reklam
reklam
DOLAR 43,0598 % 0.06
EURO 50,4053 % 0.15
STERLIN 58,2340 % 0.17
FRANG 54,2047 % 0.22
ALTIN 6.157,38 % -0,96
BITCOIN 92.697,84 -1.028
reklam

Beş Başlıkta Venezuela Krizi: ABD Neden Vurdu?

Yayınlanma Tarihi : Google News
Beş Başlıkta Venezuela Krizi: ABD Neden Vurdu?
reklam

Venezuela bu gece hava saldırılarıyla alt üst oldu. Başkent Caracas'taki çeşitli bölgelerden dumanlar yükselirken, Venezuela hükümeti bu saldırılardan ABD'yi sorumlu tuttu.

Amerikan basınında ise saldırı emrinin ABD Başkanı Donald Trump tarafından verildiği iddia ediliyor.

Bu saldırı, ABD'nin Karayipler'deki askeri yığınağını artırması, uyuşturucu taşıdıkları öne sürülen tekneleri hedef alması ve Venezuela petrolünü taşıyan tankerleri alıkoymasının ardından gerçekleşti.

Peki, bu tansiyonun yükselmesinin ardında yatan sebepler neler? Venezuela krizi hakkında neler biliniyor?

Maduro Kimdir?

Eski bir otobüs şoförü ve sendika lideri olan Maduro, solcu lider Hugo Chavez'in halefliğiyle 2013 yılında devlet başkanı olarak göreve başladı.

Chavez ve Maduro'nun toplamda 26 yıl süren iktidarında, meclisten yargıya ve seçim kurumlarına kadar devletin tüm önemli yapıları üzerinde iktidar etkisi artmıştır.

2024 yılında yapılan başkanlık seçimlerinde Maduro resmi olarak kazanan ilan edildi. Ancak muhalefet adayları, sonuçların manipüle edildiğini iddia etti. Kısa süre önce Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Maria Corina Machado'nın adaylıktan men edilmesi üzerine Edmundo Gonzalez seçime katıldı.

Dönemin ABD Başkanı Joe Biden, Venezuela muhalefetine destek vererek seçimlerde hile yapıldığını belirtmişti.

Trump, Maduro’ya 50 milyon dolar ödül koydu ve Venezuela hükümetini “terör örgütü” olarak nitelendirme planlarından bahsetti.

Trump Neden Venezuela'ya Göz Dikti?

Trump, ABD'ye gelen yüz binlerce Venezuelalı göçmenden Maduro'yu sorumlu tutuyor. 2013'ten bu yana yaklaşık 8 milyon Venezuelalı, ekonomik kriz ve baskılar nedeniyle ülkelerini terk etti.

ABD Başkanı, herhangi bir kanıt sunmaksızın Maduro'nun hapishaneleri ve akıl hastanelerini “boşaltarak” insanları ABD’ye gönderdiğini iddia ediyor.

Washington'un gündeme getirdiği bir diğer neden ise fentanil ve kokain kaçakçılığıyla mücadeledir. Trump, Venezuela merkezli Tren de Aragua ve Cartel de los Soles adlı suç örgütlerini “yabancı terör örgütü” ilan etti ve Cartel de los Soles'in Maduro tarafından yönetildiğini öne sürdü.

Cartel de los Soles'in varlığının kesin kanıtlarla desteklenememiş olması, analistler tarafından bunun yolsuzluk yapan yetkililer üzerinden bir uyuşturucu karteli olmadığı görüşünü ortaya koymaktadır.

Uyuşturucunun Adresi Gerçekten Venezuela mı?

ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi'nin (DEA) verilerine göre, ABD’ye yönlendirilen kokain sevkiyatlarının yaklaşık yüzde 74’ü Pasifik, yüzde 16’sı ise Batı Karayipler üzerinden gerçekleşiyor. Bu, akışın “asıl yoğunlaştığı” hattın Pasifik olduğunu göstermektedir.

Venezuela, Karayip rotalarının çıkış ülkelerinden biri olmaya devam etse de asıl hattın ana damarı Kolombiya'dır.

Peki ya Petrol?

Trump'ın gündeme getirmediği ancak Venezuela hükümetinin sıkça vurguladığı önemli bir sebep, Venezuela'nın dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip olmasıdır.

Petrol, Maduro hükümetinin ana gelir kaynağıdır; Venezuela günde yaklaşık 900 bin varil petrol ihraç etmekte ve en büyük alıcısı Çin'dir.

Venezuela hükümeti, Trump'ın Maduro'yu devirmesiyle beraber yerine getirilecek yeni liderle Venezuela petrolünden yararlanmayı planladığını savunuyor.

Karayiplere Gönderilen Savaş Gemileri

ABD, Karayipler'e 15 bin asker, uçak gemileri, güdümlü füze destroyerleri ve amfibi çıkarma gemileri konuşlandırdı. Bu, 1989'daki Panama işgalinden bu yana bölgeye yapılan en büyük askeri yığınak olarak tanımlanıyor. Washington, konuşlanmanın amacının uyuşturucu akışını durdurmak olduğunu savunuyor.

Filoda dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford da bulunmakta. Aralık ayında ABD güçleri, Venezuela ve İran'dan yaptırım altındaki petrol taşıdığı gerekçesiyle bir tankere el koymuştu. Venezuela, bu durumu “korsanlık” olarak nitelemişti. Trump'ın, alıkonulan petrolü kendilerinin satabileceğini ifade etmesi korsanlık iddialarını güçlendirmiştir.

Son aylarda, ABD uluslararası sularda uyuşturucu taşıdığı öne sürülen teknelere yönelik iki düzineden fazla saldırı düzenledi; bu saldırılarda 100’den fazla kişi yaşamını yitirdi.

reklam

YORUM YAP