

Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), eylül ayı sanayi üretimi ile ilgili geçici verileri açıkladı.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sanayi üretimi, eylülde bir önceki aya göre yüzde 1,3 artarak ekonomistlerin tahminlerinden daha az bir artış gösterdi. Beklentiler, sanayi üretiminde yüzde 3'lük bir artış olacağı yönündeydi. Bu ay sanayi üretimi, Eylül 2024'e kıyasla ise yüzde 1'lik bir düşüş yaşadı. Ağustos 2025'ta yüzde 4,3 olarak açıklanan sanayi üretimindeki azalma, sonrasında yüzde 3,7 olarak revize edildi.
Verilere göre, eylülde bir önceki aya göre enerji ve inşaat hariç sanayi üretimi yüzde 1,9 artış gösterdi. Bu dönemde sermaye malları üretimi yüzde 3,8, ara mallar üretimi ise yüzde 0,2 oranında yükseldi.
Ayrıca, eylülde sanayi üretiminde tüketim mallarında yüzde 0,2 ve enerjide yüzde 1,3'lük bir artış gözlemlenirken, inşaat üretimi yüzde 0,9 azaldı.
Destatis tarafından yapılan açıklamada, Eylül 2025'te sanayi üretimindeki artışın büyük ölçüde otomotiv sektöründeki yüzde 12,3'lük artıştan kaynaklandığı ifade edilirken, elektronik sektöründeki artışın da genel sonuç üzerinde olumlu bir etki yarattığı, makine imalatındaki düşüşün ise olumsuz etkilediği belirtildi.
Almanya Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise, özellikle enerji yoğun sektörler olan kimya gibi alanların nedeniyle Alman sanayisinin zayıf kalmaya devam ettiği kaydedilerek, “Bu nedenle eylül ayında görülen üretim artışı, sanayi üretiminde temel bir dönüşümün habercisi olarak değerlendirilmemelidir,” ifadeleri kullanıldı.
Toparlanma Güçlü Değil
ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, konuyla ilgili değerlendirmesinde, eylülde Alman sanayi üretiminde beklenen toparlanmanın meydana geldiğini ancak bu toparlanmanın dönüşüm sinyali vermeyecek kadar zayıf olduğunu belirtti. Bazı döngüsel iyileşme belirtisi olsa da yapısal zayıflıkların Alman sanayi üretimini bir süre daha sınırlayacağını vurguladı.
Brzeski, “Bugünlerde Almanya’dan gelen olumlu makroekonomik haberleri kutlasak da, döngüsel toparlanmayı yapısal iyileşmeyle karıştırmamak gerekir. Alman sanayisi, iyi bir durumda olmaktan epey uzak. Yıllık bazda sanayi üretiminin hala yüzde 1 azalmış olması ve enerji yoğun sektörlerdeki üretimin bir yıl öncesine kıyasla hafifçe de olsa negatif olması, bu durumu ortaya koymaktadır,” şeklinde ekledi.
Eylülde artan sanayi üretiminin, yaz tatili ve otomotiv endüstrisindeki üretim tesislerindeki değişiklerin de etkisiyle önceki ay gerçekleşen derin düşüşten sonra beklenen bir düzeltme olduğunu belirten Brzeski, Alman sanayisinin bazı döngüsel rahatlamalar ile süregelen yapısal zayıflıklar arasında gidip geleceğini ifade etti.
Brzeski, “Daha olumlu bir durum olarak, üretim beklentileri yeniden yükselmeye başladı, sanayi siparişleri eylülde toparlandı, stoklar azalmaya başladı ve kamu siparişlerinin savunma ve altyapı alanındaki artışı üretimi desteklemelidir. Ancak, ABD gümrük vergileri, Çin'den gelen rekabet, yatırım yapma isteksizliği ve finansal kriz dönemindeki düşük kapasite kullanımı, erken olumlu bir beklentiye karşı argüman oluşturuyor,” değerlendirmesinde bulundu.
Alman Ekonomisi
Öte yandan, Alman ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,3 büyümenin ardından ikinci çeyrekte yüzde 0,2 daralma yaşadı. Üçüncü çeyrekte ise duraksama sürecini kritik bir dönüşüm ile atlatmaya çalışıyor.
Yüksek enerji maliyetleri, zayıf küresel siparişler ve ABD'nin yüksek gümrük vergileri ekonomiyi olumsuz etkiliyor.
Ayrıca, Çin’in daha önce Almanya'dan temin ettiği birçok ürünün kendi ülkesinde üretilmesi ve otomotiv sektöründeki üretimdeki duraklamalar “çip kıtlığı” gibi sorunlar, ekonomideki baskıları artıran etkenler arasında yer alıyor.
Alman hükümeti ise, altyapı ve savunma harcamalarında önemli bir artışla ülkeyi ekonomik durgunluktan kurtarma vaadinde bulundu, ancak bu önlemlerin etkisinin beklenenden daha uzun sürede gerçekleşebileceği öngörülüyor.
Hükümet, 2025 yılı için daha önce yüzde sıfır olarak açıklanan resmi büyüme beklentisini, 8 Ekim'de yüzde 0,2’ye yükseltti. Kamu harcamalarının desteğiyle ekonominin gelecek yıl yüzde 1,3, 2027'de ise yüzde 1,4 büyüme ile toparlanacağı tahmin ediliyor.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN