

Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde gerçekleştirdiği konuşma nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla tutuklanan Avrupa Konseyi gençlik delegesi Enes Hocaoğulları'nın, Ankara 86. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davasının ikinci duruşması tamamlandı.
Duruşmayı, Avrupa Birliği Delegasyonu ile Norveç, Hollanda, Fransa, İsveç, Finlandiya ve İsviçre büyükelçiliklerinin temsilcileri, Uluslararası Af Örgütü ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, İstanbul Barosu İnsan Hakları Merkezi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ile LGBTİ+ dernekleri ve aktivistler takip etti.
Savunmasında ilk duruşmanın üzerinden beş buçuk ay geçtiğini vurgulayan Hocaoğulları, tutukluluğunun mesleğini icra etmesine engel olduğunu hatırlattı. Tahliyesinin ardından görevine geri döndüğünü belirten Hocaoğulları, “Yurt dışına seyahat ediyorum ve diplomatik etkinliklere katılıyorum” ifadelerini kullandı.
Diplomatların kendisinden “Avrupa Konseyi’nde yaptığı konuşma sebebiyle tutuklanan genç” olarak söz ettiklerini de aktaran Hocaoğulları, dile getirdiği insan hakları ihlallerinin, yürütülen karalama kampanyası ve tutuklanmasıyla birlikte geniş kitlelere ulaştığını ifade etti.
Cezaevinde Yaşadıklarını Anlattı
Sincan Cezaevi’ne götürülme sürecini anlatan Enes Hocaoğulları, cezaevine çelik kasada götürüldüğünü ve uzun süre dışarıda bekletildiğini belirtti. Su talebinin alaycı bir şekilde karşılandığını aktaran Hocaoğulları, ilk geceyi böceklerin bulunduğu tecrit koğuşunda, yalnızca kuru ekmek ve musluk suyu ile geçirdiğini paylaştı.
Kaldığı koğuşta 15 gün boyunca kimseyle konuşmaması ve başını kaldırmaması gerektiği hatırlatıldığını söyleyen Hocaoğulları, daha sonra sevk edildiği koğuşta bir mahpusun fiziksel temasına maruz kaldığını belirtti.
Yaşadıklarını “ajitasyon yapmak için anlatmadığını” vurgulayan Hocaoğulları, tahliyesinden sonra panik atak geçirdiğini, psikolojik destek aldığını ve omurga ile göz rahatsızlıkları nedeniyle tedavi gördüğünü ifade etti.
Hakkındaki adli kontrol tedbirine dair konuşan Hocaoğulları, “Ayda bir imza atmak yorucu olduğu için değil, haksız olduğu için incitici” diyerek tedbirin kaldırılmasını talep etti.
Mahkeme, yapılan yargılama sonucu Enes Hocaoğulları’nın beraatine karar verdi.


