daki evin annesinin çok sevdiği bir yer olduğunu söyleyen Akişli, “O evin ışıklarını söndürmek istemiyorum, çünkü annem orayı severdi” dedi. Üç köpeğin annesi Pamuk’un dünyaya getirdiği yavruların, onun bir vasiyeti gibi hayatında yer aldığını ifade eden Akişli, “Annem ‘Ben sizi ayırdım mı ki sen onları ayıracaksın’ demişti. Ayırmadım. Onlar ailemin bir parçası oldu” sözleriyle köpeklerine olan bağlılığını dile getirdi. Ailesini mezarlıkta ziyaret ederken bile köpeklerini yanından ayırmadığını vurgulayan Akişli, “Annemle bağım o köpekler. Onlar ailemden kalan tek parça” dedi. Bu üç canlının hayata tutunmasının en büyük nedeni olduğunu belirten Akişli, “Ben o üç köpeği birbirinden ayırmayacağım” şeklinde konuştu.

KAPIYI BİR KEZ TIKLASAYDI…
Yangının yaşandığı geceye dair anılarını paylaşan Akişli, olayın boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ailesinin otelin 7. katında kaldığını belirten Akişli, otelin Genel Müdürü Emir Aras’ın da aynı katta olduğunu ve yangından haberdar olduğunu ifade ederek, “Bizimkilerin kapısını çalmadı. Bir kez tıklasaydı, ailem uyanacaktı, belki de kurtulacaktı” dedi. Yeğeni Mina ve annesi Gülçin Akişli’nin dumandan zehirlenerek yatakta hayatını kaybettiğini, ağabeyinin ise yanıklarla hastaneye kaldırıldığını anlattı. “Abim saat 03.45 gibi Etstur yetkililerini arıyor, sonra 118’i, polisi arıyor. Bir daha da arayamıyor” diyerek son dakika gelişmelerini aktaran Akişli, “Abim Almanya’dan sırf kızını tatile götürmek için gelmişti” dedi. Yangından bir gün önce annesini havalimanından uğurladığını ifade eden Akişli, sabah televizyonlardan yangın haberini gördüğünde annesinin o otelde olduğuna inanamadığını söyledi. “İnsan bazen bir haber duyar ama inanmaz ya… Tüyler ürperten bir histi, tarif edemem” diye ekledi. O gece saat 21.00'de otele ulaşabildiğini ve sabaha kadar morgun önünde beklediğini anlattı. “Cesetleri bir tırın içinden aldık. Abimin cesedini ben yıkadım” sözleriyle yaşadığı travmanın hayatını değiştirdiğini anlattı. Akişli, “Sinema sektöründeydim, her şeyimi bıraktım. Sadece sırtımda üç köpeğin yükü olsun istiyorum” şeklinde ifadelerde bulundu.

‘Biz iyileşmek istemiyoruz’
İnsanların “iyileşeceksiniz” diyerek teselli etmeye çalıştığını belirten Akişli, “Biz iyileşmek istemiyoruz. Biz hatırlamak istiyoruz” dedi. Boynunda taşıdığı kolyenin içinde annesi ve ağabeyinin saç telleri olduğunu söyleyen Akişli, “Onlarla yaşamaya devam ediyorum” ifadesini kullandı. İnsanlardan uzaklaştığını, sosyal ortamlara çıkmadığını ekleyen Akişli, kendisini en iyi anlayanların yangında yakınlarını kaybeden diğer aileler olduğunu belirtti. “Hepsi çok özel insanlar. Herkes benzer acılar çekiyor, kurduğumuz bu bağ bize iyi geliyor” diye konuştu.


