reklam
reklam
DOLAR 45,0720 % 0.05
EURO 52,9235 % 0.18
STERLIN 61,1427 % 0.39
FRANG 57,0821 % -0.01
ALTIN 6.610,40 % -0,69
BITCOIN 77.799,99 1.644
reklam

Dervişoğlu'ndan Erdoğan'a mühür göndermesi: Ya Süleyman ya Nemrut olacaksın

Yayınlanma Tarihi : Google News
Dervişoğlu'ndan Erdoğan'a mühür göndermesi: Ya Süleyman ya Nemrut olacaksın
reklam

TBMM'de 23 Nisan oturumunda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, çözüm sürecine ilişkin yeni adımların atılması için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek, “Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Millet hazırdır. Türkiye hazırdır. Tarih hazırdır. Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır. Bu Meclis, barışı kuran Meclis olsun” demişti.

“GEL MİLLET İRADESİNE TESLİM OL”

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'mühür' çağrısına göndermede bulunarak, “Süleyman olmak, mühür sahipliğinden ileri gelmez. Mesele mühürse Nemrut’un da mührü vardı. Mesele onu nasıl kullandığınızdır. Ey Erdoğan; bugün mühür sende ya tarihin sayfalarına nasıl geçeceğine de sen kendin karar vereceksin. Ya Süleyman olacaksın ya da Nemrut diye yazılacaksın. Bak, dostane bir uyarı daha yapayım; bu kararı vermek için vaktin de yok. Gel, Nemrutlaşmadan millet iradesine teslim ol. Seçim sandığını milletin önüne koy. Bil ki çare, BlackRock CEO’ları değil, çare, dostun Trump da değil. Sana çare diye sunulan ihanet reçeteleri seni kurtarmaz. Tek bir çıkışın var; parlamenter sisteme geri dönmek, milletin şaşmaz iradesine teslim olmak” ifadelerini kullandı.

Çözüm süreci eleştirilerini sürdüren Dervişoğlu “Bu akıl ve ajandayla saray dehlizlerinde kazılan şey siper değil, Cumhuriyet’in mezarıdır. Bunlara Cumhuriyet'in mezarını kazdırmayacağız” dedi.

ABD Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya'daki sözlerine de tepki gösteren İYİ Parti lideri, şunları söyledi:

– Kendisi züccaciye dükkânına tayin edilmiş, arsız bir fil olarak görev yapmaktadır. Yine had sınırlarını umursamayarak, patronunun niyetlerini faş etmiştir. Orta Doğu’da demokrasinin çalışmadığını ve şefkatli monarşilere ihtiyaç olduğunu söylemiştir. Her kötülüğü böyle tatlı tatlı anlatabiliyorlar. Bu sefire şunu hatırlatmak isterim; Orta Doğu’da çalışmayan demokrasi değil, 2003 senesindeki ABD işgali sonrası kurulan ucube siyasal yapı olmuştur.

“AİLE DEVLETİNE DÖNÜŞEN BİR YAPI”

– Elimizde Cumhuriyet'in bu büyüleyici mirası varken, Barrack’ın açıklamalarının canımızı sıkan bir diğer tarafı ise şefkatli monarşi denerek övülen rejimlerin Türkiye için de bir modele dönüşme olasılığıdır. Zira içinde yaşadığımız dönem, bu tip bir hanedan projesine hevesli olanları teker teker ortaya çıkarmıştır. Bir yanda, Cumhurbaşkanı ve yardımcılarını etnik ve mezhepsel kimliklerine göre belirleme hayalleri kuranlar vardır.

– Diğer yanda, Erdoğan’ın eline mühür verip ferman bekleyenler vardır. Bunların da ötesinde fiili olarak, artık iyice aile devletine dönüşen bir yapı ülkemizde kök salmaktadır. Tıpkı Körfez ülkelerinde olduğu gibi, Varlık Fonu Türkiye’de de ekonomiyi domine etmektedir. Bu fona bağlı dev kamu şirketlerini yönetmek ise sadece bir ailenin mensuplarına nasip olmaktadır.

– Geçmişte parti devleti derdik. Üzülerek söylüyorum ki, parti devletinden bile daha geriye gittiğimiz, artık sadece belirli ailelerin kurumları yönetme imtiyazına sahip olduğu bir dönem yaşıyoruz. Bütün bu aktörler bir araya gelince, mesela çözüm sürecinde, Tom Barrack haliyle çok mutlu oluyordur. Merhametli bir monarşi kuruluyor diye seviniyordur.

– Tek adam yönetimi, devlet egemenliğinin tek bir kişiye ve onun maiyetine bırakılması tüm milletlerin en büyük milli güvenlik sorunudur. Bizim için de milletimizin hürriyetçi özünün yıpratılması, Meclisimizin itibar kaybetmesi en büyük güvenlik sorunudur. Biz, 106 yıl önce reddettiğimiz teslimiyeti bugün yeni adlarla kabul etmeyeceğiz.

reklam

YORUM YAP