

Alime Esin Tosuner, kızı Göksen'in 9 yaşındayken disleksiye sahip olduğunu fark etti. Bunun üzerine 1997 yılında kızını Kayseri Çocuk Konservatuvarı’na yazdırdı. Müziğe olan ilgisi zamanla artan Göksen Tosuner, 2006 yılında Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde müzik eğitimine başladı. Üniversitede eğitim alırken, kendi müzik okulunu açan Göksen, 2023 yılında University of West London, London College of Music’te uluslararası diploma programı LLCM in Teaching’i tamamladı. Eğitimi sırasında mezun olduğu konservatuvardan stajyer müzik öğretmeni olarak 2005 yılında mezun oldu. Okul öncesi ve küçük yaş grubu piyano eğitimi üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda kendi öğretme metodolojisini geliştirdi ve ‘Küçük Mozartlar İçin Piyano Metodu’ adlı kitabı yazdı. 20 yıllık sanat geçmişi olan Tosuner, dünyada birçok sanat okulunda kitaplarının okutulmasıyla tanınan bir eğitmen haline geldi. Geliştirdiği metot sayesinde yazdığı kitapla 2024 yılındaki Uluslararası Global Genius Music Competition'da 'yenilikçi müzik yazımı' dalında 'küresel müzik dahisi' ödülünü kazandı. Aynı yıl, Uluslararası Caspiart Music Competition'da öğretim, metodoloji ve yaratıcı yaklaşımlar kategorisinde birinciliği elde etti. Tosuner, 10 Ocak’ta Dubai’de düzenlenen Global Education Awards’da iki ödül kazanarak Türkiye'den ödül alan tek isim oldu. 2024 yılında genç yeteneklere uluslararası ölçekte yön vermek amacıyla Uluslararası Little Mozart Yarışması’nı hayata geçiren Göksen Tosuner, günümüzde Londra'da düzenlenecek ve dünya genelinde 5 bin kişinin başvurusu olan yarışmada ülkesini temsil etme hayalini kurmaktadır.

‘AİLEMİN YÖNLENDİRMESİ İLE BAŞARIYA ULAŞTIM’
9 yaşında müzikle tanıştığını belirten Göksen Tosuner, “Disleksili bir bireyim. Annem benim zorluklarımı fark edip sanata yönlendirdi. Uzun bir süre enstrüman çalmayı istemedim ama ailemin desteği sayesinde başarıya ulaşabildim. O günden bu yana çok şey başardım. Dezavantajımı kullanarak, güçlü yanlarımı besleyerek başarılar elde ettim. Şu an eğitim alanında pek çok ödül sahibiyim. Kendi yayınlarım tüm dünyada satılıyor. Piyano üzerine geliştirdiğim metotlar global ölçekte uygulanıyor. Kendi yayınevim var ve bir sanat okulum var” dedi.
Tosuner, “Bu durum benim için tarifsiz bir gurur kaynağı. Öğrenme güçlüğü okul hayatında birçok zorluğa sebep olabiliyor. Disleksi şu an popüler bir konu ama geçmişte çok daha az bilinen bir durumdu. Tüm zorlukları aşarak başarıya ulaşmak elbette keyifli. İlkokul hayatımda çarpım tablosunu ezberlemekte güçlük çekiyordum. Annem evde bana ders çalıştırırdı ama okula gittiğimde öğrendiğim her şeyi unutur, olumsuz tepkiler alırdım. IQ’umun yüksek olduğunu sonradan öğrendik. Tez çalışmamda da disleksi üzerine araştırmalar yaptım. Olumlama diliyle neler başarabileceğimi ve güçlü yanlarımı kullanarak neler elde ettiğimi tespit ettim. Bu yüzden gururluyum” şeklinde konuştu.
Tosuner, “16 yaşından beri eğitimciyim. Stajyer öğretmen olarak konservatuvarda eğitim vermeye başladım. İlk öğretmenim benim öğrenme güçlüğümü göz önünde bulundurarak ‘yapamıyorsun’ dedi ama ben çalışmalarımı sürdürdüm. Eğitimim sonucunda o öğretmenin yerine geçip burada öğretmenlik yapmaya başladım. Sonrasında da hayalim olan kendi okulumun kapılarını açtım. Günlüklerimde bunu hayal ettiğimi yazmıştım” dedi.

