

Eğitim sendikaları, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda düzenlenen silahlı saldırılara tepki göstermek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) önünde nöbet tutuyor.
Nöbete, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Haluk ve DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan da destek verdi.
“Yaşam nöbeti için geldik” yazılı döviz taşıyan eğitimciler “Yusuf Tekin istifa”, “Susma haykır, şiddete hayır”, “Öğrenciler ölüyor, bakan izliyor” ve “Eğitimde şiddet politiktir” sloganları attı.
“SADECE EĞİTİM ALANINDA ÇÜRÜMÜŞLÜK YOK”
Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, Eğitim Sen adına yaptığı açıklamada şunları söyledi:
– “Okullara tarikatların, cemaatlerin, ülkü ocaklarının bu kadar rahat girip çıktığı, okullarda ne ettiği belirsiz müfredatla ders içeriklerinin sunulduğu bir ortamda bu çocukların etkilenmemesi elbette ki mümkün değil.
– Çocuklara dayatılan geleceksizlik, umutsuzluk, çocukların açlık ve yoksullukla aç uyuduğu, okulda güvenli bir eğitim ortamı almasında bulunması gerektiği yerde güvensiz, ölümle karşı karşıya bırakıldığı bir ortamda elbette ki bugün ne bizlere ne toplumun hiçbir kesiminde bu ülkede neredeyse ise yaşam hakkı tanımlıyor.
– Ama bizler gücümüzü birleştirerek eğitimde yaşanan bu çürümüşlüğü değiştirebileceğimiz gibi topluma dayatılan açlığı, yoksulluğu, demokrasisizliği, hukuksuzluğu da aşıp demokratik, barış içinde eşitlikçi bir sistem inşa edebiliriz. Bakın bugün sadece eğitim alanında çürümüşlük yok.
– Toplumun her alanında emeklisinden işsizine asgari ücretlisinden memuruna, kamu emekçisine, bütün halka bir adaletsizlik, bir sistemsizlik, bir çürümüşlük dayatılıyor. Ama bizler bir umut olmak adına buradayız ve bu umudu buradan yükseltiyoruz. Bugün burada Konfederasyonumuz da iki günlük iş bırakma kararı açıkladı. Başka Konfederasyonların da sendikaların da bunu tartıştığını biliyoruz.
– Bu ülkede halkın, emekçilerin, çocukların, kadınların gerçek anlamda adalet içerisinde, demokratik, eşitlikçi bir yaşamını buradan inşa edebiliriz. Bizler bugün iş bırakma kararımızı gün gün daha geliştirerek, yani toplamda 3 güne çıkararak, iş bırakma eylemimizi sürdüreceğiz.
– Bugün burada başlattığımız yaşam nöbetini de kalıcı, gerçekçi, çözüm alanları yaratana kadar nöbetimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Burada başlattığımız yaşam nöbeti tek başına bir yaşam hakkı değildir elbette ki. Bu nöbet aynı zamanda Türkiye'nin demokratikleşme nöbetidir. Aynı zamanda Türkiye'nin barış nöbetidir. Aynı zamanda Türkiye'nin eşitlik nöbetidir.”
TANAL: BU MÜNFERİT BİR OLAY DEĞİL
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da şunları söyledi:
– “Gerek dün Şanlıurfa, Siverek'te; bugün Maraş'ta yaşanan saldırı nedeniyle öğlen rahmetli olan öğretmenlerimize ve öğrencilerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Yaralılara acil şifa diliyorum.
– Bu münferit bir olay değil. 2023 tarihinden bugüne kadar tam 44 tane olay okullarda, 44 tane saldırı gerçekleşti. Daha önce yine öğretmenlerimiz şehit oldu. Öğrencilerimiz yine vefat etti. Ama bugüne kadar gelinen noktada maalesef, ama maalesef, bir tedbir alınamadı.
– Aslında bu, ülkemizin Milli Eğitim camiası açısından, Türkiye'de hangi kuruma giderseniz gidin, tüm kurumlarda güvenlik tedbiri alınmış iken okullarımızda hiçbir güvenlik tedbiri yok. Ama şunu da söylemek istemiyoruz: Güvenlik tedbiri alın derken, okulların askeri kışlaya dönüşmesini de istemiyoruz.
– Biz hem eğitim hakkı, hem insan haklarını istiyoruz, hem de güvenliğinin alınmasını istiyoruz. Artık bu aslında bir milli beka sorunu haline gelmiş durumda. Bunun da yolu, bu kadar olaylar üzerine bunu umursamayan Milli Eğitim Bakanlığı'nı derhal, ama derhal, gecikmeksizin istifaya davet ediyorum.
“BU, 86 MİLYONUN MESELESİDİR”
– Bu sadece ve sadece bir güvenlik sorunundan öteye, aynı zamanda bunu yani askeri kışla şekline dönüşmesi isteyen, şu anda uygulamaya konulan, öğretmenleri bir takiple kurulan bir şeyden dönüştürmesini biz asla ve asla istemiyoruz.
– Burada bir başka husus: Burada masum olan öğrencilerimiz, eğitim emekçilerimizin eğitim şehit olması nedeniyle Türkiye'de bir günlük yas ilan edilmesini talep ediyoruz. Bu daha artık Suudi Arabistan Kralı için ilan edilen üç günlük yas yerine, Türkiye'de eğitim camiası, eğitim emekçileri, masum bebek, öğrenci, çocuklarımız için artık bu yasın ilan edilmesi bir zaruriyettir.
– Öğrenciler ölüyor, bakan izliyor. Öğrenciler ölüyor, bakan izliyor. Öğrenciler ölüyor, bakan izliyor. Okullar kurşunların değil, bilimin ve umudun yeri olmalıdır. Ama görebildiğimiz kadarıyla artık şu anda veliler öğrencilerini okula göndermekten tedirginler. Dün Urfa'daydı. Bugün Maraş'taydı.
– Yarın acaba nerede olabilir korkusuyla öğrenciler, öğretmenler, veliler arasında bir tedirginlik var. Öğretmen kardeşlerimizin, öğretmenlerimizin, topluma bir fener gibi aydınlatmaya çalışan tüm öğretmenlerimizin buradaki bu mesele sadece bir öğretmen meselesi değildir. Bu, 86 milyonun meselesidir.”


