

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum'un ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen ‘Suça Sürüklenen Çocuklar Çalıştayı’na katıldı.
Buradaki açılış konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulunca düzenlenen çalıştayı ‘kıymetli’ bulduğunu belirten Göktaş, çalıştayda suça sürüklenen çocuklar meselesinin hukuk, sosyal politika, aile yapısı, eğitim, güvenlik ve dijital çevre boyutlarıyla ele alınacağını söyledi. Suça sürüklenen çocuklar meselesinin son dönemde ‘üzücü ve hassas’ bir gündem başlığı haline geldiğini ifade eden Göktaş, kamu vicdanını derinden yaralayan olayların art arda yaşanmasının bunun temel sebebi olduğunu vurguladı.
TBMM'de bu konuda bir araştırma komisyonu kurulmasının, meselenin artık daha geniş bir çerçevede ele alındığını ortaya koyduğunu anlatan Göktaş, “Bugün artık biliyoruz ki çocuğun suça sürüklenmesi, birbiriyle bağlantılı birçok risk unsurunun aynı anda ortaya çıkmasıyla bağlantılıdır. Okuldan kopuş, devamsızlık, akran zorbalığı, aile içi sorunlar, sokak ve suç çevreleriyle temas, bağımlılık riski bu süreci beslemektedir. Özellikle dijital mecralardaki zararlı içeriklerin çocukların risk alanlarıyla temasını artırdığını vurgulamak isterim” diye konuştu.
“SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİNİN TEMEL ÇERÇEVESİNİ OLUŞTURDUK”
Çocukları ve gençleri daha güvenli bir dijital ortamla buluşturmayı amaçlayan sosyal medya düzenlemesini, ‘kritik bir adım’ olarak gördüklerine işaret eden Göktaş, şöyle konuştu:
– “Bugün birçok ülke, çocukları dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için ciddi ve kapsamlı tedbirler alıyor. Biz de ülkemize özgü, dengeli ve uygulanabilir bir model geliştirmek amacıyla bir yılı aşkın süredir bu konuya çalışıyoruz. Bu çalışmalar sonucunda 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesinin temel çerçevesini oluşturduk. Bu yeni düzenlemeyle, sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan önemli yükümlülükler getiriyoruz.
– Dijital platformların sorumluluğunu artıran ve çocuklarımızı çevrim içi risklerden koruyan daha sağlam bir yasal zemin oluşturuyoruz. Özellikle vurgulamak isterim ki burada temel yaklaşımımız, yasaklayıcı bir anlayış değildir. Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok.
– Amacımız, Türkiye'de faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı oyun platformlarında, ulaşılabilir bir yasal temsilciyle kullanıcı haklarını koruyan bir sisteme geçmek. Ayrıca oyunların uygun oldukları yaş grubuna göre sınıflandırılarak sunulmasını sağlamak. Böylece dijital dünyada belirsizliği değil, korumayı esas alan yeni bir dönemi başlatmış olacağız.”
Göktaş, riskin ilk işaretini okulda, mahallede ve aile içinde fark edecek erken uyarı mekanizmalarını güçlendirmeyi hedeflediklerine dikkati çekerek, öncelikle çocuğun eğitimle bağını koruyan, aileyi destekleyen ve sosyal hizmet müdahalesini zamanında devreye alan yapıyı geliştirmeye devam etmeleri gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirdikleri tüm politikaların merkezinde ‘çocuğun iyilik halini koruma ve üstün yararını gözetme’ ilkesinin bulunduğunu dile getiren Göktaş, bu anlayış doğrultusunda politika ve uygulamaları ‘erken müdahale’, ‘aileyi güçlendiren koruyucu ve önleyici hizmetler’ ve ‘yoğun ve ihtisaslaşmış müdahale’ olmak üzere üç aşamada hayata geçirdiklerini bildirdi.
“SUÇA SÜRÜKLENMEYİ KAYNAĞINDA DURDURAN BİR SİSTEM”
Çalıştayı, suça sürüklenmeyi üreten tüm faktörleri, toplumun vicdanıyla birlikte ele alan önemli bir platform olarak gördüğünü belirten Göktaş, şunları kaydetti:
– “Bu konu, tek bir kurumun, tek bir disiplinin ya da sadece bir mevzuat başlığının sınırları içinde değerlendirilemez. Burada konuştuğumuz mesele, doğrudan doğruya çocuğun korunması, toplum güvenliğinin güçlendirilmesi, adalet sistemimizin insan odaklı niteliğinin güçlendirilmesi meselesidir.
– Bu anlamda adalet ve güvenlik boyutunda yürüyen süreçlerle, sosyal hizmet müdahalesinin eş zamanlı ilerlemesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Amacımız mağduru koruyan, adaleti geciktirmeyen ve suça sürüklenmeyi kaynağında durduran bir sistemi hep birlikte kurmak ve inşa etmektir.”


