

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 19. kez bir araya geldi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, komisyona sundukları raporun hukuki detayları hakkında bilgi verdi.
Yarın partisinin Meclis Başkanlığı’na sunacağı çalışma ile ilgili konuşan Şen, “Metnimiz bir siyasi tutum belgesi olarak hazırlandı. Komisyonun ismine sadık kalmaya çalışılan bir metin. Dokuz ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde, komisyon çalışmalarına dönüşen süreci ele aldık” şeklinde ifade etti.
AKP'li Şen, raporda eve dönüş düzenlemesine de yer verileceğini belirtti.
“KANUNA İLHAM VERECEK İÇERİKLER”
Raporun beşinci maddesinde, tespit ve tescil süreçlerinde öncelikle bir eşiğin belirlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Şen, “Bir; örgüt silah bıraksın, her şeyi bitirsin sonra kanun çıksın ya da iki; siz kanun çıkarın, onlar da gelirler. Bu iki durumun da olamayacağını biliyoruz. Bunun yerine, terör örgütünün kendi kendini feshettiğine dair devletin ilgili birimlerinin somut delillerle kanıtladığı durumda, 'gerekli kanun düzenlemeleri yapılabilir' diyen Meclis, kendi iradesiyle bu kanunu çıkarabilir” dedi. Altıncı maddede kamu düzeninin korunması gerektiğini belirten Şen, “Her gün bu durumu sabote etmeye çalışan birçok kişi ve kurum olduğunu üzülerek görmekteyiz. Yedinci maddede ise hukuksal düzlem söz konusu. Bu bir hukuk metni değil, fakat hukuki bir boyutu da olmak zorunda. Genel Kurul, bir kanun çıkarmak istediğinde ona ilham verecek içerikler bu metinde yer almakta” ifadelerini kullandı.
“YARDIM ETTİYSE ÖRGÜT ÜYESİ DEĞİLDİR”
Şen, önerilecek düzenlemelere dair şunları aktardı:
– “Örgüte yardım ve yataklık eden kişi, örgüt üyesi değildir. Eğer örgüt kendini feshetmişse, o tescil sonrasında yardım ve yataklık suçlamaları da ortadan kalkar. Hüküm giymişse, yine de bu suçlar düşer.”
– “İlgili şahıslara 5 yıllık adli takip olma şartı koyarak önerimizi geliştirdik. Terör faaliyetlerine karışmış olanlar için Türkiye'de bulunmaları halinde TCK'nın geçerli olacağını ancak örgütün kendi varlığına son vermesi durumunda kamu vicdanını incitmeyecek cezai indirimlerin düşünülebileceğini belirttik, bu Meclis’in takdirine bağlı.”
– “Kişilerin topluma kazandırılması ve demokratikleşme süreçlerinde devlet, kişilere mesleki eğitim desteği sunmalı ve sivil toplum kuruluşları da bu süreçlere dâhil olmalıdır. Demokratikleşme adımlarının daha ileriye taşınması gerekmektedir. Son maddede ise ekonomik rasyonalite konularını ele aldık. Nelerin kaybedildiğini biliyoruz. Ancak bir canın yanında bu ekonomik rakamların önemi yoktur. Ülkeye ve bölgeye daha geniş anlamda nasıl katkı sağlanabileceği konusunda yollar aramak gerekmektedir.”


