

Red Bull'un ünlü sporcusu ve gösteri pilotu Dario Costa, “Train Landing” projesi kapsamında Zivko Edge 540 akrobasi uçağıyla saatte 120 kilometre hızla giden 9 vagonlu bir trenin son vagonunun üzerine iniş yaptı ve hemen ardından aynı yerden tekrar havalandı.
Şirketin yaptığı açıklamaya göre, Costa, saatte 120 kilometre hızla ilerleyen hareketli kargo trenine bir dakikadan daha kısa bir süre içinde iniş yaparak, aynı noktadan yeniden havalanmayı başardı.
Şiddetli türbülans ve değişken hava akımları altında gerçekleştirdiği bu manevra esnasında uçak, trenle uyumlu kalabilmek için hızını 87 kilometre/saat seviyesine kadar düşürdü.
Yola çıkmadan önce, tren saatte 120 kilometre (65 knot) hızla ilerliyorken, pilot, hedef vagon üzerindeki son yaklaşmadan yaklaşık 200 metre geride olan noktayı 45 derecelik bir açıyla görebildi.
Stabilizasyon aşamasında, hareket halindeki trenin yarattığı türbülans ve neredeyse sıfır hava hızı koşullarında, pilot sürekli aerodinamik düzeltmeler yaparak uçağın dengede kalmasını sağladı.
Kalkış sırasında kontrollü bir hızlanma ile aynı vagon üzerinden aniden dikey tırmanışa geçerek, bu karmaşık iniş ve kalkış süreci başarıyla tamamlandı.

Görüş Mesafesi Kısıtlı, Risk Maksimum
Train Landing projesinin en büyük zorluklarından biri, pilotun iniş anında hedef noktayı neredeyse hiç görememesi oldu. Uçağın yaklaşma açısı ve trenin hızı nedeniyle vagon, sadece son saniyelerde ve oldukça sınırlı bir görüş açısıyla görünür oldu. Bu sebepten ötürü proje, aylara yayılan simülasyon çalışmaları ve özel eğitimlerle hazırlandı.
Pilotun iniş sırasında hassas yükseklik referansı alabilmesi için projenin mühendislerinden Petr Frantis tarafından geliştirilmiş bir lazer altimetre, Costa'nın kulaklığına sesli uyarılar göndererek mesafeyi belirlemesine yardımcı oldu.

Train Landing'in operasyonel zorluklarını arttıran bir diğer unsur, son derece sınırlı bir zaman penceresiydi. IC İçtaş Zafer Uluslararası Havalimanı'ndan havalanan Costa, iniş ve kalkış manevralarını toplamda 50 saniyede tamamladı.
Eğer deneme başarısız olsaydı, tren operasyonunun yeniden hazırlanması yaklaşık 1 ile 1.5 saat alacağından, bu kısıtlı zaman aralığı hata payını neredeyse sıfıra indirerek pilot ve ekip üzerindeki baskıyı artırdı.
Ayrıca, trenin oluşturduğu aerodinamik etki ve türbülans da projedeki diğer bir zorluktu. İniş sırasında rüzgarın hızı 5 kilometre/saatte seyrederken, hava akımları 120 kilometre/saat ile 87 kilometre/saat arasında değişiklik gösterdi. Tüm bu zorluklara rağmen Train Landing başarıyla gerçekleştirildi.
İlham Kaynağı Kars
Akrobasi uçağıyla bir trenin hareket halinde iniş yapmasının hikayesi, Dario Costa'nın Türkiye ile olan özel bağlarına dayanıyor. Costa, daha önce Red Bull adına dünya rekoru kırdığı Tunnel Pass projesi sırasında Türkiye'de bulunduğu esnada Kars'ta gördüğü nostaljik bir yolcu treninden ilham aldı. Bu karşılaşma, zamanla hareket eden bir tren üzerine iniş fikrinin temelini oluşturdu.

Yapılan detaylı analizler ve saha çalışmaları sonucunda projenin hayata geçirileceği yer olarak Afyonkarahisar belirlendi. Bölgenin coğrafi yapısı ve demir yolu altyapısı, Train Landing'in güvenli ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmesine olanak tanıdı. Costa'nın düşüncesi ve pek çok teknik analiz, bugün Türkiye'de önemli bir başarıya dönüştü.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Afyonkarahisar Valiliği, TCDD Genel Müdürlüğü ve TCDD Taşımacılık AŞ'nin destekleriyle projeyi hayata geçiren Dario Costa, kariyerindeki bu zorlu teknik meydan okumayı başarıyla tamamladı.

2024'ün son aylarında başlayan hazırlık sürecinde mühendislik ve uçuş ekipleri, hareket halindeki bir platform üzerine inişi mümkün kılmak için projeye özel simülasyonlar ve kontrollü testler gerçekleştirdi.
Afyonkarahisar’daki uçuş öncesinde, iniş hassasiyetini test etmek için Hırvatistan'ın Pula kentinde özel bir deneme yapıldı. Projede, RIMAC iş birliğiyle Navera model araç kullanılarak hareketli bir platform üzerine iniş senaryosu simüle edildi.
Dario Costa, proje süresince toplamda 5 kilo verdi ve projeye özel geliştirilen simülasyon teknolojileri ile hazırlandı. Sürekli gerçek uçuş denemeleri yapmanın zor olduğu bu projede, yenilikçi antrenman teknikleri büyük rol oynadı.
“Eşsiz Bir Deneyim Oldu”
Red Bull sporcusu ve gösteri pilotu Dario Costa, yaptığı açıklamada, “Train Landing, kariyerimde yer aldığım en zorlu ve en yüksek hassasiyet gerektiren projelerden biriydi. Yönetilmesi gereken çok sayıda değişken vardı fakat en büyük sınav, sadece bilişsel odaklanma ve uçuş becerilerime güvenerek, son derece küçük ve hareketli bir piste neredeyse kör iniş yapabilmekti. Zorlukların yanında bu süreç benim için eşsiz bir deneyim oldu. Bu projeyle tarihte ilk defa bir uçak hareket halindeki bir trenle etkileşime geçti ve en eski motorlu ulaşım aracı ile en yenisini bir araya getirdi. Yüksek hassasiyet, güçlü ekip çalışması ve karşılıklı güven gerektiren bu karmaşık projeyi planladığımız şekilde tamamladığımız için gurur duyuyorum.” şeklinde konuştu.

Dario Costa’nın teknisyeni Filippo Barbero ise Red Bull'un bir kez daha ilklere imza atmak için uzun bir süre fizibilite çalışmaları yürüttüğünü belirtti. Barbero, “En kritik husus trenin hizalanmasıydı, bu yüzden mutlak bir hassasiyet gerekiyordu ve Dario bunu başardı. Gerçekten bir sihirbaz, bu kadar zorlu bir projenin üstesinden ancak o gelebilirdi.” ifadelerini kullandı.


