

Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Adnan Aslan, küresel piyasalardaki daralma ve artan korumacılık politikaları nedeniyle Türkiye'nin çelik sektöründe büyüme stratejisinin yeniden şekillendiğini ifade etti. Aslan, gelecekte uzak pazarlara odaklanmak yerine, yakın coğrafyalara yönelmenin önemli olacağını belirtti.
Avrupa Birliği ülkeleri, Balkanlar, Doğu Avrupa ve komşu ülkelerin öncelikli hedef pazarlar arasında yer alacağına dikkat çeken Aslan, 2026 ihracat hedefinin geçen yıla göre küçük bir artışla 17 milyar dolar olarak belirlendiğini duyurdu.
Türkiye çelik sektörünün 2025 performansı ve 2026 beklentileri üzerine düzenlenen toplantıda konuşan Aslan, “Küresel çelik piyasasında fiyatlar ciddi baskı altında. Çin'in yüksek ihracat hacmi ve dünya çapındaki arz fazlası fiyatları düşürüyor. Bu koşullarda büyümeyi, doğru pazarlara odaklanarak ve esnek bir strateji ile gerçekleştirmek mümkün” şeklinde konuştu.
Aslan, bu doğrultuda sektörün büyüme stratejisinin yeniden şekilleneceğini ve deniz aşırı ve yüksek maliyetli pazarlardan daha çok Türkiye'ye coğrafi olarak yakın ülkelere odaklanacaklarını vurguladı.
“Uzak pazarlarda lojistik maliyetler artıyor ve gümrük vergileri ile kotalar önemli engeller oluşturuyor. Bunun yanında, yakın pazarlarda hızlı teslimat, esnek üretim ve güçlü ticari ilişkiler gibi avantajlarımız mevcut” dedi.
Aynı zamanda, Avrupa Birliği ülkeleri, AB dışındaki Avrupa pazarları, Balkanlar, Doğu Avrupa ve komşu ülkelerin öncelikli hedef pazarlar arasında olduğunu söyledi.
Avrupa'da Toparlanma Beklentisi
Avrupa pazarındaki durgunluğun başlıca nedenlerinden biri Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) belirsizliği olarak öne çıkıyor. Aslan, bu belirsizlik nedeniyle 2026 yılında ihracatta düşüşle başladıklarını, fakat sürecin netleşmesi ile birlikte yeniden bir ivme beklediklerini aktardı.
Aslan, “Avrupa'da alımlar bir müddet ertelendi. Ancak özellikle Mart ve Nisan aylarından itibaren Avrupa kaynaklı bir toparlanma öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.
Toplantıda verilen bilgilere göre, 2025 yılında AB'ye gerçekleşen çelik ihracatı 7,9 milyon ton düzeyinde olurken, AB dışındaki Avrupa ülkelerine yönelik ihracat ise 3,7 milyon ton olarak gerçekleşti. Avrupa pazarının çelik ihracatındaki payı yaklaşık %60 düzeyinde oldu.
2026 Hedefi: 20 Milyon Ton ve 17 Milyar Dolar İhracat
Sektörün 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Aslan, bu yıl için tonaj bazında 20 milyon ton, değer bazında ise 17 milyar dolarlık ihracat hedeflerinin olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin çelik ihracatı 2025 yılında 19.4 milyon ton, ihracat değeri ise 16.5 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.
Aslan, sektördeki yeni büyüme stratejisinin ikinci aşamasının katma değerli ürünler üzerinde olduğunu belirterek, bu dönüşümün Türk çelik sektörünü, Çin ve Hindistan gibi düşük maliyetli üreticilerle doğrudan fiyat rekabetinden uzaklaştıracağını dile getirdi.
Vardiya Kapatma ve İşçi Çıkarma Durumları
ÇİB Başkan Yardımcısı Uğur Dalbeler, Türk çelik sektörünün en büyük risklerinden birinin artan ithalat olduğunu vurguladı.
Türkiye çelik sektörünün 38 milyon tonluk üretim ve 39 milyon tonluk tüketim yapısına sahip olduğunu belirten Dalbeler, “Türkiye aslında arz fazlası olan bir ülke değil. Ancak biz tüketimimizin neredeyse yarısını ithal ediyoruz. Asıl sıkıntımız burada” dedi.
Dünya genelindeki korumacılık önlemleri ve Uzak Doğu'daki devlet destekleri nedeniyle çelik sektöründeki ticaretin zorlaştığını dile getiren Dalbeler, Türkiye'de artan maliyet baskısına da dikkat çekti ve “Birçok firma vardiya kapatıyor ve işçi çıkarıyor. Maliyetlerimizde ciddi artışlar söz konusu. Enerji maliyetleri ve işçilik maliyetleri doların baskısından dolayı oldukça yükseldi” ifadelerini kullandı.
Dalbeler, işçilik maliyetinin 5 yıl önceye göre dolar bazında 3 kat arttığını kaydetti.
Dalbeler, MESS verilerine dayanarak yaptığı değerlendirmeye göre, Ocak ayı itibarıyla son 6 ayda MESS bünyesindeki istihdamda 20 binden fazla bir azalma yaşandığını belirtti.
İç talepteki durumu değerlendiren Dalbeler, “Geçmişte kamu harcamaları bu sektörü destekliyordu, ama son 3 yıldır bunu göremiyoruz. Deprem konutlarından kaynaklı bir artış olmuştu; ancak o da sona erdi. Bu nedenle durgun geçme riski oldukça yüksek” dedi.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN