

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında mercimek üretimi ve ithalatına dair önemli açıklamalarda bulundu.
Mercimeğin anavatanının Anadolu olduğunu vurgulayan Gürer, “Dünyaya tohumunu biz verdik, şimdi dünyadan mercimek almaya muhtaç hale düştük” sözlerini sarf etti.
Gürer, şu bilgileri paylaştı:
“Kırmızı mercimek üretimi Türkiye'de 2002 yılında 500 bin ton iken, 2023 yılında bu rakam 424 bin tona gerilemiştir. O yıl kırmızı mercimekte yeterliliğimiz yüzde 91 olarak açıklanmıştı. 2024 yılı için ise üretim 405 bin ton olarak kaydedildi.
2025 yılının ilk yarısına dair tahminler, mayıs ayında TÜİK tarafından açıklandığında 340 bin ton olarak belirlendi. Ancak ekimde TÜİK'in yaptığı açıklama, mercimek rekoltesinin 230 bin tona düşeceğini öngörmektedir.
2025 yılının ilk 9 ayında 343 bin 988 ton kırmızı mercimek ithalatı yapıldı ve bu ithalat için 205 milyon 509 bin 298 dolar yurt dışına ödeme gerçekleştirildi. Üretim miktarımız ise 2002 yılının altına düştü.
'MERCİMEĞE DE ZAM GELECEK'
Mercimek, özellikle düşük gelirli kesimlerin kahvaltısında veya lokantalarda en çok tercih ettiği ürünlerin başında geliyor. Bu yıl mercimek üretimindeki azalma, dışa bağımlılığımızı artıracak ve bu durum doğal olarak fiyatlara yansıyacaktır.
Bir çorba tarifinde yağ, salça, işçilik, elektrik ve kira gibi masraflar bulunduğunda, mercimek fiyatlarında da ürün azlığından kaynaklı doğal bir artış yaşanacaktır.
Ülkemizin mercimek konusundaki dışa bağımlılığının artmasının birçok nedeni bulunmakta. Bu durumun başlıca sebeplerinden biri, planlama eksikliği ve öngörü yetersizliğidir. TMO, mercimek alımında dalgalanmalar yapıyor; 2022 yılında 14 liradan alım yapmıştı.
Geçen yıl ve bu yıl alıma girmemesi sonucu piyasanın tüccara kalması, belirlenen düşük alım fiyatı da üreticinin üretimden uzaklaşmasına neden oldu. Kuraklık ve don gibi olumsuz hava koşullarında mercimek üreticisine destek verilmedi.
Bakanlık olarak ‘destek verdik’ diyebilmelisiniz, ancak ortada böyle bir durum yok. Piyasayı tüccara bırakıp düşük alım fiyatları nedeniyle çiftçiler mercimek üretiminden uzaklaşıyor.
Kanada, Rusya, Moldova, Ukrayna ve Suriye'den toplam 1.700 ton mercimek ithal ettik. Suriye'den mercimek almak zorunda kaldık. Tarımda uygulanan yanlış politikalar, diğer ürünlere de benzer şekilde yansımaya devam ediyor. 2025 yılının ilk 9 ayında 21.011 ton yeşil mercimek ithalatı gerçekleşti ve yurt dışına 19 milyon 222 bin 285 dolar ödeme yapıldı.
Raflarda, örneğin Kanada menşeli kırmızı mercimeğin fiyatı 40 lira iken, başka bir markette 52 lira olarak satılıyor. Türkiye’nin önemli sorunlarından biri, ithal ürünlerin raf fiyatları arasında büyük farkların oluşmasıdır.
İthal ürünlerin yerli ürünlerden daha yüksek fiyatla satılması, alım gücü düşük vatandaşlar için daha fazla mağduriyet yaratıyor. İthal ürünlerin fiyat artışları yerli üreticinin zarar etmesine neden olurken, ithal ürünler üzerinden büyük kazançlar sağlanıyor.
Ticaret Bakanlığı, bu konuda Rekabet Kurulu’nu devreye sokup fiyat kontrolü yapıldığını belirtse de, serbest piyasa ekonomisindeki fahiş fiyatların denetlenmesi zor olduğu için herkes kendi kafasına göre fiyat belirliyor. Bu durum, yerli üreticilerin üretimden çekilmesine ve pazarın tamamen ithala kalmasına yol açıyor.


