

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
MHP lideri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesi yaptığı konuşmada Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta peş peşe meydana gelen okul saldırılarına değindi.
MHP lideri “Sorumluluk zinciri saklanmadan tespit edilmeli” dedi ve gündeme gelen bazı önlemleri 'pansuman' diyerek eleştirdi.
Bahçeli ayrıca yarınki Özgür Özel-Numan Kurtulmuş görüşmesi öncesi bir kez daha ara seçim tartışmalarına dikkat çekti. Seçime kapıyı kapatan MHP lideri “Ara formüllere, dolambaçlı yollara, keyfi oyunlara mahal verilmeyecek” mesajı verdi.
Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
– Eğitim milli beka meselesidir. Eğitim kısır polemiklerin konusu değildir. Türk gençliği test ile tost arasına sıkışmış, sertifika kovalarken hayatı kaçıran bir gençlik olmamalıdır.
– (Şanlıurfa ve Kahramanmaraş saldırıları) Bu vahim gelişmeler vicdanlarda derin yarıklar açmıştır. sürecin tüm sebepleri sonuçları ve arka plandaki gelişmelerle birlikte serin kanlı, sağduyulu ve çok yönlü bir bakış açısıyla ele alınması zaruridir.
– Burada mesele yalnızca asayiş dosyası olarak ele alınamaz. Bir çocuğun zihninde şiddet, yalnızlık ve taklit arzusu aynı anda birikiyorsa orada yalnız ceza hukukun konusu olan bir fiil meydana gelmez.
“EVLATLARIMIZI DİJİTAL KUŞATMA ALTINDA”
– Dijitalleşmenin yaygınlaştığı dünyada evlatlarımızın ekran başında geçirdiği sürenin daha da artması, sosyal medyadaki saldırgan dile daha fazla maruz kalmaları, akran zorbalığının oyunlar içinde yaygınlaşması çocuklarımızı kimlik gelişmelerine zarar vermekte, onları sana dünyaya mahkum etmektedir.
– Evlatlarımız beğeni sayıları ile kendi değerlerini tartmakta, artan takipçi sayıları ile itibar kazandığını zannetmekte, anlık tepkiler ile hakiki duyguları birbirine karıştırmaktadır. Evlatlarımız, geleceğimiz dijital bir kuşatma altındadır.
– Sınırsız ve denetimsiz özgürlük fikirleri okulun terbiye gücünü budadıkça böylesi trajedilerin zemini genişlemektedir. Çözüm okul kapısında bekleyecek güvenlik görevlisinin varlığı, duvarlara asılacak kameralar değildir. Canlarımız yuvalarından uçtuktan sonra pansuman tedbirler sıralamak bizim meşgalemiz değildir. Mesele daha vahim, derin ve geniştir. Bu mücadele günü kurtarmanın değil, geleceği inşa etmenin mücadelesidir.
“SİYASET KURUMU BU MESELEDE ÇEKİŞMEMELİ”
– Öğretmeni sıradanlaşan bir anlayışın eğitim davası baştan ölü doğmuştur.
– Aileyi hedef göstermek yerine aileyi güçlendirmek, okul-aile-devlet iş birliğini daha işlevsel hale getirmek gerekir. Siyaset kurumu bu meselede çekişme dili göstermemelidir. Medya acıyı çoğaltan bir yayıncılık anlayışından uzak durmalıdır. Silaha erişim, akran zorbalığı, toplumsal yalnızlaşma tek tek dosyalar halinde değil ortak bir çocuk koruma mimarisi içinde değerlendirilmelidir.
“SORUMLULUK ZİNCİRİ SAKLANMADAN TESPİT EDİLMELİ”
– Hiç kimse evlatlarımızın can üzerinde söz devşirmeye, böylesi elim hadiseleri günübirlik polemiklerin harcına katmaya heves etmemelidir. Bizim çağrımız gecikmeye tahammülü olmayan bir mecburiyettir. Sebepler sonuna kadar araştırılmalıdır. İhmaller varsa birer birer ortaya çıkarılmalıdır. Sorumluluk zinciri saklanmadan tespit edilmelidir. Kalıcı tedbirler vakit kaybetmeksizin alınmalıdır.
– Kurulacak komisyon tehdidi teşhis eden bir seferberlik masası olmak zorundadır. Evlatlarımız istikbalimizdir, istikbalimiz her türlü hesabın üzerindedir.
ARA SEÇİM AÇIKLAMASI
– Terörsüz Türkiye, bugünün değil yarınların meseledir. Cumhur İttifakı terörden arınmış, ekonomik darboğazdan kurtulmuş lider ülke Türkiye'nin sigortasıdır. Ara veya erken seçim teraneleriyle suları bulandırmak, sandık hesaplarıyla gündemi karıştırmak küçük hesapların aklı felce uğratmasından başka bir şey değildir. Vakitsiz seçim çağrısı basiretsiz muhalefetin ayak oyunlarıdır. Yersiz ve vakitsiz özgüven patlamaları yaşayıp ölçüyü kaçıranların Türkiye'nin gündemini tayin etmeye kalkması boş bir gayrettir.
– Seçim siyasi cambazlıklarla, yapay kriz çığırtkanlıklarıyla öne sürülecek bir oyuncak değildir. Sandığın ne zaman konuşulacağı bellidir. Onu hükmü vakti geldiğinde tecelli edecektir. Ara formüllere, dolambaçlı yollara, keyfi oyunlara mahal verilmeyecektir. Türkiye'nin istikbali ile oynatmayız. İstikrarı tartışmaya açmayız. Türkiye yoluna devam edecektir. Kimse bu yürüyüşü durduramayacaktır. Bu yürüyüş bir partinin değil bir milletin yürüyüşüdür.


