reklam
reklam
DOLAR 43,8751 % 0.01
EURO 52,1140 % 0.22
STERLIN 59,6905 % 0.19
FRANG 56,8183 % 0.08
ALTIN 7.305,35 % 0,54
BITCOIN 68.567,90 7.374
reklam

AYM'den Kayyum Kararı: 'Kamu Yararı Var'

Yayınlanma Tarihi : Google News
AYM'den Kayyum Kararı: 'Kamu Yararı Var'
reklam

Anayasa Mahkemesi, FETÖ soruşturması çerçevesinde TARKİM ile bazı havacılık şirketlerine kayyum atanmasının kamu yararı ve meşru amaç açısından zorunlu olduğuna karar verdi.

Betül Özbey Bayındır, FETÖ üyesi olma iddiasıyla başlatılan ceza soruşturmasında, ortağı ve yöneticisi olduğu TARKİM ile diğer havacılık şirketlerine kayyum atanması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini öne sürerek Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurdu.

AYM, başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine hükmetti.

Yüksek Mahkeme'nin gerekçeli kararında, TARKİM'in kurucuları arasında başvurucu ve eşinin yer aldığı, şirketin 99 payının başvurucunun eşine, 1 payın ise Betül Özbey Bayındır’a ait olduğu kaydedildi.

'Darbe Öncesi Pay Devri'

FETÖ’nün darbe girişiminden az önce, 27 Haziran 2016'da, başvurucunun eşinin şirketteki tüm paylarını başvurucuya devrettiği, bu tarihte TARKİM'in tek ortaklı anonim şirkete dönüştüğü ve yönetim kurulu başkanının başvurucu olduğu belirtildi.

FETÖ'ye üyelik suçlamasıyla yürütülen soruşturma esnasında, nöbetçi sulh ceza hakimliğinden, başvurucunun ortağı ve yetkilisi olduğu TARKİM’e kayyum atanması talep edilmiştir. Şirketin Atatürk Havalimanı'ndaki hangar ve yönetim ofislerinin denetimden uzak olması sebebiyle kayyum atanmasının gerekli görüldüğü ifade edilmiştir.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) şirkete kayyum atanması kararının verildiği gerekçede, “şüphelilerin malvarlığında meydana gelen artışın suçtan kaynaklandığı” yönünde yeterli şüphe bulunduğu belirtilmiştir.

Anayasa Mahkemesi'nin gerekçesinde, suç ve organize suçlarla mücadelenin demokratik toplum düzeninin korunması açısından kritik önem taşıdığı ve bu bağlamda gerekli tedbirlerin alınmasının kamu makamlarının takdirinde olduğu vurgulanmıştır.

Kamu Yararı ve Meşru Amaç Gerekçesiyle Tedbir Uygulandı

Açıklamada, şu tespitlere yer verilmiştir:

“Somut olayda, başvurucunun yönettiği şirketlere yönelik ceza soruşturmalarının içeriği, şirketlerin faaliyet alanı ve mali yapısıyla ilgili raporlar değerlendirildiğinde; şirketlerin malvarlıklarının terör örgütlerinin finansmanında kullanılmasının önlenmesi amacıyla yönetim kayyumu atanmasının kamu yararına olduğu açıkça görülmektedir.”

Bu tedbir, darbe girişiminden hemen önce gerçekleştirilen ortaklık payı devri gibi somut olaylara dayanmaktadır. Başvurucunun eşinin yurt dışında olması, TARKİM’in yönettiği alanlarda kontrolsüz geçiş imkanlarının mevcut olması gibi durumlar, soruşturmanın kapsamını genişletmiş ve süresini uzatmıştır.

“Tedbirlerin Uzatılması Keyfî Değil”

Gerekçede, kayyum tedbirinin uzun sürmesinin nedeni olarak yapılan değerlendirmede, tedbirin keyfî olmadığına dikkat çekilmiştir:

“Uluslararası para transferleri, yabancı bağlantılar ve örgütsel ilişkilerin incelenmesi, kayyum tedbirinin süresinin uzun olmasının keyfî olmadığını, aksine soruşturmanın karmaşık yapısından kaynaklandığını göstermektedir.”

Başvurucunun şirketlerine yönelik kayyum atanması, genel bir şüpheye değil, somut olgulara dayandığından, tedbirin süresinin uzunluğu eleştirilemez. Ayrıca, tedbirin gerekliliği ve sürekli yargısal denetim altında olduğu anlaşılmaktadır.

Kayyum tedbirinin süresine yönelik yeniden başvuru imkanı ve kayyumun eylemleri nedeniyle devlete karşı dava açabilme imkanları, başvurucunun süreç boyunca etkili yargısal koruma mekanizmalarından yararlanabildiğini göstermektedir.

Bu nedenlerle, suçtan elde edilen gelirler ve örgütsel ilişkilerin ortaya konulması göz önüne alındığında, kayyum atama tedbirinin süresinde açık bir orantısızlık veya keyfilik bulunmamaktadır.”

reklam

YORUM YAP