

HAŞİM KILIÇ / NEFES
Norveç Büyükelçisi Andreas Gaarder’ın eşi Uta Gaarder, bir grup gönüllü arkadaşıyla birlikte Almanya’daki bir partner kuruluşla işbirliği yaparak sokakta ya da barınakta yaşayan köpekleri sahiplendiriyor. Fotoğrafçı arkadaşı Lena Tcchuikow ile birlikte can dostların fotoğraflarını çekerek tanıtıcı videolar hazırlayan Gaarder, ardından Almanya’daki çözüm ortaklarıyla aile arayışına başlıyor. Patileri Uluslararası Koruma Kurtarma ve Yaşatma Derneği (PUKKY) barınağının sahibi Ebru Ülger de bu süreçte uygun köpeğin seçilmesi ve bulunması konusunda destek oluyor.
Almanca Video Hazırlanıyor

Gaarder, Türkiye’deki can dostlara Almanya’da yuva sağlama sürecini şu şekilde anlattı: “Fotoğrafçı bir arkadaşımla barınağa gidiyoruz. Ben köpek hakkında, onunla ilgili izlenimlerimizi anlatan bir metin yazıyorum. Sonra bir video hazırlıyoruz. Barınağın sahibi Ebru, sağlık belgelerini, aşıları organize ediyor, köpekleri veterinere götürüyor ve Almanya’ya gönderilmeleri için gerekli evrakları hazırlıyor. Almanya’da ortak çalıştığımız kâr amacı gütmeyen bir dernek bulunuyor ve kurtarma amaçlı köpek ithal etme yetkisine sahip. Yeni yuvalar bulma sürecini onlar yürütüyor. İnternet siteleri ve Instagram hesapları var. Almanya’da aile arıyorlar. Biz de Almanca videolar hazırlıyoruz; insanların daha kolay anlaması, sürecin daha gerçek ve güven verici olması için. Bu köpeğin gerçekten iyi bir köpek olduğunu, kurtarılmaya değer olduğunu göstermek istiyoruz.”
Son yıllarda Türkiye’de köpek popülasyonu açısından oldukça zor bir süreç yaşandığını ve ekstra bir çaba sarf ettiklerini belirten Gaarder, yılda yaklaşık 100 köpeğe Almanya’da yeni yuva bulduklarını ifade etti.
Diğer Ülkelerle Çalışmaya Açığız

Şimdilik yalnızca Almanya ile çalıştıklarını belirten Gaarder, bunun kişisel bağlantılar ve tesadüfi durumlar sonucu gerçekleştiğini ifade etti. Norveç sefiresi, “Karşı tarafta güvenilir bir kuruluş bulduğumuz sürece Belçika, Fransa veya Avusturya’ya köpek göndermek de Almanya’ya göndermek kadar kolay olur. Diğer ülkelerde yeni bağlantılar kurmaya çok açığız. Eminim Avrupa’nın her yerinde hayvan kurtarma kuruluşları ya da hayvanseverler bulunmaktadır. Türkiye’deki köpeklerin durumu gerçekten zor ve özel bir dönemden geçiyor. Bu nedenle insanların bize ulaşmasına, ipuçları vermesine, gördükleri bir internet sitesini ya da bildikleri bir Instagram hesabını paylaşmasına çok minnettar oluruz. Böylece Avrupa’daki daha fazla hayvanseverle bağlantı kurabiliriz.” dedi.
Daha Dengeli Bir Yaşam
Gaarder, sokak köpeklerinin toplanmasının doğru bir çözüm olmadığını ve bu konudaki fikirlerini şu sözlerle ifade etti: “Bu konuda aslında iki tarafı da anlayabiliyorum. Bir köpek sahibi olarak vahşi sokak köpekleri tarafından saldırıya uğramayı istemem. Köpeklerden korkan ya da çocuklarının saldırıya uğramasından endişe eden insanlar konusunda da hak veriyorum. Bazı köpek sürüleri gerçekten tehlikeli görünebilir. Ancak diğer yandan, bir mahallenin ya da parklardaki bireysel köpekleri görüyorum. Bu köpekler bir anda ortadan kaybolduğunda insanların üzülmesini ve öfkelenmesini anlayabiliyorum.
Dileğim, daha dengeli bir yaklaşımın mümkün olması. Hayvanları toplayarak değil, insanlarla konuşarak ve mevcut durumu araştırarak hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir yabancı olarak hayvanların şehir yaşamının bu kadar parçası olduğu bir ülkeye gelmek gerçekten özel bir durum. Köpeklerden korkanlar içinse bu oldukça stresli olabilir. Biliyorum ki birçok köpek acı çekiyor ve bilimsel verilere göre çözüm, hayvanları toplamak yerine kısırlaştırma programlarının yaygınlaştırılmasıdır.”
Yeni Yuva Bekleyen Pek Çok Güzel Can Var
Gaarder, satın almak yerine sahiplenmenin önemine değinirken, bir can dostunu sahiplenmenin sorumlu ve uzun vadeli bir bakış açısı gerektirdiğini belirtildi. “Bir köpek sahiplendiğinizde onu ömür boyu sahiplenmiş olursunuz. Bir hayvanı terk etmek, büyüklüğü fark etmeksizin, çok fazla acıya yol açar. Dört ayaklı bir dostu hayatınıza aldığınızda, onunla birlikte gelen her şeyi de kabul etmelisiniz. Bu yüzden sadece eğlence için köpek satın almak asla doğru değil. Eğer gerçekten bir köpek istiyorsanız, önce bir barınağa bakabilirsiniz; çünkü orada yeni bir yuva bekleyen pek çok güzel can var.” diye ekledi.


