reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 91.134,34 0.47
reklam

CHP'li Karabat: Sanayi Çöküyor, Ekonomik Düzen Çin'e Teslim Edildi

Yayınlanma Tarihi : Google News
CHP'li Karabat: Sanayi Çöküyor, Ekonomik Düzen Çin'e Teslim Edildi
reklam

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, e-ticaret platformlarının Çin'e devri hakkında açıklamalarda bulundu.

Karabat, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda şöyle dedi:

– “Aşağıda vereceğim detaylar ve rakamlar, Türkiye ekonomisinin geleceğinin nasıl Çin'e ipotek edildiğini göstermektedir. Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte alışveriş alışkanlıkları hızla elektronik ticarete yöneliyor. 2024 yılında Türkiye’deki e-ticaret hacminin, geçen yıla göre %61,7 artarak 3 trilyon TL'yi geçmesi bekleniyor; 2025'te ise bu rakamın 5 trilyon TL'yi bulacağı belirtiliyor. E-ticaretin genel ticaret içindeki payı %20'ye ulaşmış durumda ve bu oran her yıl giderek artıyor. Artık sokaklarda, caddelerde ya da alışveriş merkezlerinde bulunmaktan çok, hangi elektronik pazar alanında bulunduğunuz daha önemli.”

“Ana Oyuncu ÇİNLİLER OLDU”

Türkiye'de e-ticaret alanında ana oyuncu konumuna Çinliler yerleşti. E-ticaret platformları arasında Trendyol, Hepsiburada, n11, Amazon Türkiye, Çiçek Sepeti ve PTT AVM ön plana çıkıyor. Çinli dev Alibaba’ya ait Trendyol, sektördeki işlemlerin yaklaşık dörtte birini tek başına gerçekleştiriyor. E-ticaret pazarında tekel oluşumunu engellemek amacıyla yasalar çıkarıldı ve işlem hacmine göre lisans ücreti, adeta bir vergi uygulandı. Alibaba’ya bağlı Trendyol için bu yasada sürekli değişiklikler yapılıyor.”

– “Düzenlemeler neticesinde ihracat ve yatırım miktarları e-ticaret işlem hacminden düşmeye başladı. Böylece daha düşük lisans ücretleri oluştu. Bu yıl ilk kez belirlenen lisans ücretleri mart ayında ödendi; ödenen bu tutar kamuoyuyla ve Meclis’le paylaşılmadı.”

“Kamu Çıkarının Korunup Korunmadığı Bilinmiyor”

– “Ancak lisans bedellerinin hesaplanmasında kamunun bir denetim mekanizmasının olmadığını görmekteyiz. Şirketlerin açıklamaları üzerinden hesaplamalar yapılıyor. Böylelikle ödenen lisans ücretinin kamu çıkarını koruyup korumadığı bilinemez hale gelmektedir. İlgili yasayla, hakim konumda bulunan büyük ölçekli pazar yerlerinin reklam harcamaları da kısıtlanmıştır. Bu düzenleme nedeniyle haksız rekabetin önlenmesi amaçlanmıştır.”

– “Ancak bu reklamlar ‘sponsorluk’ adı altında yapıldığında kapsam dışı kalabilmektedir. Sponsorlukların sınırlandırılmaması, rekabeti olumsuz etkiliyor. Büyük ölçekli pazar yerlerinin aşırı indirimler ve kampanyalarla küçük rakiplerini ezmeleri için getirilen indirim limitlerinin çevresinden dolaşılması yeterince denetlenmediği için rekabete zarar vermektedir.”

“Çin'in İki Büyük Oyuncusu Arasındaki Rekabette Türkiye'nin Tercih Yapması İsteniyor”

“Yatırımlara Rağmen Yeni Oyuncular Oyuna Dahil Olamadı”

– “Bunun yanı sıra, Çinli pazar yeri TEMU’nun sektöre verdiği zarar da önemli bir konudur. Halkı yoksulluğa mahkum eden iktidar, düşük fiyatlı ancak kalitesiz TEMU ürünlerinin satışına göz yummaktadır. Her yıl yüz milyonlarca dolar TEMU’ya akarken, birkaç sektöre getirilen göstermelik kısıtlamalar yeterli olmamıştır. Sonuç olarak e-ticaret pazarında dengeli bir yapı oluşturulamadı ve tekelleşme engellenemedi. Milyarlarca dolarlık yerli ve yabancı yatırımlara rağmen yeni oyuncular sektöre dahil olamadılar. Yurt içinde ve dışında yerleşik Çinli pazar yerleri, sektörde hakimiyet kurmuş durumdadır; daha da kötü bir durum ise, Çin’in iki dev oyuncusu arasında rekabette Türkiye'nin tercih yapması beklenmektedir.”

“Türkiye, Çin'e 42 Milyar Dolar Dış Ticaret Açığı Verdi”

– “Bu kısır döngüden kurtulmak adına piyasa verilerinin kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılması, adil ve şeffaf bir denetim yoluyla e-ticaret yasasının tam anlamıyla uygulanması şarttır. Yerli ve yabancı şirketler arasında ayrım yapılmaksızın dengeli bir sektör yapısının sağlanması için gerekli tüm kamusal önlemler alınmalıdır. Hem müşterilerin hem de satıcıların Çinli pazar yerlerinin insafına terk edilmemesi devletin en önemli görevlerinden biridir ve bu görev derhal yerine getirilmelidir. Aksi takdirde Türk sanayisi geri dönülemez bir yok oluş sürecine girebilir. Geçtiğimiz yıl Türkiye, Çin’e 42 milyar dolar dış ticaret açığı verdi. Tüketim malı ithalatı hızla artarken, tekstil ve hazır giyim gibi bazı sanayi kollarında da hızlı bir küçülme gözlemleniyor. Üretim yapmaksızın, hazır ürünleri Çin’den almaktayız.”

“Gerçek Beka Meselesi Budur”

– “Çin, Türkiye'de tedarik zinciri içerisindeki ürünleri ve e-ticaret pazarını kontrol altına almakta. Buraya gelip ne fabrika açıyorlar ne de bilgi transferi sağlıyorlar. Bu gidişle Türkiye’nin GSYH’sinin en az %20’si Çin’in kontrolüne girecek. Yapılan düzenlemeler, Çinli firmalara fayda sağlarken, yerli firmalarımızı oyun dışına itmektedir. AKP’nin, Çin’den yapılan ithalat konusundaki rahatsızlıklarını hiç gördünüz mü? AKP, kendi çıkarları ve varlığı için Türkiye’nin ekonomik potansiyelini ABD’ye, Çin’e ve Rusya’ya peşkeş çekmekten çekinmiyor. Türkiye’nin iktisadi ve diplomatik bağımsızlığı yok olmuştur. Tartışılması gereken gerçek mesele budur.”

reklam

YORUM YAP