

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bazı milletvekilleri ile Meclis'te basın toplantısı düzenledi.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump'ın, saldırıların 3-4 gün içinde tamamlanacağını ifade ettiğini ve bir rejim değişikliği iması verecek şekilde bir hedef belirlediğini söyledi.
“ABD, İSRAİL'İN PEŞİNE TAKILMIŞ”
Davutoğlu, “Şimdi geldiğimiz noktada ise yine Amerika Birleşik Devletleri Başkanı bu saldırının 4-5 hafta sürebileceğini söyledi. ABD, bu savaşa girerken stratejik planlama yapmamış, kafaları karışık ve İsrail'in peşine takılmış. Bir küresel güç olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin, İsrail'in peşine takılması başlı başına büyük bir facianın işaretidir” değerlendirmesini yaptı.
Saldırıların kapsamının genişlediğini ve Körfez ülkelerine kadar büyüdüğünü dile getiren Davutoğlu, “Önce Amerika-İsrail diye başlayan saldırı, sonra Körfez ülkelerini içine alacak şekilde genişledi. Temasta bulunduğum birçok Arap dostum, 'Kendimizi savaşın içinde bulduk' diyor ve İran kadar ABD'yi de sorumlu görüyor” dedi.

“ABD, MUHTEMELEN TÜRKİYE'YE BASKI YAPACAK”
Türkiye’ye yönelik olası baskılara işaret eden Davutoğlu, “Bu savaş böyle devam ederse ABD, muhtemelen Türkiye üzerine de baskı yapacak ve ‘safını seç’ noktasına götürebilecek bir iş” ifadelerini kullandı. Irak örneğini hatırlatan Davutoğlu, “Kara ordusu olmadan rejim değişmiyor. 12 yıl Irak’ı bombaladılar, rejim değişmedi. Kara ordusu girdiğinde de Irak halkı 1 milyon can kaybetti. Bugün Kongre’de yapılan sunumdan sonra bir senatörün yaptığı açıklama çarpıcıdır. Diyor ki: 'Görünen o ki Trump bizden kara ordusu kullanımı isteyecek'. Ya da Irak’tan, özellikle Kürtlerden destek alacak. Nitekim Irak Kürt bölgesinden de liderlerle görüşüldüğü bilgisi geliyor” şeklinde konuştu.
“SAVAŞIN DIŞINDA KALMALI”
Türkiye’nin izlemesi gereken politikaya ilişkin değerlendirmesinde Davutoğlu, şunları kaydetti:
– Şu ana kadar sürdürülen tarafsızlık, Türkiye’yi savaşın dışında tutma politikasını doğru görüyorum. Ama tarafsızlık uzaktaysa yeter, yakındaysa tarafsızlık yetmez. Yakındaysanız yapacağınız iş tarafsızlık değildir, aktif tarafsızlıktır.
– 'Türkiye’deki üsler, radarlar hiçbir şekilde İran’a karşı bir savaşın parçası olmayacak' denilmesi lazım, eğer böyle bir talep gelirse aynı gün Türkiye’deki üslerde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin denetimi sağlanmalı, Kürecik Üssü kapatılması gerekiyorsa kapatılmalı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin denetimi dışında hiçbir faaliyete izin verilmemeli. Ne ile karşılaşacağımızı bilemeyiz. Türkiye bu savaşın dışında kalmalı.
Davutoğlu, Türkiye'nin yoğun aktif diplomasi başlatması, ABD ile onlar baskı yapmadan doğrudan temas etmesi önerisinde de bulunarak, Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve MİT’in koordinasyonunda bir heyetin Amerika tarafıyla konuşması gerektiğini dile getirdi. Ahmet Davutoğlu, “Amerikalılara onları dinleyerek etki yapamazsınız” ifadesini kullandı.
“TÜRKİYE'NİN 'FRENE BASIN' DEME HAKKI VAR”
Türkiye’nin konuyu yalnızca ikili düzeyde değil, Avrupa liderleriyle de ele alması gerektiğini aktaran Davutoğlu, “Avrupa şu anda yöne ihtiyaç hissediyor. İki ülke, İspanya ve Norveç, tutumlarını net belirlediler. İkisi de NATO üyesi. Türkiye'nin bu konuda artık 'Bir dakika, frene basın' deme hakkı var. Amerika tarafına 'Bir dakika, frene basın. Nereye gidiyorsunuz? Hadi gidiyorsunuz, bizi niye sürüklüyorsunuz?' deme hakkı var” diye konuştu.
Gelecek Partisi Genel Başkanı, büyük bir savaşın yaklaşmakta olduğunu belirterek, “Bir savaşın eşiğinde olduğumuzu görerek muhalefet de dahil herkesle istişari bir yapı kurulması lazım. Dışişleri Bakanlığı'nın bunu kurması lazım. Yarın ne olacağı belli değilse önce içeriyi tahkim etmek gerekir. Kutuplaştırmamak, içerideki yaraları kapatmak ve kimseyi ötekileştirmemek lazım” görüşüne yer verdi.
“AKARYAKIT FİYATLARINI HALKA YANSITMAYIN”
Türkiye'nin, böyle bir savaşa ekonomik olarak hazır olmadığını belirterek, şu önerilerde bulundu:
“Şimdi yapılması gereken şu: Artan mazot fiyatlarını asla halka yansıtmayın. ÖTV'den fedakarlık edin. Diyeceksiniz ki ÖTV'den fedakârlık edersek gelirler azalacak, bütçe açığı artacak. O zaman tasarruf yapın. Lüksü, şatafatı, israfı kesin. Gereksiz hiçbir yatırım yapmayın. Savunma sanayi hariç. Elinizdeki askeri envanteri artırın.”


