

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, sosyal medya platformunda MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) konuşmasına destek verdi. Çiftci, konuyla ilgili şu ifadelerde bulundu:
– “MHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Feti Yıldız’ın TBMM kürsüsünde dile getirdiği; tutuklamanın istisna, özgürlüğün esas olması, masumiyet karinesinin yargılamanın temel ilkesi kabul edilmesi ve gizli tanık beyanlarının tek başına hükme esas olmaması gerektiğine dair sözleri, partimizin uzun süredir savunduğu evrensel ceza hukuku ilkelerinin net bir yansımasıdır. Bu görüşlerin iktidar ortağı bir partinin temsilcisi tarafından dile getirilmesi dikkat çekici ve değerlidir.
– Ancak yakın zamanlarda komisyondan geçen 11’inci Yargı Paketi ile önceki yargı paketleri, tutuklama uygulamalarında, gizli tanık düzenlemelerinde ve uzun yargılamalarda ceza adalet sisteminin temel sorunlarına gerçek bir çözüm sunmamıştır.
– Eleştirdiğimiz alanlarda herhangi bir irade beyanı görülmemiştir; toplumun adalet beklentilerini karşılayacak düzenlemeler yapılmamıştır. Söz ile fiil arasındaki bu uyumsuzluk, yaşanan hukuk krizinin en önemli kaynağını oluşturmaktadır.
“YILLARDIR AYNI ÇİZGİDE KARARLI DURUŞ SERGİLİYORUZ”
– Ülkemizin mevcut durumu, sorunun sadece hangi sözlerin söylendiği ile sınırlı olmadığını göstermektedir. Asıl mesele, bu sözlerin yargı pratiğine ne ölçüde yansıdığıdır.
– Seçilmiş belediye başkanları, gazeteciler, siyasetçiler ve akademisyenlerin uzun süreli tutukluluklarla cezalandırıldığı, gizli tanık beyanlarının dosyaların merkezine konulduğu ve savunma hakkının giderek daraltıldığı bir ortamda, doğru ilkeleri dile getirmek kadar bu ilkeleri hayata geçirmek de bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.
– Cumhuriyet Halk Partisi olarak tutuklamanın bir cezalandırma aracı olarak kullanılmasına, yargının siyasi bir baskı aracı haline getirilmesine ve delil yerine kanaatin esas alınmasına karşı yıllardır aynı çizgide kararlı bir duruş sergilemekteyiz. Bugün dile getirilen her doğru sözün samimiyetine inanmakta ve adli uygulamaların da değişmesini görmek istemekteyiz.
– Ülkemizin artık sadece söylem tartışmalarına değil, hukuk güvenliğini sağlayan, bireylerin özgürlüğünü koruyan ve yargıyı siyasetin etkisinden çıkaran somut adımlara ihtiyacı vardır. Bu adımların atılması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”


