reklam
reklam
DOLAR 44,5279 % -0.21
EURO 52,0105 % 0.35
STERLIN 59,7701 % 0.56
FRANG 56,2789 % 0.6
ALTIN 6.757,08 % 0,11
BITCOIN 71.306,01 2.96
reklam

CHP'den Orman Kararına Sert Tepki: "Bu Yapılaşmaya Açmak, Rant ve Yandaşlık"

Yayınlanma Tarihi : Google News
CHP'den Orman Kararına Sert Tepki: "Bu Yapılaşmaya Açmak, Rant ve Yandaşlık"
reklam

CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu ve CHP Parti Meclisi Üyesi Erhan Adem, Resmi Gazete'de yayımlanan ve 11 ilde bazı alanların orman statüsünün kaldırılmasını öngören karara karşı çıktıklarını belirttiler.

Rızvanoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

– “Bugün yeni bir karar daha gördük. 11 ildeki bazı alanlar, AKP hükümeti tarafından orman sınırları dışına çıkarıldı. Bu, bir gecede bir alanın hukuken orman olmaktan çıkarılması demektir. Sorun şu ki, bir orman bir gecede vasfını kaybeder mi? Toprağı mı değişir? Ekosistemi mi yok olur? Ağaçların kendileri mi karar verir biz artık orman değiliz diye? Hayır.

– Ancak Ek 16 maddesi bunun mümkün olmasını sağlıyor. 2018’de Orman Kanunu’na eklenen bu madde, Cumhurbaşkanlığına orman alanlarını orman sınırları dışına çıkarma yetkisi veriyor. Yani bilimsel zorunluluk değil, tek kişilik bir idari tasarruf. Bugün Ek 16 ile binlerce hektar alan sistem dışına çıkarıldı ve bunun önünde hiçbir hukuki engel yok.

“İZMİR BAYRAKLI ÖRNEĞİ ÇARPICI”

– İzmir Bayraklı örneği oldukça çarpıcı. Danıştay’ın iptal ettiği bir karar, aynı alanla ilgili yeniden alındı ve üstelik bir kısmı yangında zarar görmüştü. Anayasa ne diyor? 169. madde açıkça belirtiyor: Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir. Bu alanlar başka amaçlarla kullanılamaz. Ancak uygulamada yargı kararları yok sayılıyor. Anayasa sadece kâğıt üzerinde kalıyor.

– Ardından bize ne deniyor? Merak etmeyin, yerine ağaç dikeceğiz. Soruyorum: İstanbul’un ormanını kesip Adana’da mı yerine koyuyorsunuz? Trabzon’daki ekosistemi Denizli’de mi telafi ediyorsunuz? Orman taşınabilir bir nesne değildir. Orman bulunduğu yer ile var olur; toprağı, iklimi, canlıları ve bölgedeki su kaynakları ile. Bu kararlar ne istisna ne de bir defalık değil.

– 30’dan fazla benzer karar var ve bunların büyük kısmı mevcut Tarım ve Orman Bakanı’nın görev süresinde alındı. Ama mesele kişisel değil, sistemsel. Hükümet istediği zaman karar alabiliyor. Alınan kararlar için etkili bir denetim sistemi yok; bu kararların sonuçları önceden bilinmiyor.

– Sonuç hep aynı. Ormanlar yok oluyor, doğa kaybediyor, toplum zarar görüyor. İklim krizinin ortasındayız; su ve gıda krizinin eşiğindeyiz, Türkiye’nin bir metrekare daha orman kaybetme lüksü yok. Sapanca gibi ülkenin en büyük gölleri bile kuruma tehlikesiyle karşı karşıya.

– Gölde sular hızla çekiliyor. Gölün etrafında, o ekosistemin kaldırabileceğinden fazla yapılaşma varsa, orman alanlarına binalar dikiyorsanız, olacak budur: Gölü kurutursunuz. Bu nedenle bu keyfiliği kabul edemeyiz. Bu düzeni normalleştiremeyiz. Bu ülkenin ormanları bir gecede alınan kararlarla teslim edilemez.”

“BU YAPILAŞMAYA AÇMAKTIR, BUNUN ADI RANTTIR, BUNUN ADI YANDAŞLIKTIR”

CHP Parti Meclisi Üyesi Erhan Adem de karara sert bir yanıt verdi. Adem yazılı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

– “Her fırsatta ormanları koruduklarını söyleyenlerin, şimdi orman vasfını kaldırmaktan söz etmesi kabul edilemez. Dünyanın neresinde orman vasfını kaybetme tanımı var? Orman kendi kendine vasfını kaybetmez. Bu doğa koruma adı altında yapılaşmaya açmak, rant sağlamak ve yandaşlara alan yaratmaktadır.

– Ormanlar bir zümreye, bir şirkete ya da gruba ait olamaz. Ormanlar, tüm insanlığın ve üzerindeki canlıların ortak malıdır. Orman varlıkları özelleştirilemez, satılamaz; kamuya ait olmak zorundadır. Devletin görevi, ormanların vasfını tartışmaya açmak değil, onları korumaktır.

– Ancak bugün kamu eliyle korunması gereken alanlar, tekrar kamu eliyle korunmaktan çıkarılıyor. Bu durum, ormanların vasfının değiştirilmesiyle sonuçlanıyor. Açık bir şekilde belirtmek gerekir: Hiçbir alan orman vasfını kaybetmez. Orman yalnızca şekil değiştirir. Üzerindeki bitki örtüsü dönemsel olarak zarar görebilir ama orman olma niteliğinden çıkmaz.

“KABUL EDİLEMEZ”

– Bilim de aynı şeyi söylüyor. Bir orman yangınından sonra ortalama iki-üç yıl içinde doğa kendini toparlar; filizlenir, yeşerir ve eski haline yaklaşır. Orman kendini yeniden var ederken, siz onu hukuken yok sayıyorsunuz. Bu kabul edilemez.

– Bu uygulamalar, tamamen inşaat, beton ve rant micarda açılan senaryolar olarak düzenlenmiştir. Amaç ormanı korumak değil; ormanı engel olmaktan çıkarmaktır. Orman vasfını kaldırarak, doğayı bir yatırım alanı hâline getiriyorsunuz.

– Üstelik dayanak olarak gösterilen Ek 16. madde bile uygulanmamaktadır. Sayıştay raporlarında açıkça belirtilmesine rağmen, orman sınırları dışına çıkarılan alanların iki katı kadar hazine arazisinin Orman Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi şartı yerine getirilmemektedir. Bu bir ihlaldir ve ortada kayıtlıdır.

– Ne kamu yararı var, ne bilim, ne de samimiyet. Yalnızca kaybeden ormanlar var; kazananlar ise tüm toplumun bildiği çevrelerdir. Doğayı korumak söylemlerle olmaz. Ormanlar, kararnameyle silinenecek bir miras değildir; bu anlayışa karşı durmaya devam edeceğiz. Ormanlar bu ülkenin ortak mirasıdır ve bu mirası talan ettirmeyeceğiz.”

reklam

YORUM YAP