

Filistin, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria’da tek taraflı olarak başlattığı “arazi kayıt süreci”nin hukuken geçersiz olduğunu, bu adımın Batı Şeria'nın ilhakını hedeflediğini belirterek uluslararası toplumu İsrail'in uygulamalarına karşı net bir duruş göstermeye çağırdı.
Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Batı Şeria'daki Filistinli topraklarına el koyma kararını onaylamasıyla ilgili bir açıklama yaptı.
Bakanlık, Batı Şeria'da özel mülkiyet olmayan arazilerin kamu arazisine dönüştürülmesine olanak tanıyan bu kararın, yerleşim ve ilhak suçunu meşrulaştırdığını ifade ederek kararı kınadı.
Açıklamada, Filistin topraklarına el koymayı, işgali ve hırsızlığı kolaylaştırmayı amaçlayan çabalara karşı çıkıldığı vurgulandı.
Bakanlık, İsrail'in bu adımının “hukuken geçersiz” olduğunu ve Filistin devletinin temellerini zayıflatmaya yönelik olduğunu vurguladı.
Aynı zamanda, bu eylemin uluslararası hukuka ve toplumun iradesine doğrudan bir meydan okuma oluşturduğunu ve uluslararası barış ile güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
BMGK'ya Çağrı
Filistin Dışişleri Bakanlığı, uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve diğer uluslararası aktörlere, hızlanan ve yasa dışı uygulamalara karşı “kararlı bir duruş sergilemeye” ve işgali durduracak acil adımlar atmaya davet etti.
İsrail hükümeti, Batı Şeria'da tek taraflı “arazi kayıt süreci” başlatarak Filistinli topraklarının gasp edilmesini resmileştirecek bir karara imza atmıştı.
Bu karar, Batı Şeria'daki özel mülkiyet olmayan alanların “kamu arazisi” ilan edilmesine neden olacak ve daha fazla Filistin toprağının gasp edilerek yasa dışı yeni yerleşimlerin inşasını kolaylaştıracak.
Bu şekilde, İsrail, daha önce yasa dışı olarak kabul edilen toprak gaspını hukuksal bir zemine oturtma yoluna gidecek.
Uluslararası hukuka göre, İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria, gelecekteki Filistin Devleti'nin toprakları arasında yer almakta ve İsrail burada işgalci bir güç statüsünde bulunmaktadır. İşgalci gücün, işgal ettiği alanda kendi nüfusunu yerleştirmesi ve mülkiyetle ilgili değişiklikler yapması uluslararası hukuka aykırı sayılmaktadır.


