reklam
reklam
DOLAR 43,9809 % 0.08
EURO 51,7740 % -0.4
STERLIN 59,0376 % -0.44
FRANG 57,1849 % 0.02
ALTIN 7.601,05 % 2,22
BITCOIN 66.566,00 -0.702
reklam

Cumhuriyetin İlanı Sırasında TBMM'de Yaşananlar

Yayınlanma Tarihi : Google News
Cumhuriyetin İlanı Sırasında TBMM'de Yaşananlar
reklam

Türkiye'de “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ilkesiyle temellendirilen ve demokrasiyi pekiştiren Cumhuriyet'in ilan edilişinin üstünden 102 yıl geçti.

Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının sonrasında, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türk devletinin yönünü çağdaşlaşma ve demokrasi yönünde belirledi.

Ankara'nın Türkiye'nin hükümet merkezi olmasının ardından mevcut rejimin adının netleştirilmesi ve yeni devlet başkanının seçilmesi gerekliliği ortaya çıktı. O güne dek devlet başkanlığı görevini, TBMM Başkanı olarak Mustafa Kemal Paşa yürütüyordu.

Birçok yabancı ülke, Lozan Antlaşması'nın onayı için Türkiye'deki yeni devlet rejiminin daha açık bir şekilde belirlenmesini talep ediyordu. Bu dönemde, İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası ve Meclis’in güvenini kazanacak bir kabine listesinin oluşturulamaması acil bir çözüm gereksinimi doğurdu.

25 Ekim 1923 tarihinde hükümetin istifasıyla bir bunalım ortaya çıktı. Bu durum Atatürk'e cumhuriyeti ilan etmek için beklediği fırsatı sundu. 28 Ekim 1923 akşamı, hükümetin kurulamaması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Çankaya Köşkü'nde arkadaşlarına “Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz.” diyerek niyetini açıkladı.

O gece Atatürk, İsmet İnönü ile birlikte 1921 Anayasası'nın bazı maddelerini değiştiren bir kanun tasarısı hazırladı.

“Türkiye Devleti bir cumhuriyettir”

Arşiv belgelerine göre, Meclis 29 Ekim 1923 Pazartesi günü saat 18.00'de İsmet İnönü başkanlığında toplandı. Anayasa Komisyonu tarafından sunulan anayasa değişikliği teklifi acilen gündeme alındı.

Görüşülen tasarıda şu maddeler yer aldı:

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Ulusal işlerin fiili yönetim şekli halka dayanmaktadır. Türkiye Devleti bir cumhuriyettir.

Türkiye Devleti'nin dini İslam, resmi dili Türkçedir.

Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından yönetilir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı, Genel Kurulun toplantısında kendi üyeleri arasında Millet Meclisi tarafından bir yasama dönemi süresi için seçilir. Cumhurbaşkanı görevini halefinin seçilene kadar sürdürür. Geçmiş başkan yeniden seçilebilir.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Türk Devleti'nin başıdır. Bu sıfatla, gerekli gördüğünde Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulu başkanlığını yapar.

Kurul Başkanı, Cumhurbaşkanı tarafından ve Meclis üyeleri arasından seçilir. Diğer bakanlar ise yine milletvekilleri arasında, Kurul Başkanı tarafından belirlenir. Kurulun listesi, Büyük Millet Meclisi'nin onayına Cumhurbaşkanı tarafından sunulur.”

“Yaşasın Cumhuriyet!” sesleri ve alkışlar…

Komisyon adına söz alan Yunus Nadi Bey, Mondros Mütarekesi'ne kadar yaşanan olayları hatırlatarak cumhuriyetin ilanının gerekliliğini vurguladı. Sonrasında Vasıf Bey, cumhuriyeti övdü.

Daha sonra Eyüp Sabri Hoca Efendi, gecikmeden cumhurbaşkanının seçimi ile devam edilmesini talep etti.

Konuşmaların ardından tasarı, saat 20.30'da oturuma katılan 158 üyenin oybirliğiyle kabul edildi. Cumhuriyetin ilanı “Yaşasın Cumhuriyet!” sesleri ve alkışlarla kutlandı.

“Türkiye, dünya devletleri arasında layık olduğu yeri ispat edecektir”

Cumhuriyetin ilanından sonra, cumhurbaşkanlığı seçimlerine geçildi. Gizli oylamada, 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Gazi Mustafa Kemal, TBMM tarafından yeni Türk devletinin ilk cumhurbaşkanı seçildi.

Cumhurbaşkanı unvanıyla Meclis’e hitap eden Mustafa Kemal Paşa'nın konuşması TBMM kayıtlarında şöyle yer aldı:

“Efendiler; asırlardır Doğu'da haksızlığa ve zulme maruz kalmış olan milletimiz, Türk milleti, gerçekte sahip olduğu yüksek kabiliyetlerden yoksun sanılıyordu.

Son yıllarda milletimizin fiili olarak gösterdiği kabiliyet, istidat ve kavrayış, kendi hakkında kötü düşünenlerin gerçeği görmekten ne kadar uzak olduklarını ispat etmiştir.

Milletimiz, sahip olduğu vasıfları ve değeri, hükümetin yeni adıyla medeniyet dünyasına daha kolay gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletleri arasında tutunması gereken yeri eserleriyle ispat edecektir.

Arkadaşlar; bu yüksek rejimi yaratan Türk milletinin son dört yıl içerisinde kazandığı zafer, bundan sonra daha fazlası ile kendini gösterecektir. Ben, kazandığım güven ve itimadı layık olmak için, önemli gördüğüm bir noktadaki ihtiyacı belirtmek zorundayım. O ihtiyaç, yüce heyetinizin şahsıma karşı gösterdiği sevgi, güven ve desteğin devamıdır. Ancak bu sayede ve Tanrı'nın yardımıyla, bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri en iyi şekilde yapabileceğime ümit ediyorum.

Daima sayın arkadaşlarımın ellerine sıkı bir şekilde yapışarak, kendimi onlardan bir an bile uzak görmeden çalışacağım. Milletin sevgi ve güvenine dayanarak, birlikte ileri gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve muzaffer olacak.”

reklam

YORUM YAP