

Uzun yıllardır siroz hastalığıyla mücadele eden Talip Uzun'un sağlık durumu ağırlaşınca, tek çözüm organ nakli olduğu belirlendi. Yapılan tetkikler sonucunda Talip Uzun, ulusal organ nakli bekleme listesine alındı. Aile içinde başlatılan gönüllü donör arayışında uygun verici bulunamazken, damadı Şükrü Uzun bu süreçte gönüllü oldu.
KAYINPEDERİ İLE “CANCİĞER” OLDULAR
Aile içinde başlatılan gönüllü verici arayışında yapılan testler sonucunda uygun donör bulunamazken, damadı Şükrü Uzun, kayınpederi için karaciğerini bağışlamak istedi. Yapılan tıbbi incelemelerde, Uzun'un kayınpederi için uygun donör olduğu belirlendi.
İstanbul'da gerçekleştirilen operasyonda, naklin ardından Uzun ailesi, aynı karaciğeri paylaşarak “canciğer” olmanın anlamını kelimenin tam anlamıyla yaşadı.
Aile içindeki bağlar, bu kez bir ameliyat masasında daha da güçlendi. Şükrü Uzun'un gönüllü kararı, yalnızca kayınpederine yeni bir yaşam kapısı açmakla kalmadı, aynı zamanda organ bağışının akrabalık tanımlarını aşan insani bir sorumluluk olduğunu da gösterdi.
Uzun ailesinin yaşadığı bu süreç, organ bağışının toplumsal farkındalıkla birleştiğinde nasıl kalıcı bir iyiliğe dönüşebileceğini ve fedakarlığın aile bağlarını kanın ötesine taşıyarak bir hayatı yeniden kurabileceğini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.

İNSANLAR “TEKRAR TEKRAR DÜŞÜN” DEDİ AMA VAZGEÇMEDİ
Şükrü Uzun, kayınpederinin nakil sürecini bir an bile düşünmeden gönüllü olarak başvurduğunu belirtti ve ameliyat sürecinde korktuğunu, ancak sürecin başarıyla tamamlandığını söyledi.
Uzun, “Aileden uygun bir donör bulamayınca ben bağışlamaya karar verdim. Tabii ki biraz korktuk ama her şey güzel geçti, şimdi ikimiz de iyiyiz, mutluyuz. Sürecimiz iyi gidiyor. Kayınpederime karaciğerimi verdim ve bu süreçte ailem ve eşim hep destek oldular. İnsanlar genelde 'tekrar düşün' dediler ama ben kararımı verdim.” ifadelerini kullandı.
Ameliyatın ardından 3 aylık sağlık raporu aldığını, iş yerinin bu raporu kabul etmediğini belirten Uzun, “İş yerim beni çıkardı ama sonuçta bir hayat kurtardık.” dedi.
İş yerinin kendisini aradığını ve geçmiş olsun dileklerini ilettiğini de ekledi.

“BEN ONA KIZIMI VERDİM, O BANA KARACİĞERİNİ”
Damadından aldığı karaciğer parçasıyla yeniden hayata tutunan Talip Uzun, yaşadığı süreci anlattı. Uzun, “Aileden birkaç vericimiz olmasına rağmen uyumsuzluk yaşadık. Allah razı olsun, o bana karaciğerini verdi.” diyerek teşekkür etti.
Organ naklinin önemine dikkat çeken Uzun, “Benim gibi binlerce hasta var. Organ nakli hayat kurtarır, herkes organ bağışına destek olmalı.” dedi.
Organ Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Dinçkan ise damat ve kayınpeder arasındaki organ naklinin güzel bir örnek olduğunu, Talip Bey'in nakil haricinde iyileşmesinin mümkün olmadığını vurguladı.


