

Balıkesir'in Marmara Adası açıklarında 4 Ağustos'ta teknesinin parçalanması sonucu hayatını kaybeden yat üreticisi Halit Yukay 'ın ölümüyle ilgili hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı.
Erdek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve mahkemeye sunulan iddianamede, Halit Yukay'a çarptığı öne sürülen “Arel 7” isimli kuru yük gemisinin kaptanı C.T. (61) hakkında “taksirle ölüme neden olmak” suçundan 2 yıl 6 ay ile 6 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor.
Ayrıca gemide çalışan sekiz personel ve şirket yetkilisi hakkında “yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi” suçlamasıyla 1 ila 3 yıl hapis cezası isteniyor. Bu kısım ayrı bir soruşturmada ele alınacak.
BİLİRKİŞİ VE OLAY YERİ TESPİT TUTANAKLARINDA KAZAYA DAİR DETAYLAR BELİRTİLDİ
İddianamede, olay yeri inceleme raporunda Arel 7'nin Marmara Adası'nın güneyinden rotasına devam ettiği, gemi personelinin 17.10 sularında batık tekneyi gördükleri ve geminin deniz trafiği verilerine göre yaklaşık 1 mil mesafeye gittikten sonra geri döndüğü bilgileri yer aldı.
Geminin personelince çekilen videoda, batık tekne parçalarının birbirine yakın olduğu, can yeleği ve batık tekne parçalarını gördükleri ifade edilmelerine rağmen ihbarda bulunmadıkları belirtildi.
Gemi kaptanının A.G'ye olaya dair bilgi verdiği, ancak şirket yetkilisinin rutin seferlerine devam etmeleri yönünde talimat verdiği vurgulandı. Bu durumun, batan teknenin ihbar edilmemesine neden olduğu ve arama kurtarma çalışmalarının geç başlamasına yol açtığı kaydedildi.

GEMİ KAPTANI, SADECE ENKAZ GÖRDÜĞÜNÜ İFADE ETTİ
Gemi kaptanı C.T’nin ifadesinde, olay günü saat 17.10 civarında geminin baş tarafında bir şeylerin olduğunu fark ettiği, yakından geçerken deniz aracına dair bir iz gördüğünü belirttiği ifade edildi.
Kaptanın, can simidi ve tekne parçalarını gördüğünü, ancak canlı bir iz bulamadığı için yoluna devam ettiğini ve herhangi bir çarpma gerçekleşmediğini belirttiği yer aldı.
Ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ'un iddianamede yer alan beyanında, Yukay ile saat 17.09'da konuştuğu ve ona konum sorduğunu söylediği belirtildi.
Tatlıtuğ'un ifadeleri arasında şunlar yer aldı:
“O da bana, 'Marmara Adası'na yaklaştım, akşama Bozcaada'da olacağım, her şey kontrol altında, merak etme.' dedi. Lokasyon konuşmasından sonra sert bir rüzgarın içine girmiş gibi bir ses duydum. Marmara Adası bölgesinde telefonun bazı yerlerde çekmediğini de gördüm. 4 hafta önce kendi teknemle Yalova’dan aynı rotayı takip ederek Halit Yukay ile gittim. Telefonun daha sonra çekmesini umarak telaş etmedim, ama sonrasında aramalarımda bir irtibat kuramadım. İyi bir denizci olduğu için hava kötüleşirse Çeşme’de kalabileceğini öğrendim.”
DENİZCİLİK LİTERATÜRÜNDE ÖRNEĞİ YOK
Olayla ilgili iddianameye giren bilirkişi raporunda kazanın denizcilik literatüründe “neredeyse hiç rastlanmayan” bir durum olduğu vurgulandı. Raporda şu ifadelere yer verildi:
“Fiziksel temasın kesin olarak gerçekleştiği teknik bulgular ile doğrulanmıştır. Graywolf teknesinin batmasına yol açan hasarın Arel-7 ile çarpışmadan kaynaklandığı belirlenmiştir. Kazanın meydana geldiği ana kadar her iki kaptanın da çatışma ihtimalini fark etmedikleri anlaşılmıştır. Açık denizde görüşün net olduğu ve manevra kısıtının bulunmadığı bir bölgede ticari gemi rotasındaki bir gemiye bir sürat teknesinin çarpması denizcilik literatüründe nadir rastlanan bir durumdur.”
Kazanın, Yukay'ın yüksek hızda seyir halindeyken gözcülük görevini yerine getirmemesi nedeniyle oluştuğu, bunun teknik açıdan ana neden olduğu saptanmıştır. Ayrıca çarpma anında Graywolf'un yüksek hızda seyretmesi, radar reflektörünün yokluğu gibi unsurlar da kazanın oluşumunda etki göstermiştir. Tüm veriler değerlendirildiğinde Halit Yukay'ın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğu ortaya çıkmıştır.
İddianamede, gemi kaptanının uyarı düdüğü ve diğer işaretleri kullanarak kazayı önleyebileceği ancak gerekli gözlem faaliyetlerini gerçekleştirmediği bilgisi yer aldı.
Kaptan C.T. ile birlikte 9 kişinin ilerleyen günlerde yargılanmalarına başlanacak.

NE OLMUŞTU?
Halit Yukay, 4 Ağustos'ta “Graywolf” isimli teknesiyle Bozcaada'ya gitmeye çalışırken kaybolmuş, durum gece saatlerinde yakınları tarafından güvenlik güçlerine bildirilmişti.
Sahil Güvenlik ekipleri, Kapıdağ Yarımadası Turanköy açıklarında yaptığı çalışmalarda teknenin kaza nedeniyle parçalandığını tespit etti.
Tekne içinde yapılan aramalar sonuçsuz kalmış, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “taksirle ölüme sebep olma” suçlamasıyla geminin kaptanı C.T. gözaltına alınmıştı. 8 Ağustos’ta hakim karşısına çıkan C.T, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ancak itiraz sonucu 10 Ağustos’ta tutuklandı. Bir süre sonra C.T., salıverilmişti.
Taramalı sonar ve ROV cihazlarıyla yapılan arama neticesinde 23 Ağustos'ta 68 metre derinlikte bulunan ceset, 3 Eylül'de çıkarıldı. Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılan ve DNA eşleşmesi ile Yukay’a ait olduğu belirlenen cenaze, 6 Eylül’de İstanbul’da düzenlenen bir tören sonrası Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı'na defnedildi.


