

EYT ve Emekliler Federasyonu, Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda “Emekliyi onuruyla yaşatmayan, yalnızca kefen parası olacak yardımı reddediyoruz” başlıklı bir basın açıklaması yaptı. Eylem sırasında, “Hazine katkısıyla en düşük emekli aylığı 20 bin liraya çıkarılmıştır.” denildi.
Açlık sınırının 30 bin lirayı geçtiği bir ülkede, 20 bin lirayı 'iyileştirme' olarak tanımlamanın; emeklilerle alay etmek olduğu vurgulandı. Bu yaklaşımın refah değil, sefalet içinde eşitlik dayattığı ifade edildi. 20 bin TL'nin emekli aylığı değil, yoksulluk içerisinde yaşam mücadelesi veren emeklilerin yalnızca kefen parası olabileceği belirtildi. Diğer emekli aylıklarındaki artış oranının yüzde 12,2'de kalması, emekliler tarafından çifte bir haksızlık olarak değerlendirildi.
Açıklamada, “Daha fazla primle ve yılla emekli olanların suçu nedir?” diye soran emekliler, seyyanen zam talep etti. “Sefaletin hesabını sandıkta soracağız” mesajıyla tepkilerini gösterdiler. EYT ve Emekliler Federasyonu Başkanı Arzu Lastikçi'nin okuduğu bildiride, iktidara şöyle seslenildi:
“Emekli; Sadaka Beklemez, Hakkını İster”
“Sayın iktidar sahipleri, halkın ve haklının sesini duyun! Emekliler bu ülkenin mihenk taşıdır. Bir ömür boyunca çalışan, alın terini bu ülkeye bırakandır. Emekliler, devlete yük değil, onun en sağlam temelidir. Emekli sadaka beklemez, hakkını ister; boynunu bükmez, başını dik tutar.” ifadeleri yer aldı.
“Emekli Yük Değil, Bu Ülkenin Ta Kendisi”
Bir ülkenin vicdanı, emeklisine verdiği değerle ölçülür. Emekliler geçmişin emeği, bugünün onuru, yarının rehberidir. Emekli, yoksulluğun içinde bir yaşamla karşı karşıya kalmamalıdır. 20 bin TL, yoksulluğun içinde bırakılan emeklilerin yalnızca kefen parası olarak tanımlandı ve bu durum bir felaket olarak nitelendirildi.
“Sosyal Devlet Anlayışı Ara Sıra Yaralar Almıştır”
TÜİK’in düşük gösterilen enflasyonu nedeniyle emeklilerin alım gücü ciddi şekilde aşındı. 2026 bütçesinde emekliye ayrılan kaynak, yandaşlara, faiz lobisine aktarıldı; bu da yıllarca uğraşan emekçilerin yok sayıldığı anlamına geliyor. En düşük emekli maaşına %18,5 zam yapılırken, diğer emekli maaşlarına sadece %12,2 oranında zam yapılması adaletsizlik yaratmaktadır.
“Daha Fazla Primle ve Yılla Emekli Olanların Suçu Nedir?”
Yıllardır kazandıkları hakları elinden alınmış olan emekliler, bu tür politikaları ve ısrarcı bir yoksulluk dayatmasını artık kabul etmediklerini ifade ettiler. “Haklarımızı almak için mücadele edeceğiz” diyen emekliler, yapılan adaletsiz uygulamalara karşı kararlı duracaklarını belirttiler.
Emeklilerin talepleri, kök aylıkların yükseltilmesi ve adaletsizliğin giderilmesi üzerine yoğunlaşıyor. Hastane muayene ve ilaç katkı paylarının kaldırılması, emeklilere eşit hakların tanınması ve adil bir ücret sisteminin oluşturulması gerektiğine dikkat çektiler.
“Erken Yaşta İşe Girmek ve Anayasal Hakkı Gereke Emekli Olmak Suç Değildir”
Yanlış politikalarla ekonomi krize sokulmuş ve bu durumun faturasının EYT'li emeklilere kesildiği vurgulandı. Erken yaşta işe giren ve anayasal hakkı olan emeklilik talep eden emekliler, bu hakkın gasp edildiğini belirtti.
“Ayırım, Kayırım, Eşitsizlik İstemiyoruz”
Emekliler, sosyal adaletin sağlanması için mücadele edeceklerini; eşitlik, adalet ve haklarını almak için durmayacaklarını dile getirdi.
“Devlet, Milletini Oyalayamaz”
3 Mart 2023 tarihinde çıkarılan EYT Yasası'nın, mağdur olanları dışladığını vurgulayan emekliler, anayasal haklarının korunması için gerekli adımların atılmasını talep etti.
“Mezarda Emeklilik İstemiyoruz”
Bağkurlular ve diğer emekliler, çalıştıkları süre boyunca hak ettikleri değerlerin verilmesini istiyor.
“Geçim Yoksa Sandık Var… Bu Sefaletin Hesabını Sandıkta Soracağız”
Basın açıklamasında yer alan sepetsindeki çürük meyveleri gösteren EMMADER Başkanı Mihriban Uğurlu, “İkimizin de yaşamaya hakkı var. Biz insanların insanca yaşamasını talep ediyoruz.” diyerek savaşacaklarını belirtti.


