reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 90.685,18 0.071
reklam

BAKSİFED Başkanı Mustafa Cengiz: En dipte bir süre kalacağız

Yayınlanma Tarihi : Google News
BAKSİFED Başkanı Mustafa Cengiz: En dipte bir süre kalacağız
reklam

ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFES

Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Cengiz, dünyada üç yıl süren ekonomik bir kriz olmadığını belirterek, “Biz 3 yıldır bunun içindeyiz. Üç yıl süren bir kriz olmaz; demek ki başka nedenler var. Sosyal politikalarımızı gözden geçirmemiz gerekiyor. En dibi gördüğümüz söyleniyor, fakat bu en dipte bir süre kalacağız” ifadelerini kullandı. Cengiz ile iş dünyasının sıkıntılarını ele aldık.

– Ekonomi zorlu bir süreçten geçiyor, üyeleriniz bu dönemde en çok nelerden şikayet ediyor?

Faaliyet alanımız Antalya, Burdur ve Isparta. Antalya’nın ekonomisi yüzde 70 turizme, yüzde 20 tarıma, yüzde 10 ise sanayi ve ticarete bağlı. Antalya’da önemli ölçüde seracılık yapılıyor ve yüksek su ihtiyacı var. Su olmadan tarımın sürdürebilirliği zor.

Tarımda daha iyi planlama ve strateji geliştirmemiz elzem. İklim değişikliğine bağımlı kalmamalıyız. Planlı tarım uygulamalarının bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Maalesef bazı bölgelerde çiftçiler ürünlerini bedavaya satmak zorunda kalıyor. Bu oldukça endişe verici. Turizmdeki en büyük sorun ise kur politikaları. Faizler son iki buçuk yıldır oldukça yüksek seyrediyor.

17 MİLYONDA KALIR

– Son yıllarda Türkiye’de tatil yapmak maliyetli hale gelmedi mi?

Antalya, geçen yılı 17 milyon turistle kapatmıştı. Bu yıl da bu sayıları koruyabiliriz ama 17 milyon bandında bir süre kalacağız. Turist sayıları kolaylıkla yukarıya çıkmayacak. Kur artışı olsaydı, yüksek fiyatlardan bahsetmiyor olacaktık.

En büyük girdi maliyetimiz personel. Burada maliyet TL bazında artarken, döviz o oranda artmadı. Yabancı turistler enflasyonist ortamlara aşina olmadığı için fiyatlara tepki gösteriyor. Fiyatlarımız sık sık Yunanistan ile karşılaştırılıyor; Yunanistan’da geceleme fiyatı 97.5 dolar iken, bizde 96 dolarda kalıyor.

– Neden Antalya’da turist sayısı 17 milyon bandında bir süre kalacak dediniz?

3.5 saatlik direkt uçuşlarla Portekiz, Rusya, İngiltere ve Ortadoğu ülkeleri öne çıkıyor. Bu yıl en fazla turist yine Rusya'dan geldi, sonra Almanya. Ancak Almanya'dan gelenlerde yüksek bir artış beklenmiyor. Maliyetlerin yüksek oluşu ve pazarlama stratejilerimizin etkisi büyük.

Turizmcilerin yeni nesil turistlere ulaşamadığı bir gerçek. Onların tatil tercihlerini karşılayamama durumu mevcut. Antalya için Ukrayna, daha önce üçüncü pazar konumundaydı fakat Rusya savaşı nedeniyle gelen turist sayısı 3 milyondan bu yıl 300 bine düştü.

Polonyalı ve İngiliz turistleri Antalya için yeni pazar olarak değerlendirebiliriz ama başka pazar eklemek zor. Üzerimizde bir Mısır tehdidi mevcut. Mısır’da turizm sektörüne yönelik ciddi teşvikler var ve büyük otel zincirlerinin ilgisi de artıyor.

MISIR’A GİDİYORLAR

– Turizmde Mısır’a yatırım yapanlar var mı?

Evet, Antalya’dan 3 yatırımcımız konaklama tesisi inşaatına başladı. Özellikle 2026 Nisan ve Mayıs aylarında Mısır’a dikkat etmek gerekiyor çünkü bizim sezonlarımız örtüşüyor. Bu durumdan dolayı Ekim’de sezonu kapatmayıp Kasım ve belki de yılbaşına kadar bir çeşitlilik oluşturmalıyız. Ancak bu önlemlerle Mısır’daki kaybı telafi edebiliriz.

Maliyetler düşmezse ve turizmde çeşitlendirme sağlanmazsa sıkıntılı bir süreç yaşayabiliriz.

ÇÖZÜMÜN ANAHTARI İŞ İNSANLARININ ELİNDE

– İş dünyası sesini yükseltmeli diyorsunuz. Bu dönemde iş dünyası kendini rahat hissedebiliyor mu?

