

Halkbank, QNB Türkiye, Akbank ve Denizbank Genel Müdürleri, Türkiye ekonomisine dair 2026 tahminlerini paylaştı.
Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan ve Denizbank Genel Müdürü Recep Baştuğ, Turkuvaz Medya tarafından düzenlenen 5. Finansın Geleceği Zirvesi’nde “Bankacılığın Geleceği” panelinde bir araya geldi.
‘KREDİ SINIRLAMALARI DEVAM EDECEK’
Panelin moderatörlüğünü Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar üstlenirken, Halkbank Genel Müdürü Arslan, “Para politikaları çerçevesinde ihtiyati tedbirlere baktığımızda, en önemli konu elbette faiz oranlarıyla bu sürecin yönetilmesidir” dedi.
Arslan, enflasyondaki düşüşe bağlı olarak Merkez Bankası politika faizinde de bir azalma beklediklerini belirtti ve şu açıklamalarda bulundu:
“Bu işarete göre, bir sonraki yıl da enflasyondaki azalmayla birlikte göstergelerde faiz düşüşü bekliyoruz. Ancak bu, parasal genişlemenin başlayacağı veya makro ihtiyati tedbirlerin tamamen son bulacağı anlamına gelmiyor. Para politikalarındaki faiz oranlarındaki düşüş, aslında kredi büyümelerindeki sınırlama ve selektif kredi politikası anlayışının devam edeceğini gösteriyor. 2026’da önemli bir gevşeme beklemiyoruz. İlk altı ay için özellikle bu durumun süreceğini öngörüyoruz.”
‘2025’TEN DAHA OLUMLU BİR RESİM GÖRÜYORUZ’
Akbank Genel Müdürü Gür, sektörün öz sermaye karlılığının ekim ayı itibarıyla yüzde 25,4 ve yıllıklandırıldığında ise yaklaşık yüzde 30 olduğunu vurguladı.
Gür, sözlerine şöyle devam etti: “Bu, enflasyonun altında bir karlılık oranıdır. Bankacılık sektörünün, enflasyonun üzerinde bir karlılığı yakalayıp bunu sürdürülebilir hale getirmesi önemli. Bugünkü politikalar ve makro ihtiyati tedbirlerin karlılığı baskıladığını biliyoruz. Sürdürülebilir karlılık, bankacılık sisteminin öz kaynaklarına olumlu katkı yaparak ülke ekonomisinin büyümesine destek sağlayacaktır.”
2026’nın, 2025’ten daha olumlu bir görünüm sunduğunu belirten Gür, Merkez Bankası’nın bir faiz indirim kararı açıklamasının durumun 2026 yılı için çok önemli bir adım olacağını ifade etti.
Gür, “Reel sektör, bankacılık ve finans sektörü bu politika setine uyum sağlama konusunda büyük destek sunuyor. Kısa süreli sıkıntıların ardından 2026’dan itibaren normalleşme sürecine gireceğimizi söyleyebilirim.” şeklinde değerlendirdi.
2026’da bankacılık sektörünün dikkate alması gereken unsurlar arasında enflasyon, faiz indirimleri, kredi maliyetleri ve verimliliğin yer aldığını aktaran Gür, Türk bankacılık sisteminin yüksek sermaye yeterliliğine sahip olduğunu belirtti.
‘DENGELER DEĞİŞMEYE DEVAM EDECEK’
QNB Türkiye Genel Müdürü Tan, 2,5 yıldır enflasyonla mücadeleye odaklanan istikrar programının önemli bir ilerleme kaydettiğini ifade etti.
Tan, yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 31 civarında olduğunu belirtirken, “Program nedeniyle faiz oranları yükselmeye başladı, şimdi ise yavaşça azalmaya başladı. Bu süreçte firmalar üzerinde kur dalgalanmalarının etkisi ve finansman maliyetleri gibi birçok sorun var” dedi.
2024’ün son çeyreğinden itibaren sorunlu kredilerde artış yaşandığını vurgulayan Tan, bu artışın bankacılık sektörü için sürpriz olmadığını ifade etti. Tan, “Bugünkü NPL oranı yüzde 2,5 seviyesinde. Bu oran geçmişle karşılaştırıldığında oldukça normal” şeklinde konuştu.
Gelecek beklentilerine değinen Tan, 2026’nın ilk yarısında bir olumlu seyir beklediklerini kaydetti.
‘YABANCI YATIRIMCI DAHA DA MEMNUN OLACAK’
Denizbank Genel Müdürü Recep Baştuğ, yabancı yatırımcıların Türkiye pazarındaki beklentilerini değerlendirirken, “Birçok yabancı yatırımcı, Türkiye’nin potansiyelinden faydalanmakta ve gelecekte daha da memnun olacaklardır” dedi.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN