

Tarık IŞIK / NEFES
KKTC’nin eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, seçim sonuçlarına dair değerlendirmelerde bulunurken, kendisine destek veren Cübbeli Ahmet’e de eleştirilerde bulundu. Tatar, “Çok teşekkür ederim, yüzde 5 oy kaybettirdi bana.” ifadelerini kullandı.
Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, seçimler öncesinde ekranlarda, “Ersin Tatar Beyefendi’nin bu seçimleri kazanmasını nasip eyle ya Rabbim. Milletin kalplerini gönüllerini ona çevir. Gavurlarla kapalı kapılar ardında anlaşanlarla fırsat verme, itibarlarını 5 para eyle.” şeklinde dua etmişti.
Ancak seçim sonuçları, Tatar için ağır bir yenilgiyle sonuçlandı. Tufan Erhürman, yüzde 64,87 oy alarak KKTC’nin yeni cumhurbaşkanı seçildi.
Türkiye’den adaya giden gazetecilerle bir araya gelen eski Cumhurbaşkan Tatar, şu ifadeleri kullandı:
CÜBBELİ’YE İMALI TEŞEKKÜR
– Seçim öncesinde Cübbeli Ahmet açıklamasını yaptı. O bana yüzde 5 oy kaybettirdi. Çok teşekkür ederim, yani, gerçekten yüzde 5 oy kaybettirdi. Bu halk, böyle şeyler yemez. Sen çıkıp bana dua edeceksin. Onların kendi kampanyacılarının beklentisi yüzde 55-58 arasıydı, ama sonuçta yüzde 63 oldu. O video, herkese yayıldı. Belki muhalefet yaptı, ben yapmadım.
BAHÇELİ’NİN “82. İL” AÇIKLAMASI
– Kıbrıs Türk adası, Osmanlı adası. Dolayısıyla, federasyon tezini savunanlar kazandı. Bu perspektiften bakıldığında, federasyon ile burası, Avrupa Birliği’nin bir vilayeti haline gelecektir. Eğer Avrupa Birliği’nin vilayeti olacaksa, Türkiye’nin vilayeti olacağı anlamına gelebilir diye düşünüyorum.
AKP VE MHP’NİN DESTEĞİ
– İnsanlar beni destekliyor. 20’den fazla üniversiteden fahri doktor unvanı almış biriyim. Türkiye’de birçok bölgede muazzam ilişkilerim var ve bu ilişkiler, buradaki turizm, yüksek öğrenim ve yatırımlar olarak yansımıştır. Sonuç olarak, burada da bir irade var. Bu kişilerin propagandalarını iyi yönettikleri aşikâr.
– Kıbrıs Türk halkı özgüdür ve kendi iradesini ortaya koyan bir topluluktur. ‘Başkasının yönlendirmesini asla kabul etmeyiz’ dediler. ‘Ben birine gel, beni destekle’ şeklinde bir çağrıda da bulunmadım. İyi niyetlerle geldiler, gittiler. Ancak Fransız ve İngiliz elçileri de buraya geldi. Belki daha fazla geldiler ama onların gelişleri pek duyulmadı.


