reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 90.908,93 0.422
reklam

DEM Parti: SDG Yönetecilerini Ankara'ya Davet Edin

Yayınlanma Tarihi : Google News
DEM Parti: SDG Yönetecilerini Ankara'ya Davet Edin
reklam

Suriye'nin Halep kentindeki Şeyh Maksud Mahallesi'nde Suriye ordusunun gerçekleştirdiği operasyonlar sonucu köşeye sıkışan YPG/SDG üyesi teröristlerin son grubu, ülkenin kuzeydoğusuna tahliye edildi.

Halep'teki gelişmeleri değerlendiren DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, parti genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. DEM partili milletvekillerinin de katıldığı toplantıda konuşan Hatimoğulları, “Uluslararası güçlere ve garantör ülkelere açık çağrımızdır; sorumluluklarınızı yerine getirin. Yanı başınızdaki güçler katliam yaparken sessiz kalmaktan vazgeçin. Bu saldırıları derhal durdurun. Şeyh Maksud ve Eşrefiye'deki saldırılar, ‘geçici yönetim’ adı altında HTŞ ve bağlı çetelerin gerçekleştirdiği insanlık dışı ve meşru olmayan eylemlerdir” dedi.

Milli Savunma Bakanlığı'na hitap eden Hatimoğulları, “Gerilimi artıran söylemlerden hemen vazgeçin. Yapılan açıklamalar bu saldırıları teşvik ediyor. Suriye hakkında kurulan her sorumsuz cümle, Şeyh Maksud ve Eşrefiye'ye bomba ve mermi olarak geri dönüyor. Milyonlarca Kürt'ün yüreğini yaralıyor. Bazı sözler, bazen silahtan daha fazla zarar verebiliyor” şeklinde konuştu.

HAKAN FİDAN'A: SİZ DİPLOMAT MISINIZ, ASKER Mİ?

Bakırhan, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG), Suriye Ordusu ile Halep'teki günler süren çatışmaların ardından, kentin Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerindeki unsurlarını çekmeyi kabul etmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. Şunları ekledi:

– Buradan savaşa katılanlara açık ve net bir çağrı yapmak istiyorum; bu saldırıların bir parçası olmayın. Gerilimi artıran değil, çözüme katkı veren bir rol üstlenin. Diyalog kapılarını açın. Ancak ne yazık ki pratikte bunun tam tersi yaşanmıştır. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın 'ya güç görecekler, ya da güç tehdidi' ifadeleri, diplomasi değil, çatışma dilidir. Soruyoruz, siz bir diplomat mısınız yoksa asker misiniz? Diplomasi koridorlarında mı, yoksa savaş odasında mı konuşuyorsunuz, karar verin. Eğer diplomatsanız, diplomatik rolünüzü oynayın.

– Bu dil, İmralı'dan yükselen barış iradesini Suriye'de bastırma girişimidir. Bunun ötesi yok. Bu tutum, sürece karşı darbe mekanizmasının Suriye'de aktif şekilde devreye girmesidir. 'Halep'te çözümü baltalarsak, Ankara'daki çözümü de baltalarız' anlayışı burada hakim. Bu tehlikeli oyunu herkes görmeli. En başta Türkiye'de yaşayan halklarımız. Oysa çözüm mümkündür ve ortadadır. Ne yapmak gerekiyor? SDG yöneticilerini Ankara'ya davet edin. Bir masada oturun, görüşün, konuşun. Çözümü birlikte arayın. Ama bazıları gerilimi sürdürmeyi tercih ediyor. Kürtlerin acı çekmesini istiyor.

reklam

YORUM YAP