

MERVE ŞİŞMAN / NEFES
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, pazar gezdi. Bir pazarcı tezgahında Dervişoğlu, “Domates 200 TL, salatalık 100 TL emekli maaşı 20 bin TL. Pazar bu saatte dolu dolu olması lazım. Vatandaşın elinde poşetlerle dolu dolu gitmesi lazım. Bu domatesi üreten satarken memnun değil. Pazarcı memnun değil, vatandaş memnun değil. Üreticinin, satanın, alanın mutlu olduğu bir Türkiye lazım” dedi.
“200 LİRAYLA NE ALACAĞIMI BİLMİYORUM”
Alışveriş yapmak için pazara gelen bir kadın, ekonomik koşullara tepki göstererek, “Memlekete küsmüyorum ama bizi ne hale düşürdüler. Çıkamıyoruz bu işin içinden. Niye elimizden tutmuyorlar? Pazara geldim ama neyle alışveriş yapacağım, 200 lirayla ne alacağımı bilmiyorum” sözleriyle yaşadığı çaresizliği ağlayarak dile getirdi. Vatandaşların büyük bölümünün tezgahları dolaşıp yalnızca fiyat sormakla yetindiği, alışveriş yapamadan ayrıldığı görüldü.

“ESKİDEN ALIŞVERİŞ YAPARDIK, ŞİMDİ YAPAMIYORUZ”
NEFES’in sorularını yanıtlayan 82 yaşındaki Leman Devecen ise geçim sıkıntısını rakamlarla anlattı. Eşinden kalan emekli maaşıyla yaşamaya çalıştığını belirten Devecen, “16 bin lira maaş alıyorum. Alışveriş yapacaksam kızlarım yardım ediyor. Üç poşet malzemeye 650 lira verdim. Eskiden pazarlar böyle değildi, ‘alışveriş yaptık’ derdik. Şimdi alışveriş yapamıyoruz, cebimizde para yok” dedi. Pazardaki fiyatların her geçen gün arttığını ifade eden Devecen, “Artık 700-800 lira harcıyoruz ama hiçbir şey alamıyoruz. Daha yeni çıktım, iki poşete 400 lira verdim. Poşetimin içinde sadece portakal ve havuç var” diyerek yaşadığı durumu özetledi.
PAZARCI DA DERTLİ: KÂR YOK, AYAKTA KALMAYA ÇALIŞIYORUZ
Tezgahın diğer tarafında da durum farklı değil. Domates satan bir esnaf, artan maliyetler nedeniyle kazanç elde edemediklerini belirterek, “Nakliye, hal gideri derken domatesin maliyeti 140 liraya geliyor. Biz 150 liraya satıyoruz ama ortada kar yok. Sadece ayakta kalmaya çalışıyoruz” diye konuştu. Başka bir pazarcı ise hem satışların düştüğünü hem de giderlerin katlandığını vurguladı.
Pazarcı, “Mazot aldı başını gitti, yer parası, elektrik, kasa maliyeti… Hepsi katlandı. Vatandaş alamıyor, biz satamıyoruz. Akşam tezgahı toplarken ürün elimizde kalıyor. Çöpe gitmesin diye zararına veriyoruz” dedi. Bir diğer esnaf da geleceğe dair kaygısını dile getirerek, “Eskiden sabah açtığımız tezgahı akşam boşaltırdık, şimdi yarısı kalıyor. İnsanlar fiyat sorup gidiyor. Biz de mecburen fiyat düşürmeye çalışıyoruz ama bu sefer zarar ediyoruz. Böyle giderse tezgah açamayacağız” dedi.
“BOYNUMDAKİ KRAVATTAN UTANDIM”
Dervişoğlu iki saati aşan pazar gezisinin ardından gazetecilere şu açıklamayı yaptı:
– Gelsinler, bu pazarları yerinde görsünler ve herkesin mutsuzluğuna tanıklık etsinler. Domatesin bir çeşidinin 400 lira, biberin bir çeşidinin 350 lira, en ucuz peynirin ise yaklaşık 300 lira olduğunu görsünler. Türkiye’nin getirildiği noktayı önce doğru şekilde tespit etsinler ve bu durumdan utanmaları gerektiğini fark etsinler. Bu tablo gerçekten son derece kötü ve üzücü.
– Her pazar ziyaretinden yüreğim yaralı ayrılıyorum, bugün de aynı duyguları yaşıyorum. Alışveriş yapabilirim umuduyla gelen vatandaşlarımızın, aslında alışveriş yapacak durumda olmadıklarını anlattıklarına siz de şahit oldunuz. Böyle bir manzarayla karşılaştığımda, açıkça ifade ediyorum, vatandaşın bu halini görünce boynumdaki kravattan ve üzerimdeki beyaz gömlekten utanıyorum.


