

6 Şubat depremlerinde Adana'nın Çukurova ilçesindeki Güzelyalı Mahallesi'nde yer alan Beluk Apartmanı'nın A Blok'u yıkıldı ve bu olay sonucunda 10 kişi hayatını kaybetti.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın inşaat mühendisi Abdullah Yeldan'a “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan dava açtı. Ayrıca Seyhan Belediyesi eski İmar Müdürü Alim Erdoğan, eski İmar Müdür Yardımcısı Sitare Koçoğlu, dönemin inşaat mühendisi Füsun Gamsız, büro personeli Abdullah Sancar, İskan Komisyonu üyesi Can Mustafa Eren, mimar Fatoş Sakarya ve elektrik mühendisi Halil Yılmaz hakkında da aynı suçtan dava süreci başlatıldı. Bu iki dosyanın birleştirilmesine karar verildi.
Zeydan Karalar Duruşmayı İzledi
Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya depremde yakınlarını kaybedenler, tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldılar. Duruşmayı Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da izledi. Mahkeme başkanı, binanın yıkılmasına ilişkin Konya Teknik Üniversitesi'nden istenen bilirkişi raporunun taraflara ulaştığını bildirdi.
“Herhangi Bir Kusurum Yok”
Dönemin Seyhan Belediyesi İmar Müdürü Alim Erdoğan, savunmasında o dönemdeki yönetmelik ve kanunlara uygun hareket ettiğini, yıkılan binada herhangi bir eksiklik bulunmadığını öne sürdü ve suçlamaları reddetti. Ayrıca, dosyaya yeni ulaşan bilirkişi raporunu incelemek için süre talep etti.
Sanık Abdullah Yeldan'ın avukatı, binanın projeye uygun inşa edildiğini belirterek müvekkili hakkında uygulanan “konutunu terk etmeme” adli kontrol kararının iptal edilmesini istedi. Müşteki avukatları ise sanıkların tutuklu yargılanmalarını talep etti.
Mahkeme heyeti, sanıklar üzerindeki adli kontrol tedbirlerinin devamına ve sanıklara bilirkişi raporuna itiraz hazırlığı için süre verilmesine karar vererek duruşmayı 8 Mayıs'a erteledi.
“Sadece 'Bir İmza Attıkları' Yönündeki Savunmaları Geçerli Değildir”
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Adana Şube Başkanı ve müşteki avukatı Baran Taygun Metin, depremin üzerinden 3 yıl geçtiğini hatırlatarak beklenen bilirkişi raporunun kısa bir süre önce dosyaya girdiğini, raporu inceleme fırsatı bulamadıklarını ancak yine de beyanlarını sunduklarını ifade etti. Metin, şunları aktardı:
– “Raporda dikkat çekici noktalar var: Bu binanın, depremde dayanması gereken kuvvetten çok daha az bir kuvvete maruz kalmasına rağmen yıkıldığı belirtiliyor. Projeye aykırılıklar olduğu, bazı kolonların yerleri ve yapılarının projeden farklı olduğu ifade ediliyor. Belediye yetkililerine ve müteahhide 'asli kusur' verilmiştir.
– Belediye görevlilerinin bir kısmının sorgusu yapılmış ancak suçlamaları kabul etmemişlerdir. Ancak sorumluluklarının farkındayız. Sadece 'bir imza attıkları' yönündeki savunmaları geçerli değildir; her yetki sorumluluk getirir. Beluk Apartmanı'nda hayatını kaybedenlerin sorumluluğu, o kamu görevlileri ve müteahhidin üzerindedir.
– Duruşma 8 Mayıs'a ertelenmiştir. Sanıkların adli kontrol talepleri reddedilmiştir. Bir sonraki celsede tüm sanıklar mahkemeye getirilecektir. Rapora ilişkin tartışmalar yapılacak ve çapraz sorgular gerçekleştirilecektir. Tüm kamuoyunun desteğini bekliyoruz.”
“Bugün Ses Çıkarmadığınız Şey, Yarın Sizin de Başınıza Gelebilir”
Binada eşini ve çocuklarını kaybeden Oğuz Soyubey, yargı sürecinin yavaş ilerlediğini vurgulayarak, depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen bilirkişi raporunun yeni geldiğini ve birçok davada benzer sorunlarla karşılaştıklarını dile getirdi.
Soyubey, “Bilirkişi raporlarının gecikmesi, yargı sürecinin yavaş işlemesine ve kararların gecikmesine neden oluyor. Kamuoyunu 8 Mayıs'taki duruşmada bize destek olmaya davet ediyoruz. Çünkü bugün ses çıkarmadığınız şey, yarın sizin de başınıza gelebilir” diye belirtti.


