

Son yıllarda yaşanan ekonomik krizle birlikte, açlık sınırının altında asgari ücrete ve gelire mahkum kalan milyonlarca vatandaş, geçim sıkıntısını daha derinden hissetmeye başladı.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun verilerine göre, Mart ayında açlık sınırı 1.856 lira artarak 36 bin lira düzeyine yaklaşırken, yoksulluk sınırı ise gıda ve diğer harcama kalemlerindeki yüksek fiyat artışları sebebiyle 107 bin liraya ulaştı.
Son dönemlerde gıda ürünlerinde yaşanan artışların, İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısıyla birlikte tetiklenen enerji fiyatlarındaki yükselişle bağlantılı olduğu ifade ediliyor.
İstanbul'daki Kağıthane Çeliktepe Pazarı'nda söz alan bir vatandaş, durumu şöyle ifade etti:
“Kuraklık oluyor, zam; sel basıyor, zam; mazota zam geliyor, zam. Bizim ne günahımız var? Bana verdin yüzde 12 zam, 2 bin lira. Alsın ‘saray’da harcasın o parayı. Şu anda aldığım şeyler 1500 lira; biber aldım bir de sabun, deterjan aldım. Bu nedir ya; yazık günah. Alamıyorsun. Peynir bakıyorum, böreklik peynir almak istiyorum ama alamıyorum. Utanıyorum almaya… Varsa alıyorum, 370 lira, 280 liraya o civarlarda. Öbürü 450 lira. Duysunlar bunları. 75 yaşındayım, ben böyle olay görmedim.”
'BİZİM NE GÜNAHIMIZ VAR'
– “Biz Kıbrıs Savaşı geçirdik. O zaman da savaş vardı, bütün Avrupa bizi engelledi. Kuyruk vardı ama rahmetli Ecevit bunları yapmadı. Halk yine geçindi… O yıllarda niye zam olmadı? Kuraklık oluyor, zam; sel basıyor, zam; mazota zam geliyor, zam. Bizim ne günahımız var?
Bana verdin yüzde 12 zam, 2 bin lira. Alsın ‘saray’da harcasın o parayı. Şu anda aldığım şeyler 1500 lira; biber aldım bir de sabun, deterjan aldım. Bu nedir ya; yazık günah. Alamıyorsun. Peynir bakıyorum, böreklik peynir almak istiyorum ama alamıyorum… Duysunlar bunları. 75 yaşındayım, ben böyle olay görmedim. Benim paramla orada sefa yapıyorlar. Öyle iftar falan hava atmasınlar. Bütün millete iftar sofrası açsınlar.”
– “Aydınlıyım, kızımın yanına misafirliğe geldim. Memlekete göre çok pahalı, iki katı. Marul bizim orada 20-30 lira arasında, burada 100 liraya çıkmış. Kerevizin tanesi 20-30 lira Aydın’da, burada kilosu 100 lira. Bana göre çok anormal.”
'ALLAH FAKİR FUKARAYA YARDIM ETSİN'
– “Her şey pahalı. Almak istediklerimin birazını alıyor, birazını da alamıyorum. Bütçeme göre. İdare etmezsen geçim çok zor bu devirde, bu zamanda bu hayat pahalılığında Allah fakir fukaraya yardım etsin.”
– “Mevsime göre fiyatlar yüksek. Pahalı olduğu için gönlümüzce alamıyoruz. Bundan birkaç yıl önce evimde kalabalık nüfus vardı. Her şeyi alabiliyordum. Şimdi evde tek başımayım. Bana yetecek bir şeyi maalesef zor alıyorum.”
– “Biz almaya çalışıyoruz ama alamayan çok var. İstediğini de alamıyorsun tabii. Mesela balıklara bakıyorsun güzel ama alamıyorsun. Her zaman alamıyorsun. Haftada bir kere balık yemek lazım ama yiyemiyorsun. Eskiden daha çok yedik. Maaşımız da azdı ama alabiliyorduk. Şimdi maaşımız yüksek ama alım gücü düşük olduğu için alamıyoruz.”
– “Dört kilo portakal aldık. Bir buçuk kilo muz aldık. 380 lira para ödedik. Fiyatlar pahalı yani.”
'MAL ALMADAN ÇIKTIM HALDEN'
Çeliktepe pazarında birçok tezgahın kapalı olması dikkat çekerken, bir pazarcı durumu şöyle özetledi: “Mallar halden az gelmişti. Esnafın hepsi gidip boş geldi. Mal alamadık. Fiyatlar da yüksek. Esnafın yüzde 50’si boş geldi halden. Ben de mal almadan çıktım oradan. Normalde pazar daha kalabalık oluyordu. Her bir katta 10-15 esnaf gelmemiş.”


