reklam
reklam
DOLAR 43,1388 % 0.21
EURO 50,2459 % -0.08
STERLIN 57,9216 % -0.16
FRANG 53,8831 % 0.06
ALTIN 6.251,35 % 0,91
BITCOIN 90.990,27 0.31
reklam

Dikkat Çeken Trafik Cezası Kararı: AYM 'İhlal Var' Dedi

Yayınlanma Tarihi : Google News
Dikkat Çeken Trafik Cezası Kararı: AYM 'İhlal Var' Dedi
reklam

Anayasa Mahkemesi, “Aracı ben kullanmıyordum” savunmasıyla birlikte “MOBESE kaydı incelenmesini ve tanık dinlenmesini” talep eden başvurucunun trafik cezasına yaptığı itirazın yerel mahkemelerce reddedilmesi sonucunda ihlal kararı verdi. Yüksek Mahkeme, “İtirazların Hakimlikçe değerlendirmeye alınmaması nedeniyle, somut olayda karinenin başvurucuyu otomatik olarak kabahatli hale getirdiği anlaşılmıştır” açıklamasında bulundu.

Denizli'de trafik kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle toplamda 5 bin 489 TL idari ceza uygulanan bir kişi, alkolmetreye üflemeyi reddettiği için iki yıl boyunca ehliyetinin geçici olarak alınması ile karşı karşıya kaldı.

Yerel Mahkemeler Reddetti

Olay anında “aracı kendisinin kullanmadığını, polis denetiminden kaçan sürücünün başkası olduğunu, kendisinin aracın arka koltuğunda oturduğunu” savunan başvurucu, “MOBESE kayıtlarının incelenmesini ve tanıkların dinlenmesini” talep etti.

Ceza iptali talebiyle yaptığı itiraz, Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi. Bu red kararına itiraz eden başvurucunun talebi, Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından da kabul edilmedi. Bunun üzerine AYM'ye bireysel başvuru yaptı.

“Otomatik Suçlu İlan Edildi” Eleştirisi

AYM, başvurucunun, adil yargılanma hakkı kapsamında “silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri”nin ihlal edildiğine karar verdi ve dosyayı yeniden yargılama yapılması için Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliğine gönderdi.

Yüksek Mahkeme, başvurucunun iddialarının ve delil taleplerinin mahkeme tarafından dikkate alınmamasını eleştirdi.

Gerekçeli kararda; mahkemeden başvurucunun iddia ve itirazlarını dikkate alması, bunlara yeterli gerekçe ile yanıt vermesi ve delillerin titizlikle incelenmesi gerektiği vurgulandı. “Suç isnadında karinenin adil yargılama hakkını ihlal etmemesi için karineyle kişinin otomatik olarak suçlu ilan edilmemesi gerektiği” ifade edildi.

Tek Delil Tutanak Vurgusu

Olayda hakimlik, kolluk tarafından düzenlenen tutanağı esas alarak başvurucunun idari yaptırıma konu kabahatleri işlediğine dair karar aldı, itirazı da reddetti. Bu bağlamda, başvurucuya isnat edilen eylemin yalnızca kolluk tutanağına dayandığı belirtildi. Mahkeme, bu belgenin aksine yeterli ve geçerli kanıt sunulmadığını ifade etti.

Başvurucu, olay anında 2918 sayılı Kanun uyarınca sürücü konumunda olmadığını ileri sürdü ve kamera kayıtlarının getirilmesini, araçtaki diğer kişilerin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Kamu görevlilerince düzenlenen tutanağın gerçekliği karinesi, aksi ispat edilebilir nitelikte oluştururken, başvurucu bunun aksini kanıtlamak için ileri sürdüğü iddiaların yeterince değerlendirildiği görülmemiştir.

Sonuç olarak, kamu görevlilerinin düzenlediği tutanağın gerçekliği karinesi olmasına rağmen, başvurucunun somut olayda otomatik olarak kabahatli hale getirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

“Savunmayı İmkansız Hale Getirdi”

Başvurucuya savunma imkanı tanınmış olmasına rağmen, hakimliğin kamu görevlileri tarafından düzenlenen tutanağa üstünlük tanıması başvurucunun savunma yapmasını anlamsız kılmış ve onu dezavantajlı bir konuma düşürmüştür. Bu nedenle, başvurucunun itirazının, kamu görevlilerince düzenlenen tutanakların gerçekliği karinesine dayanarak değerlendirilmemesi silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerini ihlal etmektedir. Gerekçelerle, Anayasa’nın 36. maddesiyle güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekmektedir.

reklam

YORUM YAP