

İBB Meclisi aralık ayı oturumları, Saraçhane Yerleşkesinde 2. Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında gerçekleştirildi. Meclis gündeminde yer alan konulardan biri, İBB’nin depolarında bekleyen bisiklet paylaşım sistemi İSBİKE oldu.
Önceki oturumda, AKP'li İBB ve Esenler meclis üyesi Abdullah Aksu, depolarda bulunan bisikletlerin durumu hakkında 9 maddelik bir soru önergesi sundu.
Aksu, “İstanbul'da ilk kez AK Parti döneminde, Kadir Topbaş'ın belediye başkanlığı sırasında kurulan İstanbullular tarafından benimsenmiş olan bu sistem, sosyal yaşamı ve çevreci ulaşımı teşvik eden bir kentsel hizmettir” diyerek, bisikletlerin kimler tarafından kaldırıldığını, CHP’nin görevde olduğu dönemdeki bisiklet sayısını ve çürümeye terkedilmiş bisikletlerin miktarını sordu. Ayrıca, mevcut yönetimin, çöküş noktasına gelen bu sistemi iyileştirmek üzere bir planı olup olmadığını da sordu.
“2017 YILINDA O PARAYA SIFIR ARABA ALINIYORDU”
AKP'li Aksu’ya yanıt veren CHP Grup Sözcüsü Gencay Özcan, şunları ifade etti:
– “2012 yılında akıllı bisiklet paylaşım sisteminin, yani İSBİKE’ye lisans yetkisi İSPARK’a verildi. 2017 yılında ise burada bir ihale ile 3 bin bisiklet alındı ve toplam maliyet 91 milyon lira oldu.
– Bu maliyete bisiklet durakları da eklenmiştir. Ancak bisiklet başına ödenen 30 bin lira, 2017 yılında 38 bin lira olan sıfır bir aracın fiyatına eşdeğerdir. Gerçekten de sıfır araç fiyatına bir bisiklet alınmış oldu. Bu durumu, mevcut komisyondaki AK Partili arkadaşımız 'Başkan, sadece bisikletin parası değil, aynı zamanda durağın da parası' diyerek açıkladı.
“BU SİSTEMDEN İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ YAKLAŞIK 20 MİLYON DOLAR ZARAR ETMİŞ”
– O sistem 2018’den 2023’e kadar zarar etmeye devam etti. Kullanım miktarı ile gelir giderleri karşılaştırıldığında, yıllık ortalama 450-500 bin dolar civarında zarar söz konusu oldu. Başlangıçta yaklaşık 15,5 milyon dolarlık bir yatırım maliyeti de bulunmaktaydı. Sonuç olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu sistemden yaklaşık 20 milyon dolar zarar etmiştir.
– Bu zararı göz önünde bulundurarak, yeni bir model önererek İstanbullulara hizmet sunma hedefindeyiz. Önerdiğimiz model, rekabete açık bir sistemdir. Böylece farklı firmalar da katılım göstererek, hizmet sunabilir.
– İstanbullular, hiçbir bakım ve onarım maliyetine katlanmadan bu hizmete erişebilsin. Ayrıca, lisanslama belgesi aracılığıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kasasına gelir sağlansın. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kasasından hiçbir para çıkmasın.
“BİSİKLETLERİ BİZZAT KENDİM DE GÖRDÜM PERİŞAN DURUMDA”
– Önceki döneme ait bisikletler de hurdaya ayrılmak üzere Makine Kimya Endüstrisi'ne gönderilecektir. Bu işlem, iki devlet kurumu arasında gerçekleşecek. Daha önce AK Partili arkadaşlar, bu bisikletlerin onarılıp çocuklara dağıtılmasını savundular. Biz de bu fikrin güzel olduğunu, bisikletlerin durumu ile ilgilenebileceğimizi söyledik.
– Dün bisikletleri bizzat kendim inceledim, gerçekten de perişan haldeydi ve onarılamaz durumdaydılar. Yeni bisiklet almak, bunları onarmaktan çok daha düşük maliyetli. Yeni bisikletleri vatandaşlara sunmak, çok daha önemli bir konudur. Kendi çocuklarımıza, torunlarımıza bindirmek istemediğimiz bisikletlerle İstanbulluları bindirmemek gerektiğine inanıyorum.
“BUNA VATANDAŞA İKİ TEKERLEKLİ KAZIK DİYORUM”
– Önceki dönemden bu yana olan zarar miktarını yaklaşık 20 milyon dolar olarak değerlendirebilirim. Günümüz döviz kuru ile bu rakam 850, 900 milyon belki de 1 milyara yakın bir meblağa ulaşmaktadır. Yeni projeye meclis grubumuz olumlu bakmaktadır. Önceki döneme ait bu durumu, ben 'vatandaşa iki tekerlekli kazık' şeklinde tanımlıyorum. Çünkü 2017 yılında 30 bin lira karşılığında sıfır bir motorlu araç alabiliyorken, bu kadar maliyetle bir bisiklet alınması ciddi bir zarar oluşturmuştur.
– Bu bisiklet projesidir, yıllık ortalama 840 milyon zarar ettirmiştir. Ancak mevcut yönetim olarak bu duruma yaklaşımımız, İstanbulluların cebinden para çıkmaması gerektiğidir. Kullanıcıların bu bisikletin maliyetini karşılamalarını, kullanmayanların da bu süre zarfında maliyet üstlenmemelerini istiyoruz. Ayrıca İstanbulluların cebine, lisans satışı üzerinden para girişi sağlayacak bir sistem öngörüyoruz. Bu önerdiğimiz sistem, hem grubumuz hem de İstanbullular için daha faydalı ve sağlıklı bir yapı sunacaktır.