Hukuk normlarının net bir şekilde belirlenmesi hayati. Bu, hem ulusal güvenliğimiz hem de dış yatırımlar için önemli. Yatırımların başarılı olabilmesi için hukukun çizgileri iyi çizilmeli, mevzuat belirsizlikleri olmamalı. Türkiye’deki iş ortamı hala öngörülemez durumda.

Kur baskısı, mevzuat belirsizliği, finansmana erişim zorluğu, nitelikli insan kaynağı kaybı ve verimlilik sorunları iş dünyasının nefesini daraltıyor. İnsanlar seslerini çıkarmalı. Nefesin daraldığı bir yerde bu durumun ifade edilmesi çok önemlidir. Bu bir politik eleştiri değil, bir tespittir. Türk iş insanları olarak bu ülkeye küsme gibi bir lüksümüz yok. Bu ülkenin en büyük sorunu 3.5 milyon ev gencimiz var ve bu gençlerin sorunlarını çözmek iş insanlarının elinde.

ÜÇ YIL SÜREN EKONOMİK KRİZ OLMAZ

– Faizler inmeye başladı. Kredi kullanabiliyor musunuz?

Tüketimi kısmayı düşünebiliriz fakat yatırımı sınırlamamak gerekiyor. Her fabrika bir kaleye benzer.

– 2026’ya yönelik öngörüleriniz neler?

2026’yı iki şekilde değerlendiriyorum. Eğer 2027’de bir seçim olursa, 2026 yılı seçim ekonomisi olabilir ve bu noktada ekonomik veriler daha iyi olabilir.

Türkiye seçim ortamına girmeyecekse, 2026’nın bu yıl ile benzer olacağını düşünüyorum. Faizler yavaşça inebilir. Bu seviyelerde yatırım iştahı oluşmaz; zaten faiz oranı yüzde 37 olmayabilir, 27 olsa bile durum değişmez. Bu nedenle biraz daha beklememiz gerekecek.

Dünyada ekonomik krizler birden fazla yıl sürmez, biz üç yıldır bunun içindeyiz. Sadece ekonomide değil, farklı alanlarda da incelememiz gereken konular var. Üç yıl süren bir ekonomik kriz olamaz; bu nedenle başka sebepler aramak zorundayız.

Sosyal politikalarımızı yeniden değerlendirmemiz gerekiyor. Ekonomistlerin ve iş insanlarının dışında, sosyal politikaları inceleyen kişilerin bu krizin neden bu kadar sürdüğünü araştırmaları gerek.

PANSUMANLA YARA TEDAVİ EDİLMEZ

– Krizin daha kısa sürede atlatılması için atılması gereken adımlar neler?

Reformları gerçekleştirmek şart. Sadece hukuk alanında değil; eğitimde de reformlara ihtiyaç var. Çocukların iyi bir eğitim alması gerekiyor. Ekonomi alanında da kalıcı ve yapısal reformların yapılması gerek. Geçici çözümlerle bu yaraların tedavi edileceğini düşünmemeliyiz. Daha kalıcı ve zorlayıcı reformlar şart.

Dibi görüp sonra yükselen bir pinpon topu örneği var. Şu an dibi gördüğümüz söyleniyor; ama bu en dipte bir süre kalacağız. Top yere değiyor ama zemin çamurlu olduğu için bir süre orada kalacak. O zeminin temizlenmesi ancak yapısal reformlarla mümkün.

Önümüzde maliye politikalarına yoğunlaşmış durumdayız. Verilerin hızla düzelmesi lazım. Enflasyonun kalıcılığı ve faizlerin istenilen seviyelere inmemesi, sadece ülke içindeki iş insanlarını değil, aynı zamanda yurt dışındaki yatırımcıların da algısını olumsuz etkiliyor.

reklam

YORUM YAP

reklam

DÖVİZ KURLARI

  • Dolar DOLAR
    ALIŞ SATIŞ FARK
    43,1207 43,1388 % 0.21
  • Euro EURO
    ALIŞ SATIŞ FARK
    50,1980 50,2459 % -0.08
  • Sterlin İNG. STERLİNİ
    ALIŞ SATIŞ FARK
    57,8188 57,9216 % -0.16
  • Frang İSV. FRANGI
    ALIŞ SATIŞ FARK
    53,8403 53,8831 % 0.06
  • Kanada Doları KAN. DOLARI
    ALIŞ SATIŞ FARK
    30,9909 31,0106 % -0.15
  • Çeyrek Altın ÇEYREK ALTIN
    ALIŞ SATIŞ FARK
    10.000,81 10.220,96 % 0,91
  • Gram Altın GRAM ALTIN
    ALIŞ SATIŞ FARK
    6.250,51 6.251,35 % 0,91
  • Bitcoin BITCOIN
    FİYAT DEĞİŞİM
    90.685,18 0.071
reklam

DÖVİZ ÇEVİRİCİ

  • Satış
    Alış