reklam
reklam
DOLAR 46,6600 % 0.12
EURO 53,1528 % 0.09
STERLIN 62,0951 % -0.01
FRANG 57,5952 % 0.14
ALTIN 6.130,13 % 1,67
BITCOIN 60.138,58 -0.288
reklam

Bir Meslek Daha Yok Olmaya Yüz Tutuyor: Eskiden Her Yerde Vardı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bir Meslek Daha Yok Olmaya Yüz Tutuyor: Eskiden Her Yerde Vardı
reklam

Mardin'de sayıları giderek azalan bakırcılar, makinelerin hakimiyetine karşı el emeği üretimini sürdürebilmek için mücadele veriyor. Kentteki bakırcılardan biri olan Sadettin Özcan, “Eskiden her yerde bakırcılık vardı; şimdi tümüyle yok olmuş durumda. Mardin'de yalnızca 5 usta kaldı” dedi.

Bakırcılık mesleğini sürdüren 51 yaşındaki Sadettin Özcan, kentteki bakırcı ustalarının sayısının giderek düştüğüne dikkat çekiyor.

Bakırcılık geleneğinin aile içinde aktarıldığını paylaşan Özcan, “Dede, baba mesleği. Dört kuşak boyunca bu işi yapıyoruz. Dedemden babama, babamdan bana, benden sonra oğlum da bu sanatı sürdürecek. Küçük yaşlardan itibaren çarşıda büyüdüm, sürekli çekiç sesleriyle iç içeydik. Dedem 70 yıl, babam ise 60 yıl bu mesleği yaptı; biz de 20 yıldır devam ettiriyoruz” şeklinde konuştu.

'Mardin'de Sadece 5 Usta Kaldı'

Mardin'de bakırcılıkla ilgilenen sadece 5 usta olduğunu vurgulayan Sadettin Özcan, “Ziyarete gelen turistler eserlerimizi büyük bir hayranlıkla inceliyor. Bakırcılık geçmişte çok yaygındı, ama şimdi tamamen unutulmuş durumda” dedi.

Bakırın sağlık açısından birçok faydasının bulunduğunu belirten Özcan, sözlerine şöyle devam etti:

“Demir eksikliği çekenler bakır kullanarak bunu telafi ediyorlar. Ayrıca, radyasyondan koruduğu söylenen bakır bileklikler yapıyoruz. Vücutta biriken elektriği alarak vücut dengesini sağlıyor. Özellikle yatmadan önce takıldığında daha rahat bir uyku sağlıyor. Stres atmaya da yardımcı oluyor; saymakla bitmeyen faydaları var. Bakır Kur'an'da birkaç yerde geçiyor. Peygamber Efendimiz de bakırı kullanmıştır, bu bir sünnettir.”

'Eski Değerini Yavaş Yavaş Kaybediyor'

Artan makinelaşma ile birlikte geleneksel zanaatın gerilemeye başladığına dikkat çeken Özcan, mesleğin artık ekonomik gelir açısından yeterince kazanç sağlamadığını belirtti. Özcan, bu durumu şöyle açıkladı:

“Bakırcılığın kâr marjı neredeyse kalmadı. Hammadde fiyatları sürekli artıyor. Neredeyse her hafta bakıra %10 zam geliyor. Ürünlerimizi pahalı satmak zorunda kaldığımızda ise tüketici alım gücünü kaybediyor. Bu durum biz üreticileri fazlasıyla zorluyor. Makineleşme arttıkça, el emeğine dayalı bakırcılığın önemi azalıyor. Eskiden çıraklar yetişip usta olabiliyordu; şimdi ise bakırcılıkta kalifiye eleman yok denecek kadar az. Bu da mesleğin kaybolma tehlikesini artırıyor.”

Özcan, ürün çeşitlerinin yaklaşık 500 olduğunu belirterek, “Bu çeşitlerin çoğu mutfak eşyalarıyla dolu, bir kısmı ise süs eşyası olarak düşünülebilir. Su mataraları da oldukça rağbet görüyor. Merak edenler hepsinden satın alıyor” diye ekledi.

'Bu Portre Üç Ustanın Emekleriyle Oluştu'

Dükkanında işlenmiş bir Atatürk portresini gösteren Özcan, “Bu portreyi kendimiz işledik. Önce çizim yapıldı, elmas kalemle işlenip çekiç yardımıyla şekillendirildi. Makine kullanılmadı; bu eser üç ustanın emeğiyle meydana geldi. Oğlum desenini işledi, ben iç kısmı doldurdum, babam ise dudak kısmını kabartarak bitirdi. Sanatımız böyle; nesilden nesile aktarılan bir zanaat” dedi.

'Bakır Kaplarda Pişen Yemeklerin Lezzeti Farklı'

Müşteri Mehmet Veysi, sağlıklı olduğu için bakırı tercih ettiğini belirterek, “Şanlıurfa'dan Mardin'e geldik. Şanlıurfa, bakırla iç içe bir şehir. Mardin de bakırcılığın en eski illerinden biri. Bu yüzden burayı görmek ve incelemek istedik. Uygun bir ürünü seçmek için bakıyoruz. Bakır sağlık açısından daha faydalı. Özellikle bakır yemek kaplarında pişirildiğinde yemeğin lezzeti daha da güzel oluyor. Bu nedenle bakır kullanımını tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.

reklam

YORUM YAP