

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, yılın başından itibaren dünya genelindeki önde gelen endeksler arasında getiri açısından ön sıralarda yer almayı sürdürerek, yüzde 22,9'luk yükselişi ile 1997'den bu yana en iyi ocak ayı performansını sergiledi.
Yurt içindeki piyasalarda yıl başlangıcında görülen olumlu ivmelenme, ay sonuna kadar devam etti. Yıla alımlarla başlayan BIST 100 endeksi, ocak ayı boyunca yükseliş eğilimini koruyarak, rekor seviyeleri geliştirmeye devam etti.
BIST 100 endeksi, ocak ayının ilk işlem gününe yüzde 0,31'lük bir artışla 11.296,52 puandan başladı ve 5 Ocak'ta 11.726,18 puana çıkarak yılın ilk rekorunu elde etti. Yabancı yatırımcıların devam eden ilgisi sayesinde, endeks 29 Ocak'ta gördüğü en yüksek seviye rekorunu 13.906,51 puana yükseltti.
Güney Kore Zirvede
BIST 100 endeksi ocak ayını yüzde 22,9'luk getiri ile kapadı. Bu performans, endeksin 1997'den bu yana en iyi ocak ayı başarılarını yansıtmaktadır. 1997 yılı ocak ayında yatırımcılarına yüzde 64 getiri sunduğu kaydedildi.
Bu gelişmelerle birlikte Borsa İstanbul'daki BIST 100 endeksi, yılbaşından itibaren sağladığı getiri ile dünya çapında önemli endeksler arasında ikinci sıraya yerleşti. Bu dönemde getiri açısından Güney Kore'de Kospi endeksi ilk sırada bulunuyor; bu endeks, yıl başından bu yana yatırımcılarına yüzde 24 kazanç sağladı.
BIST 100 endeksi, dolar bazında 320,38 puana çıkarak 2 Ağustos 2024'ten bu yana en yüksek seviyesini test etti.
Geçtiğimiz ay, BIST 100 endeksinde günlük ortalama 178,2 milyar liralık işlem hacmi oluştu. En yüksek işlem hacmi ise 29 Ocak'ta 302,5 milyar lira ile kaydedildi.
CDS Ocak Ayında 202,7 Puana Kadar İndi
Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk priminin (CDS) ocak ayında 202,7 puana kadar düşmesi, TL varlıklarının yeniden değerlenmesi açısından makroekonomide önemli bir gösterge olarak gün yüzüne çıktı.
Türk Lirası varlıklara olan güvenin artması, enflasyondaki yavaşlama ve buna bağlı olarak faizlerdeki düşüşle birlikte hisse senetleri gibi riskli varlıklar lehine bir zemin oluşturmaktadır.
Yabancı yatırım kuruluşlarının Türk varlıkları ile ilgili olumlu değerlendirmeleri devam ederken, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin kredi notunu “BB-” olarak teyit etti ve kredi notu görünümünü “durağan”dan “pozitif”e güncelledi.
Yurt Dışı Yerleşiklerin Güçlü Alımı Sürdü
Yabancı yatırımcıların tahvil ve hisse senedi piyasalarındaki alımları dikkat çekerken, yurt dışı yerleşiklerin geçen ay net alıcı konumda olduğu gözlendi.
Yurt dışında yerleşik kişiler, ocak ayının son haftası hariç olmak üzere toplamda 3 milyar 506,8 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 1 milyar 27,4 milyon dolarlık hisse senedi alımı gerçekleştirdi.
Yurt dışında yerleşiklerin hisse senedi stoku 23 Ocak haftasında 39 milyar 866,3 milyon dolara, DİBS stoku ise 21 milyar 510,1 milyon dolara ulaştı.
Öte yandan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam rezervleri, 23 Ocak haftasında 215 milyar 614 milyon dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
“Yabancı Yatırımcının İlgisi Artmış Durumda”
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, borsadaki yükselişin yurt içi ve yurt dışı faktörlerden kaynaklandığını ifade etti.
Yurt içindeki makroekonomik göstergelere bakıldığında, bütçe ve ödemeler dengesi tarafında görece olumlu bir tablo bulunduğunu belirten Aslanoğlu, özellikle bütçe tarafının beklentilerin üzerinde sonuçlar verdiğine dikkat çekti.
Cari açığın yönetilebilir seviyelerde seyrettiğini ve Merkez Bankası rezervlerinin tarihi zirveye çıktığını hatırlatan Aslanoğlu, “Altın tutmanın avantajları da burada açık şekilde görülebiliyor. Özellikle yabancı yatırımcıların ilgisi oldukça artmış durumda.” diye konuştu.
Yabancı yatırımcı girişinin, döviz rezervlerinin yeterliliği, kur riskinin görece düşük konumda olması ve cari açığın sınırlı seyriyle hız kazandığını vurgulayan Aslanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Uzun süredir döviz bazında değer kaybeden ve gelişmekte olan ülkelerle olan farkı açan Türk borsasının bu durumu tersine çevirmeye başladığı gözüküyor. Ayrıca, dünya genelinde ABD ve gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru bir akımlar söz konusu.”
Dünyadaki büyüme eğilimlerine, dinamizme ve ilerleyen dönemdeki talep koşullarına bakıldığında, gelişmekte olan ülkelerin daha fazla öne çıktığı görülüyor. Türkiye de bu makro dengelerle birlikte yükseliş gösteren ülkeler arasında yer alıyor.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN