

11. Yargı Paketi'nde yapılan düzenlemeye göre, 31 Temmuz 2023 tarihinden önce işlenen suçlarda hükümlülerin açık cezaevine geçiş süreleri ve denetimli serbestlik süreleri üç yıl öne çekiliyor. Bu tarih sınırı, 6 Şubat depremleri ve öncesindeki iş cinayetlerini de kapsıyor.
6 Şubat'taki depremlerde Hatay’ın Antakya ilçesindeki Rönesans Rezidans'ın çökmesi sonucu 269 kişi hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştır. Halen pek çok kişinin cenazesine ulaşılamamıştır.
Cemile İncili, deprem sırasında Rönesans Rezidans'ta ablası Mevlüde Yıldız İncili ve yeğeni Mehmet Şükrü İncili ile birlikte bulundu. İki gün boyunca enkaz altında kalan İncili, aylar süren tedavi sürecinin ardından, kardeşi ve yeğeninin cansız bedenlerine hâlâ ulaşamamıştır.
Düzenlemeye tepki gösteren Cemile İncili, bu yasayı öğrendiğinden beri kendisini ikinci kez enkaz altında kalmış gibi hissettiğini ifade etti.
BİR YANDA ADALET MÜCADELESİ BİR YANDA KAYIPLARINI ARAMA
İncili, yaptığı açıklamada zor bir sürecin içerisinden geçtiğini kaydetti. Depremden 2,5 ay sonra iyileşmesiyle kayıplarını arama sürecine başladığını anlatan İncili, aramadığı yer ve başvurmadığı yetkili kalmadığını belirtti.
İncili, “Gitmediğim bir yetkili kalmadı. Ardından mahkeme süreci başladı, müteahhit yakalandı. Hayatın zorlukları üst üste geldi. Bir yanda sevdiklerimi bulmaya çalıştım, bir cenazesine bile ulaşmayı umdum. Bunun mücadelesini veriyorum. Diğer yandan da mahkemelere gidiyorum. Mahkemede suçluların cezasını ispat etmeye çalışıyoruz; mağdurken bu süreç oldukça zoruma gidiyor” dedi.
“SUÇLULARDAN SERBEST KALMALARINI KABUL ETMİYORUM”
İncili, iki aya kadar depremin üçüncü yılına gireceğini ve mahkeme sürecinin devam ettiğini belirterek, suçluların “olası kast” yerine “kasıtlı adam öldürmekten” yargılanmalarını talep etti:
– “Bir yandan ceza için uğraşıyoruz, diğer yandan da çektiğimiz acılar için mücadele veriyoruz. Yeni çıkan yasanın 27’nci maddesini duyduğum günden beri kendimi tekrar enkazın içinde hissettim. Hem sevdiklerimi bulamıyorum, hem mahkeme süreci ve yaşadığımız zorluklar büyük acılar yaratıyor.
– Eğer bu madde yürürlüğe girerse, gözümüzün içine baka baka serbest kalmalarını kabul edemem. Bu durum bana büyük bir acı veriyor, kendimi yeniden enkaz altında kalmış gibi hissediyorum. Devletimizin 53 bin vefat edene böyle bir haksızlık yapmamasını diliyorum. Bu yasanın bir an önce geri çekilmesini, deprem kayıpları ve mağdurları adına istiyorum. 27’nci madde mutlaka geri alınmalıdır.”
“RÜŞVET OLMASAYDI CANLARIM SAĞ OLURDU”
Cemile İncili, müteahhitlerin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerinin ve binaya imar izni verenlerin ceza almasını istediğini vurgulayarak, “Devlet bunları affederse, müteahhitler ceza almayacaklarını bilecekleri için yine aynı hataları yapacaklardır. Bu duruma çok üzülüyorum; hiç kimse enkaz altında kalmadı. İki gün enkazda kaldım, vücudumdaki ağrıdan öte canlarımı görememenin acısını kimse anlayamaz.
– Mücadelemiz kayıp aileler adına, sonraki nesillerin canı yanmasın diye. Kimse sevdiklerini kaybetmesin, deprem yıkmadı; müteahhitler canlarımızı öldürdü. Binalar sağlam olsaydı, denetimler düzgün yapılsaydı, rüşvetle göz yumulmasaydı, bugün canlarım sağ olacaktı.”
ABLASINDAN VE YEĞENİNDEN TEK HATIRA BİR FOTOĞRAF
Cemile İncili, ablası ve yeğeninden geriye hiçbir hatıra kalmadığını, sosyal medyadan bulduğu fotoğrafları birleştirerek tek bir fotoğraf elde ettiğini aktardı. Fotoğrafın hikayesini şu şekilde anlattı:
“Bu resim, ablamla ilgili anılarımı taşıyan bir fotoğraf. Ablamla bir düğüne katıldığımızda çekilmiş bir resim, canım yeğenim de İstanbul sokaklarında otururken fotoğraflanmıştı. İkisini bir arada, birbirine bakar gibi görmek istedim.
– Çünkü hiçbir hatıra kalmadı elimde. Bu görüntüleri birleştirerek, sanki o son günkü gibi el ele tutuşup, melek oldukları gibi hayal ettim. Tek elimde kalan hatıra bu, başka hiçbir şey yok. Ne canlarımı bulabildim ne adalet sonuçlandı.”



