

Seçim dönemlerinde Cumhur İttifakı çerçevesinde AKP ve MHP ile birlikte hareket eden Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 2024 yılı asgari ücretinin brüt 33 bin 30 lira, net 28 bin 75 lira 50 kuruş olarak belirlenmesini eleştirdi.
Destici, “Bu konuyla ilgili daha önce görüşümüzü yüzde 50 artış yapılması gerektiği yönünde belirtmiştik” diyerek şu şekilde devam etti:
“2024 yılı enflasyonu, 2025'te asgari ücretliye verilmedi. 45-46 enflasyon oranı üzerine yüzde 3 değerlendirme yapılması, işçilerin yaklaşık yüzde 50 zam alması gerektiği anlamına geliyordu. Fakat sadece yüzde 30 oranında bir artış sağlandı.”
Bu kaybın bu yıl telafi edilmesi gerektiğini belirten Destici, 2025 yılı için beklenen enflasyonun yüzde 31-32 arasında olacağının altını çizerek, “Dolayısıyla yüzde 50'lik bir zam, adaletli ve hakkaniyetli olurdu. Ancak bu olmadı ve yalnızca yüzde 27'lik bir artış duyuruldu.” dedi.
'ASGARİ ÜCRET BİR SADAKA DEĞİLDİR'
Dürüstçe belirtmeliyim ki, asgari ücret bir sadaka değildir. Asgari ücret, işçinin alın teriyle elde ettiği bir gelirdir ve açıklanan rakam asgari ücretlinin emeklerinin karşılığı değildir. Duyurulan asgari ücret, milyonlarca işçi ve ailesinin gerçekteki yaşam şartlarını karşılamaktan uzaktır.
Büyük Birlik Partisi olarak sürekli ifade ettiğimiz gibi, asgari ücret bir lütuf ya da yardım değildir. Emekçinin, çalışanın alın terinin karşılığıdır. Açıklanan rakam bu karşılığı asla vermemektedir.
'VİCDANLARI YARALAYAN BİR HAKSIZLIK VAR'
Dün açıklanan bu asgari ücret rakamı vicdanları yaralamıştır. Çünkü asgari ücret, yalnızca bir bireyin maaşı değil, bir hanenin geçim tutarıdır. Bir babanın ailesine onurla dönebilmesi, bir annenin çocuğuna karşı mahcup olmaması demektir.
'AİLE BİRLİĞİNİ DE ÇATIRDATIYOR'
Bugün duyurulan rakam, ailelerin yaşadığı geçim sorunlarını hafifletmekten çok, derinleştirecektir. Bu durum, aile birliğini de tehdit etmektedir. Tekrar belirtmek isteriz ki, asgari ücret bir sadaka değildir, işçinin alın teridir.
'TALEBİMİZ YÜZDE 50 ARTIŞ'
Açıklanan rakam, kabul edilebilir bir oran değildir. İşçinin ve emekçinin hakkını teslim edecek, aileleri ayakta tutacak bir ücret sağlanmalıdır. Bizim talebimiz yüzde 50 artıştır, bunu gerekçeleriyle ifade ettik. En azından bu, insan onuruna yakışır bir yaşamın asgari şartıdır.”


