

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun, üye tam sayısının 5'te 3 nitelikli çoğunluğunun oyuyla İmralı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'na gitme kararına ilişkin, “Bu ülkenin, yani Cumhuriyetin kurucu partisinin adaya gitmekten kaçınması ve bu sürece olan yaklaşımı bizler tarafından üzüntüyle karşılanmıştır.” şeklinde konuştu.
Hatimoğulları, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından merkez Yenişehir ilçesindeki bir otelde düzenlenen “Barış ve Demokratik Toplum Sürecinde Nöroçeşitliler ve Eşit Yurttaşlık Çalıştayı”nda yaptığı konuşmada, çalıştayda otistik bireyler, anneler, babalar, uzmanlar ve aktivistlerin bilgi ve deneyimlerini paylaşacağını aktardı.
Türkiye tarihinde önemli bir gelişmeye tanıklık ettiklerini belirten Hatimoğulları, TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun tarihi bir karara imza attığını ifade etti.
Hatimoğulları, alınan kararın Türkiye'deki 86 milyona katkıda bulunacak olumlu bir sonucu beraberinde getirmesini dileyerek sözlerine devam etti:
“Bu gerçekten tarihi bir karar; ancak üzülerek belirtmeliyim ki bu karara, komisyona üye olan tüm milletvekili ve siyasi partilerle birlikte oy birliğiyle varmak isterdik, ancak bu mümkün olmadı ve oy çokluğuyla karara varıldı. Bu ülkenin, yani Cumhuriyetin kurucu partisinin adaya gitmekten imtina etmesi ve bu sürece yaklaşımının bizleri üzdüğünü belirtmek isterim. Hangi partiye mensup olursa olsun, hangi ideolojiden besleniyor olursak olalım, Kürt sorununun çözümünü barış ve demokratik toplum inşasını en öncelikli görev ve sorumluluk olarak kabul etmeliyiz. Bu süreç, kimsenin ve hiçbir siyasi partinin çıkarlarına, iktidarlarını korumalarına veya iktidar olmalarına alet edilemeyecek bir süreçtir. Ayrı bir süreçtir ve geçmişteki deneyimlerden tamamen farklı bir ilerleyiş göstermektedir.”
“Terörsüz Türkiye” sürecine karşı çıkanlara seslenen Hatimoğulları, “Ne olursa olsun, eldeki bu tarihi fırsatı onurlu bir barış ve demokratik bir çözümle taçlandırmalıyız. Hiç kimsenin bu durumdan kaçma lüksü yoktur. Bir kez daha bu kararın kalıcı bir barışa vesile olmasını umuyoruz. Kürt sorununun çözülmesi konusunda herkesi tüm güçleriyle katkı sağlamaya davet ediyoruz.” şeklinde konuştu.


