

ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu olduğu sırada hapiste ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a dair yayımlanan yeni belgelere göre, eski Fransa Maliye Bakanı ve cumhurbaşkanı adayı Bruno Le Maire'in Epstein'ın evinde onunla görüştüğü ortaya çıktı.
ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, Epstein hakkındaki soruşturmayla ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı kamuoyuna sundu. Belgelerde dikkat çeken isimlerden biri de eski Fransa Maliye Bakanı Le Maire oldu.
Eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin danışmanı Oliver Colom ile Epstein arasında farklı tarihlerde yapılan e-posta yazışmaları, Le Maire'in Colom tarafından Epstein ile görüşmek üzere milyarderin evine götürüldüğünü gösteriyor.
Colom ile Epstein arasındaki yazışmalarda buluşmanın hangi evde gerçekleştiği belirtilmezken, isminin gizli tutulması koşuluyla Politico’ya konuşan Le Maire'e yakın kaynaklar, eski bakanın Eylül 2013'te Colom tarafından New York'ta iş dünyasından insanlarla tanıştırılmak üzere davet edildiğini doğruladılar.
NE OLMUŞTU?
En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki birçok kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu bulunduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.
Açıklanan Epstein dava dosyalarında eski Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.
ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda ünlü isimlerden oluşan “müşteri listesi”nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle Epstein'ın örtbas amacıyla öldürülmüş olabileceği iddialarına karşılık gerçekte hücresinde intihar ettiği sonucuna vardığını açıklamıştır.


