reklam
reklam
DOLAR 44,6180 % 0.09
EURO 51,6706 % 0.35
STERLIN 59,1479 % 0.15
FRANG 55,7795 % -0.13
ALTIN 6.671,12 % 0,14
BITCOIN 68.091,80 -2.519
reklam

Bilal Erdoğan'dan eleştirel ifadeler

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bilal Erdoğan'dan eleştirel ifadeler
reklam

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, “Cumhurbaşkanımızın değeri mutlaka anlaşılacak, ancak bunun geç anlaşılması daha iyi olabilirdi. Eğer bu 23 yıllık süreçte Cumhurbaşkanımızın arkasında daha kuvvetli durabilseydik, bugün çok daha etkili bir noktada olabilirdik.” ifadelerini kullandı.

Erzincanlı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ERSİAD) tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Erzincanlı İş İnsanlarının Misyonu” konulu program, Beyoğlu'ndaki bir otelde Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

Programda konuşan Bilal Erdoğan, Türkiye Yüzyılı'nın, toplumun kendini dünyada daha önemli bir yere yerleştirmesi ve 21. yüzyıl perspektifinde Türkiye'nin etkili olma iddiasının bir ifadesi olduğunu belirtti.

Erdoğan, Türkiye'nin 25 yıl önce 67-68 milyon nüfusa sahip olduğunu ve milli gelirin 200 milyar dolar olduğunu hatırlatarak, “Geldiğimiz noktada Türkiye, 86 milyon nüfus ve 1,5 trilyon dolarlık milli gelire sahip. Yedi kat büyümüş bir ülke.” şeklinde konuştu.

'ÜÇ-BEŞ FETÖ'CÜ…'

Bilal Erdoğan, ekonomik olanakların artmasının siyasetin uluslararası alandaki etkisini de artırdığını vurgulayarak, “Halk olarak bu duyguya tam manasıyla sahip çıkmıyoruz. Hala birkaç FETÖ'cünün kaçtıkları yerlerden Türkiye kamuoyunu sosyal medya üzerinden karıştırabildiği bir durumdayız. Bunların FETÖcü olmaları aşikar, hainler ve alçaklar. Ama bunların haberlerine güvenen, bu haberleri yayan insanlar neden var?” dedi.

EKONOMİ ÜZERİNE MESAJLAR

Bu kişilerin arasında iyi niyetli olanların bulunmadığını belirten Erdoğan, “Niçin vatan hainlerinin belirlediği gündeme maruz kalıyoruz? Neden Türkiye'nin gündemi, 'Birlik içinde, bu 20 yıllık büyüme serüvenini devam ettireceğiz.' olmasın? 1,5 trilyon dolarlık Türkiye, neden 3 trilyon dolarlık olmasın? Düşünün, 23 yıl ortalama yüzde 5,4 büyümüş. Bu 23 yılda neler yaşandı? Parti kapatma davaları, global ekonomik krizler, darbe girişimleri, depremler, pandemi ve bölgesel savaşlar gibi durumları hesaba kattığımızda, tüm bunlar yaşanırken biz yüzde 5,4 büyümeyi başardık.” şeklinde ifade etti.

KİMSE KONUŞMAZSA NE OLUR?

Türkiye'nin daha fazla büyüyeceğine dikkat çeken Erdoğan, “Türkiye, ilk beş ekonomi arasında yer alabilecek bir potansiyele sahip. Ancak, perspektifimizi genişletmemiz gerekiyor. Birlik duygusu kritik önemde. Eğer dünyada Cumhurbaşkanımız hakkında kimse olumsuz bir şey söylemezse, ne kaybederiz? Cumhurbaşkanımızın arkasında durmanın önemi yok mu? Bu ülkeye büyük hizmetler yapmış ve onu buralara getirmiş bir liderin arkasında durmak kaybedeceğimiz bir şey midir?” dedi.

Erdoğan, “Cumhurbaşkanımızın kıymeti elbet anlaşılacak ama geç anlaşılmaması daha iyiydi. Eğer 23 yıl boyunca Cumhurbaşkanımızın arkasında daha güçlü durabilseydik, bugün çok daha güçlü olabilirdik.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “Eğer biz Cumhurbaşkanımızı daha güçlü kılmış olsaydık, şu İsrail bu tür soykırımları gerçekleştiremezdi. Ne yazık ki içimizdeki bölücü güçler, hıyanet içerisindeki unsurlar nedeniyle Cumhurbaşkanımızın gücünü ve etkisini azalttık. Bu ülkenin uluslararası alandaki gücünü düşürdük. Geç olmadan birliğimizi sağlamamız gerekiyor.” diye ekledi.

TOPLUMU BOZUYORUZ

Okullara yaptığı ziyaretlerde gençlerdeki kolay para kazanma arzusuna dikkat çeken Erdoğan, “Ülkemizde hızlı zengin olmuş insanlara örnek verildiğinde, toplumu bozmuş oluyoruz.” dedi.

Erdoğan, Türkiye'deki doğurganlık hızının 1,5'in altına düşmesinin, Türkiye'nin hızla yaşlanması anlamına geldiğini belirterek, “20 yıl önce birinci sınıftaki öğrenci sayısı 1,5 milyonun üzerindeydi, bugün 930 bine geriledi. Bu düşüş, 2100 yılında Türkiye'nin nüfusunun 50 milyon altına düşmesi demek. Böyle bir durumda 10 milyarlık dünyada 50 milyonluk Türkiye ne kadar etkili olabilir?” dedi.

Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı” kavramının sadece ekonomik veya uluslararası ilişkilerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda insanlık meselesi olduğunu vurgulayarak, “Dünyanın pek çok yerini gezdik. Geleceğe daha insani ve değer veren bir paradigma sunacak başka bir toplumsal yapı yok.” dedi.

reklam

YORUM YAP