

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda, CHP'nin “TRT'nin özerk ve tarafsız yayın yapmasını sağlamak ve kamuoyunun bilgilenmesini engelleyen unsurların belirlenip çözüm yollarının ortaya konması” amacıyla sunduğu araştırma önergesi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

“TRT'NİN ÜZERİNE VURMA VAKTİ GELDİ”
Önergenin gerekçesini sunmak için söz alan CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, tüplü televizyon ile kürsüye çıkarak şu ifadeleri kullandı:
– “Eskiden televizyon çalışmadığında iki şey yapardık; bir, fişi çeker, geri takardık; iki, televizyonun üzerine vururduk. Şimdi TRT'nin üstüne vurma zamanı gelmiştir. TRT'nin her ildeki merkezine gidip bunu yapmayı hedefliyoruz. 20 gün önce X hesabımdan 'TRT'ye çıkacağım' dedim. TRT ile beklediğimizin çok üzerinde bir etkileşim yaşadık.
– Bir milletvekilinin TRT'ye çıkması, özellikle CHP milletvekilinin çıkmasını herkes garipsedi. Sonrasında İletişim Başkanlığı'ndan Genel Müdür Yardımcısı'nı arıyorlar, 'Bu ne biçim iş?' diye soruyorlar. Neden, bir CHP milletvekili çıkamaz mı? Genel Müdür Yardımcısı da, 'Olmaz efendim, nasıl böyle bir şey olabilir?' diyerek karşılık veriyor. Durumumuz bu kadar ilginç.

“BUGÜN PAHALI TELEVİZYONLARDAN MALESEF TRT'NİN YALANLARINI DİNLEYİP DURUYORUZ”
– TRT artık HD yayın yapılıyor ancak TRT'nin kökleri tamamen yok olmuş durumda. Buradan TRT'ye sesleniyorum: Siyah-beyaz yayın yapın, onurlu bir şekilde yayıncılık yapın. Bu eski televizyonlardan belki görüntü karıncalı, ses cızırtılı geliyordu ama o yayınlar ahlaka, doğruluğa, şerefe, haysiyete dayanarak yapılıyordu. Bugün pahalı televizyonlardan ne yazık ki TRT'nin yalanlarını duyuyoruz.
– Bir öneride bulunalım: Hep birlikte 'TRT, son seçimlerde en yüksek oyu alan partinin propaganda aracı olmuştur' diyelim. Ancak bu size uymayacaktır, çünkü yapılan son seçimlerde en yüksek oyu biz aldık. O zaman şöyle diyebilirsiniz: 'Son genel seçimlerde' yaparsanız, en azından hukuka uygun olur.
– Bir programı inceledik, toplam 42 bölüm çekilmiş. Bu bölümlerin 22'sinde AK Partili milletvekilleri yer almış, kalan 20 bölüm muhalefet arasında paylaştırılmamış. Ak Partili akademisyenler, sendikacılar ve gazeteciler konuk olmuş. TRT, 'CHP'nin Yalan Stratejisi' adıyla bir belgesel hazırlamış. Kamu yayını yapan bir kanal, bir parti hakkında 'yalan stratejisi' temalı bir belgesel yapabilir mi? Bu mümkün değil.
– 31 Mart yerel seçimlerinden önce, Genel Başkanımız demişti ki: 'TRT'ye sürprizimiz olacak.' O sürprizi verdik, birinci parti olduk ve TRT ekranlarında 'CHP, birinci oldu' dendi. Şimdi, genel seçimde de yine 'CHP, birinci parti' diye yayın yapmak zorunda kalacaklar.”

“TRT'YE İKTİDARA HİZMET EDEN BİR KURUM GÖZÜYLE BAKILIYOR”
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı, CHP'nin önergesine destek verdiklerini ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:
– “TRT şirket kuruyor, şirketlerle ortaklık yapabiliyor, yönetim kurulu üyelerinin maaşlarını kendisi belirleyebiliyor, kamulaştırma yapabiliyor, hazine arazilerini bedelsiz kullanabiliyor. Kamuya ait tüm bağlayıcıklardan muaf olan TRT, Genel Müdür maaşını belirleyince kendini kamunun bir parçası olarak tanımlamaktan geri durmuyor.
– Mali ve idari açıdan bağımsız görünse de, kamu yayıncılığı yaparken borazanlıkla yaftalanacak kadar taraflı ve bağımlı bir tutum sergiliyor. TRT, patronunun millet değil, iktidar olduğunu zannediyor.

– Sahip olduğu imtiyazı, milletin parasıyla milleti kandırmak için kullanıyor; bu paralarla milletin siyasi temsilcilerini karalamak için, iftira ve manipülasyon için harcanıyor. Anayasa’nın ruhundan kopmuş, bir tahakküm aracına dönüşmüştür ve TRT'ye dokunulmaz olmadığını hatırlatmak, milletin vekilleri olarak bizim sorumluluğumuzdur.

“TRT, İKTİDARIN SESİ OLMAK ÜZERE DÖNÜŞMÜŞTÜR”
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Anayasa’da TRT’ye dair yer alan maddelere atıfta bulunarak şunları dile getirdi:
– “Anayasa net bir şekilde 'TRT özerk olacak' ve 'halkın olacak' diyor fakat şu an TRT, iktidarın sesi durumuna gelmiştir. Hatırlarsanız, merhum Mehmet Ali Birand o dönemde TRT'de 32. Gün programını yapıyordu, devlet yetkilileri ve muhalif partilerin temsilcileriyle tartışmayı yürütüyordu. Ancak şimdi TRT'de durum nedir?
– Tek bir koltuk var, o koltukta yalnızca iktidar temsilcileri oturuyor. Eski dönemlere kıyasla, sadece o tek ses var; TRT artık, talimatlarla yayın yapan bir kuruluş konumuna gelmiştir. Basın özgürlüğü, demokratik ifade özgürlüğü ve siyasi rekabette eşitlik, artık kâğıt üzerinde kalmıştır.

BAHÇELİ DESTEKLEDİ, ERDOĞAN YEŞİL IŞIK YAKMIŞTI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP lideri Özgür Özel'in Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının yargılandığı davaların canlı yayınlanması çağrısına destek vermişti. Bahçeli, “Bu beklentinin akılcı değerlendirilerek ortamda teşhir edilmesini umuyoruz. Türk milleti gerçeği görmeli” şeklinde açıklama yapmıştı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kararın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından belirleneceğini vurguladı ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 183. maddesinin değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NEFES muhabiri Nisanur Yıldırım'ın sorusu üzerine Bahçeli'nin açıklamalarını olumlu değerlendirerek, “Bahçeli böyle bir şey demişse, benim için gayet güzel bir değerlendirmedir. Hayırlı olur inşallah” dedi.


