reklam
reklam
DOLAR 44,0557 % 0.02
EURO 51,3701 % 0.12
STERLIN 59,3852 % 0.23
FRANG 56,7662 % 0.18
ALTIN 7.337,43 % 0,84
BITCOIN 70.755,01 4.714
reklam

Gergin başlayan İBB davasında ikinci gün

Yayınlanma Tarihi : Google News
Gergin başlayan İBB davasında ikinci gün
reklam

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 107'si tutuklu 402 kişinin yargılandığı davada ikinci güne geçildi.

Dün büyük oranda usul tartışmalarına odaklanılan duruşma, bugün kimlik tespitiyle saat 10.00 itibariyle devam edecek.

CHP, bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki (TBMM) grup toplantısını Silivri'ye taşıyacak.

İLK GÜN NELER YAŞANDI?

Bilindiği üzere dava, İmamoğlu ve beraberindekilerin gözaltına alınıp tutuklanmasından bir yıl sonra, dün itibariyle başladı.

İlk duruşma oldukça gergin anlara sahne oldu.

İmamoğlu'nun söz istemesiyle başlayan kriz, mahkeme heyetinin müsaade etmemesi ve avukatların savunma sırasına yönelik tepkileriyle tırmandı. Heyetin “İzleyiciler dışarı çıkarılsın” diyerek salonu terk etmesiyle de zirveye ulaştı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, milletvekilleri ve sanık aileleriyse salonu boşaltmayı reddetti.

Heyet bu sırada yürütülen görüşmeler neticesinde geri dönse de usulle ilgili tartışmalar akşam saatlerine kadar devam etti.

Avukatlar son aşamada reddi hakim talebinde bulundu; bu istek, 'davayı uzatma amacı taşıdığı' gerekçesiyle reddedildi.

Ana muhalefet lideri, duruşma sonrası heyetteki üç hakimin toplam tecrübesinin 11 yıl olduğunu, salonda 'kötü bir tiyatro oyunu' oynandığını ileri sürerek sert tepki gösterdi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Özel hakkında mahkeme heyetine hakaret ettiği iddiasıyla resen soruşturma başlattı.

DURUŞMA 1.5 AY SÜRECEK, İMAMOĞLU EN SON KONUŞACAK

İlk duruşma nisan sonuna kadar sürecek ve haftanın dört günü kesintisiz bir şekilde yapılacak. İkinci celsede tutuksuz sanıklara geçilecek ve katılmaları zorunlu olmayacak.

İmamoğlu'nun savunması en son, yani bir buçuk ay sonra alınacak.

Yargılama sürecinin tümden tamamlanması için hedeflenen süreyse 4 bin 600 gün olarak tarif ediliyor. Bu, ortalama 12.5 yıla denk geliyor.

2352 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

İmamoğlu, bu davada 'suç örgütü liderliğiyle' suçlanıyor. 3 bin 740 sayfalık iddianamede sanıklara 143 eylem ve 17 suçlamaya yöneltilirken, davanın merkezinde belediyedeki bazı ihaleler, kamu görevlileriyle ilişkiler ve çeşitli usulsüzlük iddiaları bulunuyor.

İddianamede 'hiyerarşik yapı' denilerek yer verilen şema.

İmamoğlu'yla birlikte Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülbekaran, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün de 'örgüt yöneticisi' olmakla suçlanıyor.

92 kişi 'örgüt üyesi', geri kalanlar 'örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı' olarak nitelendiriliyor.

Soytekin, Gün ve Yıldız'ın 'yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdikleri' ileri sürülüyor, bu kişiler için etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasının talep edildiği anlatılıyor.

İmamoğlu için 828 yıldan 2352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor:

– “Doğrudan işlediği suçlar olan suç işlemek amacıyla örgüt kurma

– Rüşvet (12 kez)

– Suç gelirlerinin aklanması (7 kez)

– Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık (7 kez)

– 'Suç örgütünün kurucusu ve lideri olması dolayısıyla' örgüt mensupları tarafından işlenen kişisel verilerin kaydedilmesi (2 kez); kişisel verileri ele geçirme ve yayma (2 kez)

– Suç delillerini gizleme (4 kez)

– Haberleşmenin engellenmesi

– Kamu malına zarar verme

– Rüşvet alma (47 kez)

– Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma irtikap (9 kez)

– Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık (39 kez)

– Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama (4 kez)
İhaleye fesat karıştırma (70 kez)

– Çevrenin kasten kirletilmesi, vergi usul kanuna muhalefet, orman kanununa muhalefet, maden kanununa muhalefet.”

YENİ SALON YETİŞMEDİ, SINIRLAMALAR GETİRİLDİ

Davanın kapsamı ve tutukluların sayısı göz önünde olduğunda cezaevi yerleşkesinde yeni bir salon yapılmasına karar verilmişti.

Ancak inşaat başlasa da duruşmaya yetiştirilemedi.

Mahkeme bu nedenle duruşma düzenine ilişkin ayrıntılı tedbirler belirledi.

Duruşma salonuna girişler kartlı sistemle yapılacak ve sanıklar, avukatlar, tanıklar ile basın mensupları için ayrı giriş kartları hazırlandı.

Basın mensupları için de bazı sınırlamalar getirildi.

Salona en fazla 5 yabancı basın mensubu ile ulusal basın kuruluşlarından toplam 20 gazeteciye yer ayrıldı.

Yazılı ve görsel basın kuruluşları duruşmaya birer temsilci ile katılabildi.

Her sanığın en fazla üç avukatla temsil edilebileceği belirtilirken, salonun kapasitesine bağlı olarak sanıkların birinci derece yakınlarına da sınırlı sayıda yer verildi.

Bunlara ek olarak Silivri Kaymakamlığı, Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 NO'lu salonda görülen duruşma öncesi ay sonuna kadar eylem yasağı getirdi, cezaevi çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı.
reklam

YORUM YAP