

TBMM Genel Kurulu'nda vergi oranlarında değişiklikler, KDV'de istisnaların daraltılması, gayrimenkul ve tapu işlemlerinde vergi düzenlemeleri, kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve kamu gelirlerinin artırılması konusunda 36 maddelik bir kanun teklifi ön plana çıktı. Teklifin ilk 6 maddesi kabul edildi.
Teklifin 2. maddesinin kaldırılması için DEM Parti tarafından verilen önerge üzerine söz alan DEM Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, şu ifadeleri kullandı:
– “Sayın Şimşek'in aklındaki tek şey, dar gelirli herkesten ve her şeyden vergi almak. Örneğin; ikinci el araç satışlarından, dar gelirli kiracılardan, ruhsatlı meslek gruplarından, konut kredisi faizlerinden vergi almak istiyor, fakat ne yazık ki rant vergisi ya da servet vergisi gibi konular aklının uçundan bile geçmiyor. Bu halk, bakanlıklara ayrılan her bütçenin nimetti kimler için kullanıldığını çok iyi biliyor.
– Eğer halkın bütçelerinden alınan rantların vergisini alabilecekseniz, en azından halktan alacağınız vergi yükünü indirin. Zaten yüksek faizle borçlanarak ev sahibi olan bir yurttaş, ödediği faizi gider gösteremeyecek, aynı gelir üzerinden bir kez daha vergilendirilecektir.
– Bu, vergi aracılığıyla kurulan bir ceza rejimidir. Devlet vergi yükünü ev sahibine, ev sahibinin de bu yükü kiracı yurttaşlara yüklemesi kaçınılmaz hale gelecektir ve bu da yeni bir konut krizinin kapıda olduğu anlamına gelmektedir. Bu madde kesinlikle geri çekilmelidir. Tek konut kredisi kullanan vatandaşların gider indirimi hakkı korunmalıdır.”
ÇALIŞKAN: BU YASA SADECE BU MADDESİYLE DEĞİL, BÜTÜNÜYLE DEĞİŞTİRİLMELİDİR
Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan da 2. maddenin geri çekilmesi gerektiğine vurgu yaparak, şu sözleri sarf etti:
– “Şu anda görülen yasa vergi yasası ama içeriği çok farklı: Öncelikle kira geliri ile geçinen vatandaşlarımızdan vergi alınacak. İkincisi, eski araçlara binen asgari ücretli vatandaşlarımız için ikinci el araçlardan nasıl daha fazla vergi alınır konusuna odaklanılmış. Üçüncüsü, SGK primleri artırılarak işverenlerin sigortalı çalışan yerine kaçak işçi çalıştırmasını teşvik ediyorsunuz. Dördüncü olarak, bireysel emeklilik sistemindeki kesintilerle, vatandaşlarımıza kamu desteği sağlanması vaadiyle buraya yönlendirdiniz; şimdi desteklerin kesileceğini açıklıyorsunuz. Beşinci olarak, 16 bin lira emekli maaşı utanç verici bir durum; bunun nasıl daha da azalacağına dair bir yasal düzenleme getirilmekte. Bu yasa sadece bu maddesiyle değil, bütün olarak değiştirilmelidir.”
GÜRER: ÜLKENİN İÇİNDE BULUNDUĞU SORUNLARIN EN BÜYÜK NEDENLERİNDEN BİRİ KAMUCU ANLAYIŞTAN UZAKLAŞMAK
“Vergide adalet beklenen bir ülkede, adalet yerine 'Daha fazla vergi nasıl toplayabiliriz' anlayışıyla hareket ediliyor” diyerek teklifi eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın özelleştirme politikasına da tepki göstererek şöyle devam etti:
– “Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiğinden beri kamu fabrikalarını, limanları, enerji şirketlerini, hazine arazilerini özelleştirdi ama hala halkın cebine yönelerek ne alabiliriz üzerine politika üretiyor. Emeklilerin geçim derdi göz ardı ediliyor; onların ihtiyaçları için gerekli düzenlemeler yapılmıyor. Siz sadece almak ya da satmak üzerine kurguladığınız siyasetle bu ülkenin büyük çoğunluğunu yokluk ve yoksullukla baş başa bırakıyorsunuz.
– Kamu yararını gözeten bir anlayışa dönmek, devletin vatandaş için var olduğunu hatırlamak şarttır. Belli kesimler için çıkarılan yasalar, sadece azınlıklar için değil, tüm toplum için geçerli olmalıdır.”
KIŞ: VATANDAŞIN ATTIĞI HER ADIMDA YENİ BİR ENGEL ÇIKARIYORSUNUZ
Teklifin dar gelirli vatandaşların, emeklilerin ve küçük esnafın sırtına yıkılan bir kara paket olduğunu belirten CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, hükümetin bütçe açığını halkın sırtına yükleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. “Eğer iktidar ekonomi yönetimindeki yetersizliğinin bedelini halktan alıyorsa, bu durumda vergi değil, tahakküm söz konusudur” diyerek iktidarın vergi politikasını eleştiren Kış, şu şekilde devam etti:
– “4. madde 'Borsa İstanbul’da yatırım fonu istisnasını daraltıyoruz' diyerek masum bir düzenleme olarak sunulmaya çalışılıyor. Ancak bu durum, 19 Mart borsa darbesi ve halka arzın getirilerini etkileyen ciddi sonuçlar doğurmuştur. Geçmişte büyük miktarda para buharlaşmış, vatandaşın yıllarca biriktirdiği tasarruflar kaybolmuştur.
– Yapılması gereken, SPK'nın sorumluluğunu netleştirmek, borsa mağdurlarını dinlemek ve suçluları bulmakken, vatandaşa dönüp 'Bedelini sen öde' demek yanlıştır. Bu madde büyük vurgunları önlemek yerine küçük yatırımcıları hedef almaktadır. Meclis'in görevi ise bu sorunları çözmek değil, mağdurları değil, bu sis perdesini aralamaktır.
– Dördüncü geçici vergi dönemi getiriliyor, tapu harçlarında cezalar artırılıyor, araç satışlarında noter harcını yükseltiyorsunuz. 'Vergide sadelik' diyordunuz, fakat vatandaşın her adımında yeni engellerle karşı karşıya bırakıyorsunuz. Devleti, hizmet sunan değil, yük dağıtan bir makine haline getirdiniz.”
Görüşmelerin tamamlanmasının ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi 2 Aralık Salı günü saat 15.00'te yeniden toplanmak üzere kapattı.


