

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nda yapılan açıklamalarda, akademisyenler çocuk suçluluğunun temel nedenlerinin başında yoksulluğun geldiğini belirtti. Komisyonda görüş bildiren Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nden Doç. Dr. Zeki Karataş, cezaevindeki çocukların büyük bir kısmının açlık ve temel ihtiyaçlar nedeniyle suça yöneldiğini dile getirdi. Karataş, “Mesela, 15-16 yaşında hırsızlıktan cezaevine girmiş bir çocuğa 'Gecenin bir yarısı sokakta ne işin vardı?' diye soruyorum, o da 'Açım, bu saatte karnımı doyurmak için büfeye girdim' diyor. Bazı çocuklar çaldıkları yiyecek ve eşyaları mahalledeki diğer çocuklarla paylaşıyorlar.” dedi.

SİSTEMATİK İHMAL
Karataş, bu durumun çocukların 'suçlu' ya da 'kötü' olmalarından değil, yeterli korunamamalarından kaynaklandığını ifade etti. Parçalanmış aile yapıları, yoksulluk ve sistematik ihmalin çocuklarda derin bir öfke yarattığını belirten Karataş, “Ailede suç geçmişi bulunmasının, suça sürüklenme riskini 26 kat artırdığına dair incelemeler var. Bu çocuklar, ailelerine, kendilerini koruyamayan sisteme ve eşitsizliğe öfkeli. Dijital dünyayla refahın farkındalar ama ona erişemiyorlar. Bu durum da suça yönelimi besliyor.” şeklinde konuştu. Suçu, 'hayatta kalma ve sorun çözme yolu' olarak gördüklerinin altını çizen Karataş, ceza artırımlarının sorunu çözmeyeceğine dikkat çekti ve sosyal hizmet, eğitim ve sağlık politikalarının güçlendirilmesinin şart olduğunu vurguladı.
ÇEVRESİ ÖNEMLİ
Karataş ayrıca yetersiz beslenmenin çocukların zeka puanını geri dönüşü olmayan bir şekilde 30 puan düşürdüğünü de ekledi.

Prof. Dr. Betül Ulukol, bu konuyu 'biyopsikososyal model' üzerinden değerlendirerek, genetik yapı ve beyin gelişiminin yanı sıra çocuğun yetiştiği çevrenin de son derece önemli olduğunu vurguladı.


