reklam
reklam
DOLAR 43,2789 % 0.22
EURO 50,2002 % -0.1
STERLIN 57,9103 % -0.02
FRANG 53,8965 % 0.28
ALTIN 6.375,38 % -0,30
BITCOIN 95.000,00 -0.501
reklam

Danıştay, zeytin ve incir kesimlerine geçici olarak 'dur' dedi

Yayınlanma Tarihi : Google News
Danıştay, zeytin ve incir kesimlerine geçici olarak 'dur' dedi
reklam

İzmir’in Belevi-Tire yolu yenileme çalışmaları sırasında, Çayırlı Mahallesi'nde bazı mülklerin 16 Ocak tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı Kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilmişti. Bu karar kapsamında bölgede bulunan zeytin, incir ve çam ağaçlarının kesimine başlanmıştı.

Acele kamulaştırma kararına ve pek çok ağacın kesilmesine karşı çıkan mahalle sakinleri, yürütmeyi durdurma talebiyle mahkemeye başvurmuştu.

Acele kamulaştırma kararı verilen mülk sahipleri; Fazlı Sipahi, Tülay Yıldırım, Emine Fethiye Yıldırım, Süleyman Keskin ve Filiz İçen, açtıkları davada, söz konusu arazilerde zeytin ve incir ağaçlarının bulunduğunu, ailelerinin bu bahçelerle geçim sağladığını ve zeytinliklerin sökülmesinin 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu’na aykırı olduğunu ifade etti. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı kararına ekli kamulaştırma listesinde hangi mülklerin bulunduğunun belirlenmemiş olmasının da hukuka aykırılık teşkil ettiğine dikkat çekildi.

Davacı mahalle sakinleri, olağan kamulaştırma yönteminin tercih edilmesi gerektiği halde acele kamulaştırmanın yapılmasının mülkiyet hakkının ihlali anlamına geldiğini ve Anayasa'nın ilgili maddelerine aykırı olduğunu belirtti.

İDARE: “TRAFİK GÜVENLİĞİ VE KAMU YARARI İÇİN GEREKLİ” DEDİ

Cumhurbaşkanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü ise savunmalarında, davanın zamansız açıldığını öne sürdü. Belevi-Tire yolunun, Tire’yi Selçuk ve İzmir–Aydın otoyoluna bağlayan en kısa güzergah olduğu, artan nüfus ve trafik yoğunluğunun mevcut yolu yetersiz bıraktığı ve projenin tamamlanmaması durumunda can ve mal güvenliğinin tehdit altında olacağını savundu. Bu gerekçelerle, acele kamulaştırmanın kamu yararı gözetilerek yapıldığını ifade ettiler.

Dosyayı inceleyen Danıştay Tetkik Hâkimi, yürütmenin durdurulması gerektiğini belirtti.

TARIM DIŞI KULLANIM İZNİ ALINMADI

Danıştay 6. Dairesi, dosyadaki belgeleri ve taraf savunmalarını inceledikten sonra, tarım dışı kullanıma ilişkin izin alınmadan acele kamulaştırmaya gidildiğini tespit etti. Kararda, İzmir Valiliği Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nün yazısına atıfta bulunarak, “5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında tarımsal etüt yapılması gerektiği belirtilmiş, ancak bu yazışmalar dışında henüz söz konusu taşınmaz için verilmiş bir tarım dışı kullanım izninin bulunmadığı anlaşılmıştır” denildi.

Mahkeme, 2014 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan tarım dışı kullanım başvurusunun sonuçlandırılmadığını ve dolayısıyla geçerli bir iznin mevcut olmadığını kaydetti.

“İZİNSİZ KAMULAŞTIRMA HUKUKA AYKIRI”

Kararda, mülkiyet hakkının yalnızca kamu yararı amacıyla sınırlandırılabileceği vurgulanarak, şu ifadeler yer aldı:

“Anayasa'nın 35. maddesi gereğince, mülkiyet hakkı ancak kamu yararı amacı doğrultusunda Anayasa’ya uygun bir kanunla sınırlandırılabilir. Fakat, bu düzenlemelerin öncelikle kamu yararına dayanması gerekmekte, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile ortadan kaldırılması, kamu yararının özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır.

Bu nedenle, tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlar için tarım dışı kullanıma dayanan bir kamulaştırma yapılırken, 5403 sayılı Kanun gereğince gereken tarım dışı kullanım izninin mevcut olmaması, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabileceği hükmüne de aykırılık teşkil edecektir.

Sonuçta, uyuşmazlığa konu mülkler için herhangi bir tarım dışı kullanım izninin olmaması nedeniyle, bu proje bölgesindeki tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılması, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na uygun bir izin alınmasına bağlı olduğundan anılan prosedürün yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararının ilgili kısmının hukuka uygun olmadığı ve uygulanması halinde telafisi güç zararların doğabileceği sonucuna varılmıştır.”

Danıştay, bu gerekçelerle 16 Ocak 2025 tarihli ve 9416 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın, mahalle sakinlerine ait taşınmazlar açısından yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.

reklam

YORUM YAP