

Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Şapkacı, alışveriş merkezi sektöründe yaşanan durumun sadece yatırımcıları değil, aynı zamanda markaları ve uluslararası perakendecileri de olumsuz etkilediğini ifade etti.
Şapkacı, bu yılın ilk 10 ayında ziyaretçi girişlerinde %3,4 oranında bir düşüş yaşandığını belirterek, nominal cirolarda sınırlı bir daralmanın gözlemlendiğini aktardı.
Zirveye Ev Sahipliği Yaptı
Bu yıl 16'ncısı gerçekleştirilen “AYD Alışveriş Ekonomisi Zirvesi” İstanbul'da başladı ve ticari gayrimenkul ile AVM yatırımcıları ve perakendenin önde gelen isimlerini bir araya getirdi.
Zirvenin açılışında konuşan AYD Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Şapkacı, sektörün, yılın 10 ayında metrekare verimliliğinde %29 oranında bir büyüme kaydettiğini vurgulayarak, “Ekim ayındaki yıllık enflasyonun %32,87 olduğu düşünüldüğünde reel olarak cirolarda sınırlı bir daralma görüyoruz. Ziyaretçi girişleri ise %3,4 oranında azaldı. Bu durum, enflasyon hedeflerine yönelik politikaların doğal ve öngörülebilir bir yansımasıdır. AVM yatırımcıları olarak bu süreçte sadece hayatta kalmaya değil, aynı zamanda daha ileriye gitmenin yollarını araştırmaya devam ediyoruz” dedi.
Kira Düzenlemesi Çağrısı
Türkiye'de 2026 yılı itibarıyla 6 yeni AVM açılmasının planlandığını açıklayan Şapkacı, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
“Türkiye, genç nüfusu, güçlü AVM altyapısı, çeşitlenen tüketim alışkanlıkları ve stratejik konumuyla uluslararası yatırımcılar için hâlâ büyük bir potansiyel taşımaktadır. Ancak, hem küresel hem de yerel ekonomik dalgalanmalar ve mevzuattaki belirsizlikler, yerli ve yabancı yatırımcıların uzun vadeli planlarını daha temkinli hale getiriyor. Reel cirolardaki baskı, artan maliyetler ve küresel çekimlerden ayrışan düzenlemeler, yatırımcıların finansal hareket alanını önemli ölçüde kısıtlıyor. Bu sebeple yeni AVM yatırımlarında ve mevcut merkezlerin yenileme – modernizasyon süreçlerinde belirgin bir yavaşlama gözlemleniyor.”
Sektördeki Tıkanıklık Etkili Oluyor
Şapkacı, sözlerine devam ederek,
“Yatırım ortamının tekrar cazip hale gelmesi için, uluslararası normlarla uyumlu, sosyal konuttan farklı, tanımı ve içeriğiyle özgün bir ticari gayrimenkul mevzuatına ihtiyaç vardır. Yani, enflasyon gerçekleriyle tutarlı, piyasa koşullarına dayanarak ve sözleşme serbestisine dayanan bir ticari gayrimenkul kira düzenlemesi zorunludur. Mevcut tıkanıklık yalnızca bizi değil, büyümek isteyen tüm markaları ve ülkemize girmek isteyen uluslararası perakendecileri de olumsuz etkilemektedir.
2026 yılına dair beklentiler, 2025'ten çok değişken görünmüyor. Ancak yılın son çeyreğinde enflasyonun azalarak ilerlemesi ile daha olumlu bir durum mümkün olabilir. Eğer 2026 sonunda finansmana erişim kolaylaşırsa, yeni projeleri tekrar değerlendirmeye başlayabiliriz. Ticari gayrimenkul yatırımcıları olarak kamu ile etkin iş birliği ve perakendecilerle yapıcı diyalog halinde olmalıyız.”



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN