

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a başlatılan askeri operasyon konusunda verdiği çelişkili mesajların arkasında Beyaz Saray içindeki görüş ayrılıklarının etkili olduğu belirtildi.
Reuters’ın haberine göre, Donald Trump yönetimi içinde İran savaşının nasıl ve ne zaman sona erdirileceği konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor.
Bu iç çekişmenin, Trump’ın kamuoyuna yaptığı açıklamaların tonunun sık sık değişmesine yol açtığı belirtiliyor.
PETROL FİYATLARI ENDİŞE YARATTI
Beyaz Saray’daki ekonomi danışmanları, özellikle petrol ve benzin fiyatlarında yaşanabilecek sert artışın savaşın ABD iç siyasetinde de maliyet yaratabileceği uyarısında bulundu.
Hazine Bakanlığı ve Ulusal Ekonomi Konseyi’nden yetkililerin, petrol şokunun kamuoyu desteğini hızla azaltabileceğini Trump’a ilettiği ifade edildi.
Ayrıca Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles ve yardımcısı James Blair gibi siyasi danışmanların da benzer şekilde savaşın kısa ve sınırlı bir operasyon olarak tanımlanması gerektiğini savunduğu aktarıldı.

ŞAHİNLER BASTIRIYOR
Öte yandan “şahin” kanattan bazı Cumhuriyetçi siyasetçiler ve yorumcular ise İran üzerindeki askeri baskının devam etmesi gerektiğini düşünüyor. Bu isimler arasında Lindsey Graham ve Tom Cotton gibi Cumhuriyetçi senatörlerin bulunduğu belirtildi.
Bu çevreler, İran’ın nükleer silah elde etmesini engellemek ve ABD askerlerine yönelik saldırılara güçlü karşılık verilmesi gerektiğini savunuyor.
TABANDA 'UZUN SAVAŞ' ENDİŞESİ
Bir diğer baskı ise Trump’ın popülist tabanından geliyor.
Trump’a yakın isimler arasında yer alan Steve Bannon ve televizyon yorumcusu Tucker Carlson gibi figürlerin, ABD’nin Orta Doğu’da uzun sürecek yeni bir savaşa sürüklenmemesi gerektiğini dile getirdiği ifade ediliyor.
Kaynaklara göre Trump, farklı kesimlerin beklentilerini aynı anda yönetmeye çalışıyor. Şahinlere operasyonun sürdüğünü, piyasalara savaşın yakında bitebileceğini, kendi tabanına ise çatışmanın sınırlı kalacağını gösteren mesajlar veriyor.
SAVAŞIN HEDEFİ BELİRSİZ
ABD, İsrail'le birlikte İran’a yönelik saldırıları 28 Şubat’ta başlatmıştı. Ancak savaşın amacı konusunda farklı açıklamalar yapıldı.
Beyaz Saray bazen İran’ın nükleer programını durdurmayı, bazen olası bir saldırıyı engellemeyi, bazen de rejim değişikliğini hedef olarak dile getirdi.
ABD ve İsrail’in yoğun hava saldırılarında İran’ın bazı askeri kapasitesinin ciddi zarar gördüğü belirtilse de Tahran yönetimi misilleme saldırılarıyla özellikle petrol taşımacılığına büyük zarar veriyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ
Çatışmanın gidişatında en kritik noktalardan biri Hürmüz Boğazı. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte biri bu dar su yolundan geçiyor.
İran’ın tanker ve enerji tesislerine yönelik saldırıları nedeniyle bölgede petrol akışının ciddi ölçüde aksadığı, bunun da küresel petrol fiyatlarını yükselttiği belirtiliyor.
Trump son günlerde savaşın “kısa süreli bir operasyon” olduğunu söyleyerek piyasaları sakinleştirmeye çalışıyor. Ancak çatışmanın bölgedeki birçok ülkeye yayılması ve İran’ın direncini sürdürmesi, savaşın nasıl sona ereceği konusundaki belirsizliği artırıyor.
Analistlere göre İran yönetimi için hayatta kalmak bile bir “zafer” olabilir. ABD tarafında ise savaş uzarsa artan ekonomik maliyet ve olası asker kayıpları Trump üzerindeki siyasi baskıyı artırabilir.