‘KENDİ METODOLOJİMİ ORTAYA KOYDUM’
Küçük çocuklar için geliştirdiği piyano öğrenme metodolojisinin dünya genelindeki sanat okullarında kullanılmasından duyduğu gururu da belirten Göksen Tosuner, “Kitaplarım şu an Türkçe, İngilizceye çevirmedim. Tüm aşamalarda kendim çalıştım. Öğrenme güçlüğüme rağmen grafik tasarım ve editörlük dahil tüm süreçleri kendim yönettim. 1960'ların başından itibaren yazılan piyano metotlarını inceleyerek ortaya çıkardım. Türkçe olan piyano metodum tüm dünyada hala kullanılıyor. 'Fikrimin İnce Gülünü' parçasını Rusya’da bir çocuk benim için çalıp videosunu gönderebiliyor. Böylelikle Türk müziğini de yaymış oluyoruz. Kültürel anlamda büyük bir katkı sağladığımızı düşünüyoruz. Birçok yarışma federasyonlarında tek Türk jüri üyesi olarak görev almak benim için özel bir deneyim. Tüm dünyadan piyano çalan öğrencilerle tanışma fırsatı bulmak beni geliştiriyor ve gururlandırıyor” dedi.
‘ÜLKEMİZİ TEMSİL ETMEK ÇOK GURUR VERİCİ’
Başarı kaygısı gütmeden yalnızca hayal ederek bugünlere geldiğini aktaran Tosuner, “İlk hedefim para kazanmak ya da başarı değil; keyif alarak üretim yapmak oldu. Bu nedenle en fazla mutluluğu hissediyorum. Yayınlarımla birçok uluslararası ödüle layık görüldüm. Bu durum, çalışma azmimi artıran önemli bir motivasyon kaynağı. 'Uluslararası müzik dahisi' ödülüm ve 'genç yetenek' ödülüm var. Uluslararası platformlarda ülkemizi temsil etmek benim için çok gurur verici. Hem yayınlarım hem de eğitim pedagogim ile birçok ödül aldım. Geçtiğimiz haftalarda Dubai’de gerçekleşen küresel eğitim zirvesinde iki ödül kazandım. Bunlardan biri müzik okulu olarak olağanüstü işbirliklerinden dolayı ödül alırken, kişisel olarak da öğretimde mükemmeliyetçilik ödülünü kazandım. Bu başarılarımı yalnızca kendim için değil, tüm öğrencilerimin ve kurumumuzun başarısı için elde ettiğimi biliyorum. 20 yıl boyunca yaptığım sosyal sorumluluk projeleri ile dezavantajlı bireylerle çalışma fırsatım oldu ve normal öğrencilerimizin uluslararası dereceleri karşılığında ödül aldım” açıklamalarında bulundu.
‘KARİYERİMİ ANNEME BORÇLUYUM’
110 ülkeden katılımcının yarıştığı Dubai organizasyonunda 2 ödül kazanarak hem tek Türk hem de Türk kadını olarak ülkesini temsil etmenin mutluluğunu vurgulayan Göksen Tosuner, “Kariyerimi anneme borçluyum. Hem beni yönlendiren hem de en yakın arkadaşım. Güçlü yanlarımı keşfedip desteklediği için ona minnettarım. 9 yaşındayken bu yeteneği görüp desteklemesi ve isteklerimden vazgeçmeden beni yönlendirmesi beni ayrıca duygulandırıyor. Oyun oynamak daha çekici geliyordu ama annem beni motive ederek mesleğime hazırladı. Çocuklarınıza güçlü yanlarını keşfetmeleri ve ilgilerini takip etmeleri için yönlendirmek, onların hem başarıya ulaşmasını hem de mutlu bir yaşam sürmesini sağlar” ifadelerine yer verdi.


