

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Suriye'de devam eden siyasi çözüm sürecine ilişkin bazı önemli değerlendirmelerde bulundu.
“Masum Bir İhmal Değil, Açık ve Stratejik Bir Tercihtir”
Destici, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
– “Suriye’de yürütülen son 'siyasi çözüm' süreci, ABD ve Batı tarafından dayatılan bir 'etnik mühendislik' projesine dönüşmektedir.”
– “Suriye’nin özgürleşmesinde herhangi bir katkısı bulunmayan, PKK/YPG/SDG'ye 'anayasal statü', 'siyasi tanınma' ve 'yerel özerklik' sağlanırken; Suriye’nin kurucu unsurlarından biri olan ve verdiği mücadeleyle Suriye'nin diktatörlük rejiminden kurtulmasını sağlayan Türkmenler, bilinçli olarak yok sayılmaktadır.”
– “Bu durum, Suriye yönetimi ve Batı tarafından yapılan masum bir ihmal değil, açık ve stratejik bir tercihtir.”
– “Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunurken; ABD, İsrail, Fransa ve sahada desteklediği YPG/SDG, Suriye’nin kuzeyinde, özellikle Fırat’ın doğusunda kalıcı bir terör koridoru oluşturma çabası içindedir.”
– “Türkmenler, Halep’ten Bayırbucak’a, Tel Rıfat’tan Haseke’ye uzanan bölgede ağır bedeller ödemiş ve savaşın en büyük yükünü taşımıştır.”
– “PKK'nın uzantıları siyasal aktör olarak meşrulaştırılırken, Türkmenler masada yok, metinlerde yok, gelecek tasvirinde yok. Bu durum 'eşitlik' değil, bilinçli ve sistematik bir stratejik dışlamadır.”
– “Bu yaklaşım, Suriye’yi istikrara değil, yeni ve daha derin çatışmalara sürükler. Türkiye, Suriye denkleminde bu çifte standarda ve emperyalist yayılmacılığın ürettiği bölgesel tehdide sessiz kalamaz.”
– “Türkmenleri yok sayan herhangi bir anayasal düzenin ve emperyalist projelere boyun eğen dirençsiz yönetimlerin, ilerleyen süreçte meşruiyetinin ve kalıcılığının sorgulanacağı açıktır.”
– “Suriye’nin geleceği, terör örgütlerinin talepleri ve bu örgütleri kullanan emperyalist ülkelerin dayatmalarıyla değil; hak, temsil ve tarihsel gerçeklik temelinde inşa edilmelidir.”


