

Türkiye, Londra merkezli yurt dışı lira piyasasındaki artan faaliyetleri sınırlamak amacıyla yerel bankaların yurt dışından daha düşük maliyetle fonlama sağlamaları için yeni düzenlemeler getiriyor.
Bloomberg'in haberine göre, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bu hafta bankalara gönderdiği yazıda, yurt dışında daha ucuz maliyetle lira temin etmek amacıyla kullanılan sentetik swap işlemlerinden uzak durulması gerektiğini belirtti. Bu kararın, yerel bankaların yurt dışındaki swap limitlerini dolaylı yollarla aşmasına yönelik endişelerin artmasının ardından alındığı kaydediliyor.
Londra ve New York Temaslarının Ardından Adım Atıldı
Söz konusu gelişmeler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Hazine yetkililerinin bu ayın başında Londra ve New York’ta gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından meydana geldi. Bu görüşmelerde, yerel bankaların yurt dışı swap kısıtlamalarını aşabildiğine dair kaygıların gündeme geldiği ifade ediliyor.
Görüşmelerin ardından TCMB, bankaların yurtdışından lira borçlanmasını daha maliyetli hale getiren yeni düzenlemeleri yürürlüğe koydu. Merkez Bankası ve BDDK ise konu hakkında herhangi bir açıklama yapmadı.
Ucuz Lira Erişimine Fren
Yetkililerin ilgisini çeken işlemler arasında, yerel bankaların yurt dışındaki karşı taraflara döviz satarken, eş zamanlı olarak yurt içinde dolar karşılığı lira satışı yaptığı sentetik gecelik swap işlemleri yer alıyor. Bu yöntem sayesinde bankalar, TCMB'nin yüzde 37 seviyesindeki politika faizine göre yaklaşık yüzde 30 maliyetle lira fonlaması elde edebiliyorlar.
Piyasa uzmanlarına göre, bu işlemlerin toplam büyüklüğü milyarlarca doları buluyor. İşlemler resmi olarak swap şeklinde rapor edilmediği için mevcut limitlerin dışında kalabiliyor ve böylece düzenlemelerin aşılabildiği öne sürülüyor.
İki Temel Endişe
Yetkililerin ucuz yurtdışı lira fonlamasına ilişkin rahatsızlıklarının iki temel nedeni bulunuyor. Birincisi, bu durumun sıkı para politikasının etkinliğini zayıflatma riski taşıması. İkincisi ise yurtdışı kaynaklı lira carry trade işlemlerinin cazibesinin artarak riskli sermaye girişlerini artırabilme potansiyeli.
Yüksek getirisiyle lira, gelişmekte olan ülkeler arasında carry trade açısından en çok tercih edilen para birimlerinden biri haline gelmiş durumda. Yurt dışı piyasalarda yapılan vadeli işlemler yoluyla yabancı yatırımcılar, Türkiye’deki düzenleyici sınırlamalara takılmadan lira pozisyonu alabiliyor. Ancak politika yapıcılar, bu spekülatif süreçlerin aniden tersine dönmesi durumunda ciddi dalgalanmalara yol açabileceği endişesini taşıyor.
Yurt Dışı Piyasada Likidite Dengesi
Yerel bankaların yurt dışında lira işlemlerine getirilen kısıtlamalar, Londra piyasasında lira arz fazlasına yol açarak yurt dışı faizlerin düşmesine yol açıyor. Ancak Türk bankalarının bu piyasalardan büyük miktarlarda borçlanması, likiditeyi çekerek kısa vadeli lira forward faizlerini artırıyor ve carry trade işlemlerini daha cazip hale getiriyor.
Türkiye, daha önce de ucuz yurt dışı lira penceresini kapatmayı amaçlayan adımlar atmıştı. Geçen yıl TCMB, yurt dışından sağlanan lira kredilerine uygulanan zorunlu karşılık oranını artırmıştı. 2018'de ise BDDK, Türk bankalarının yurtdışındaki karşı taraflarla gerçekleştirebileceği işlem hacmine sınırlamalar getirmişti. Ayrıca yabancı yatırımcıların lira likiditesine erişimini kısıtlayan çeşitli düzenlemeler de yürürlüğe konmuştu.
19 Mart Sonrası Hassasiyet Arttı
19 Mart 2025’te İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından piyasalarda yaşanan hızlı satış dalgası, yetkililerin “sıcak para” konusunda duyarlılığını artırdı. Kısa sürede milyarlarca dolarlık çıkış yaşanırken, lira değerliliğini kaybetti.
TCMB, bu dönemde acil faiz artırımı gerçekleştirmek ve döviz piyasasına maliyetli müdahalelerde bulunmak zorunda kalmıştı. O dönemde yurtdışı lira işlemlerinin büyüklüğünün 30 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyordu.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN